|
Tweet |
Türkiye’de icra–iflas dosyalarının sayısındaki artış, ekonomik kırılganlığın ulaştığı
boyutu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. UYAP verilerine göre dosya sayısı 25 milyon
sınırına dayanırken, yalnızca 1 Ocak–11 Kasım 2025 döneminde günlük ortalama 8.572
yeni dosya açıldığı görülüyor. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre iki kattan fazla
hızlanan bu artış, hem iş dünyası hem de toplum açısından ciddi bir ekonomik risk
göstergesine dönüşmüş durumda.
Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) Başkanı Adnan GÜNDOĞDU,
yaptığı açıklamada icra–iflas dosyalarındaki yükselişin yalnızca bireysel borç ödeme
güçlüğüyle sınırlı olmadığını, reel sektörün tüm dinamiklerini etkileyen yapısal bir
sorun hâline geldiğini belirtti. Başkan, yüksek enflasyon, krediye erişimdeki daralma,
işletmelerin bozulan nakit akışı, kira ve enerji maliyetlerindeki artış ile hane halkının
reel gelirlerindeki düşüşün bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Ekonomideki
mevcut koşulların, hem işletmelerin hem de vatandaşların borç yükümlülüklerini yerine
getirmesini zorlaştırdığına dikkat çekerek, “Her gün açılan 8.500’ün üzerinde yeni icra
dosyası, ekonomideki derin yapısal sorunların açık bir göstergesidir”
değerlendirmesinde bulundu.
MESİAD Başkanı, icra–iflas dosyalarındaki yükselişin tedarik zincirinde aksamalara,
işletmeler arası tahsilat dengesinde bozulmaya ve bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş
alacak riskinin büyümesine yol açtığını vurgulayarak, “Bu tablo, yalnızca bugünün
değil, önümüzdeki dönemin de riskli bir ekonomik yapıya evrilebileceğine işaret ediyor”
dedi. Yoğun borç yükü altındaki hane halkının kırılganlığının arttığını, KOBİ’lerin ise
finansmana erişimde yaşadığı zorluk sebebiyle yatırım ve üretim kapasitesini korumakta
zorlandığını belirtti.
Ekonomik kırılganlığın giderilmesine yönelik hızlı ve koordineli bir eylem planına
ihtiyaç olduğunu belirten MESİAD Başkanı Adnan GÜNDOĞDU, özellikle KOBİ’lere
yönelik acil finansman paketlerinin devreye alınması, kamu destekli kefalet
mekanizmalarının güçlendirilmesi ve tahsilat vadelerinin düzenlenmesi gerektiğini
ifade etti. Ayrıca, işletmelerin ve vatandaşların borç yükünü hafifletecek kapsamlı bir
yapılandırma sürecinin önemine dikkat çekerek, esnek ve uzun vadeli ödeme planlarının
hem sosyal hem ekonomik istikrar açısından zorunlu hâle geldiğini belirtti. Enflasyonla
mücadelede kararlı bir para politikasının uygulanması, üretim maliyetlerini düşürmeye
yönelik desteklerin genişletilmesi ve hukuki süreçlerde dijitalleşmenin hızlandırılması
da Başkan Adnan GÜNDOĞDU’nun öncelikli önerileri arasında yer aldı.
Başkan Adnan GÜNDOĞDU, Türkiye’nin üretim ve çözüm kapasitesinin yüksek
olduğuna vurgu yaparak, “İş dünyası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Yeter ki
öngörülebilir, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ekonomik çerçeve oluşturulsun. Sorun
büyük olabilir ancak ülkemizin çözüm kapasitesi çok daha büyüktür” ifadelerini
kullandı