Daha bir yıl önce Yeni Turgutlu Gazetesinde Gazeteciliğe başlamıştım. Bir akşam Komşumuzun yeni aldığı siyah beyaz televizyonun başına toplanmış heyecanla Apollo 11’in Ay’a iniş yapma sürecini seyrediyoruz. Tarih 20 Temmuz 1969’du. Neil Armstrong: “Bu ilk adım, İnsanlık için büyük adım” dedi…
1969 ile 1972 yılları arasında 6 Apollo misyonu aya iniş yaptı ve Neil Armstrong ve Buzz Aldrin dâhil 24 astronottan 12si Ay’da yürüdü. Bunlardan Apollo 11 astronotu Buzz Aldrin dâhil, sadece 4 astronot hayatta yaşıyor…
ABD liderliğinde Ay'ın bileşimi ve jeolojik tarihi hakkında eşsiz bilimsel veriler sağlayarak güneş sistemi anlayışımıza katkıda bulundu. Bilime ve uzay keşfine geniş çapta ilgi uyandırdı ve yeni bir bilim insanı, mühendis ve astronot neslini teşvik ediyordu…
Apollo misyonu zamanın ABD Başkanı Nixon’un büyük desteği ile gerçekleşmişti, ancak Apollo programının temeli önceki Başkan Kennedy tarafından atılmıştı…
Apollo, Artemis ve Trump!
NASA Artemis I misyonunu başarıyla tamamladıktan sonra 1 Nisan 2026 tarihinde 4 astronotlu Artemis II roketi 50 yılı aşkın aradan sonra ilk kez Kennedy Uzay Merkezi’nden Ay’a gönderildi…
Artemis II astronotları Christina Koch, Jeremy Hansen, Reid Wiseman ve Victor Glover dün sabah, 11 Nisan 2026 tarihinde, Diego sahili yakınlarında Pasifik Okyanusu’na dönüş gerçekleştirdi. 1969 yılındaki gibi heyecanla ve naklen değil de sade bir karşılamayla Astronotlar karşılandı. 2027 için planlanan Artemis III, Dünya yörüngesinde bir HLS ay iniş aracı ile kenetlenme testleri yapmayı hedefliyor; programın ilk ay inişi, 2028 hedefli Artemis IV görevi için planlanmıştır. Daha sonra NASA, kalıcı bir ay üssü geliştirmek amacıyla yıllık ay inişleri yapmayı planlıyor…
ABD liderliğinde yürütülen yukarıda önemi belirtilen tüm bu çalışmalar dünya medeniyetinin ileriye taşınması ile ilgili çalışmalardır. ABD’nin, Dünyayı paylaştıktan sonra uzayda egemenlik sağlamak amaçları olduğu bir gerçektir…
ABD’nin birçok günahları var. Milyonlarca insanın ölümü ile sonuçlanan savaşlar başlattılar, diğer emperyalistler gibi milyonlarca yerli halkı katlettiler, Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atarak yüz binlerce insan katlettiler, v.s., v.s. Ama çeşitli bilim dallarında öncülük ederek tüm insanlığın gelişmesine büyük katkı sağladıkları inkâr edilemez…
Şu an ABD’nin başında 6000 yıllık bir medeniyeti sona erdireceğini söyleyen bir Başkanı var. Trump ve etrafına topladığı kendisi gibi kurmayları hoyrat, megaloman, narsist tavırlarla, yanına aldığı ve bazen peşine takıldığı Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren İsrail var. Tüm dünyayı hayret içerisinde bırakıyor. İsrail için girdiği İran’a karşı başın ve ayakların, amaçların belli olmadığı, tüm dünyayı etkileyen tehlikeli bir savaş başlattılar. İsrail ile işledikleri savaş suçlarını tüm dünya eli kolu bağlı seyretmekle devam ediyor…
Değerli okurlar, yazımın sonu için tarih, sosyoloji, psikoloji veya fen öğretmeni olsam öğrencilerime hangi soruyu sorardım konusunda kafa yordum ama aklıma tatmin olduğum bir soru gelmedi. Yapay zekâya başvurdum. Tüm belirttiğim alanları kapsayan ayrı sorular önerdi. Tüm alanları bir araya getiren önerisini çok beğendim. Buyurun: “57 yıl içinde insanlık hem Ay’a gitmeyi başardı hem de dünyada büyük sorunlar (iklim krizi, savaşlar, eşitsizlik) yaşamaya devam etti. Sizce bu süreç insanlığın ilerlediğini mi yoksa sadece yön değiştirdiğini mi gösterir?”