|
Tweet |
TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI MERSİN ŞUBESİ
BASIN AÇIKLAMASI | 15 Ekim 2026
Fatih’teki Acı Mersin İçin de Ciddi Bir Uyarıdır: Kamusal Alanlarda Elektrik Güvenliği Önleyici Denetimle Sağlanmalıdır
Derin Bir Üzüntü İçindeyiz
14 Ekim 2026’da İstanbul Fatih’te, Balat Mahallesi Çukurbostan Parkı’ndaki su birikintisinde elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirmesi bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı, sabır diliyoruz. İstanbul Valiliği soruşturma başlatıldığını duyurmuştur. Akımın kaynağı ve olası kusurlar bu soruşturmada ve bağımsız teknik incelemelerde ortaya çıkacaktır; bu aşamada kimseyi peşinen suçlamıyoruz. Ancak bir çocuğun kamusal alanda elektrik akımıyla yaşamını yitirmesinin tek bir kentin sorunu olarak görülemeyeceğini söylemek zorundayız.
Geçmiş Olaylar ve Ortak Uyarı
12 Temmuz 2024’te İzmir’in Konak ilçesinde, sağanak sırasında suyla dolan yolda elektrik akımına kapılan Özge Ceren Deniz ve ona yardım etmek isteyen İnanç Öktemay yaşamını yitirmişti. Yargılama sürmektedir; istinaf aşamasında ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Dosyaya giren bilirkişi raporlarından birinde olayın tek bir hatadan değil, yıllara yayılan teknik ve idari eksikliklerin birleşiminden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Yargı süreci tamamlanmadan kimsenin sorumluluğu hakkında hüküm kurmuyoruz; ancak bu tür kazaların birbirini izleyen eksikliklerden doğabilmesi, tüm altyapı işletmecileri için ciddi bir derstir.
Mersin de elektrik kaynaklı can kayıplarına tanıklık etmiştir. Bu yıl Akdeniz ilçesinde balkondaki demir korkuluğa dokunan 1,5 yaşındaki Yamaç Ali Erdemci elektrik akımına kapılmış ve 15 günlük yaşam mücadelesinin ardından yaşamını yitirmiştir. Şubemiz 11 Temmuz 2026’da, kabloların dış etkenlere açık olmasının ve iletken yüzeylerle temasının doğrudan can güvenliğini tehdit ettiğini, düzenli tesisat denetimiyle bu risklerin tespit edilebileceğini belirtmişti. 25 Temmuz 2026’da aynı evde çocuğun anneannesinin de elektrik akımına kapıldığı yönündeki iddia üzerine, aynı noktada ikinci kez benzer bir olayın yaşanmasının kabul edilemez olduğunu söyleyerek elektrik dağıtım şirketini ve Türk Telekom Mersin Müdürlüğü’nü kabloları kontrol etmeye çağırmıştık. Olayın teknik nedenleri incelenmektedir; kesin bir hüküm kurmuyoruz. Temmuz 2022’de de havuzlardaki elektrik kaynaklı ölümler nedeniyle denetim ve mevzuat eksikliklerine dikkat çekmiştik. Uyarılarımızın ortak noktası aynıdır: Tehlike çoğu zaman olaydan önce görülebilir.
Elektrik Güvenliği Bir Tesadüf Değildir
Su, elektriğin yayılmasını kolaylaştırır. Yer altı kablosunun yalıtımı zarar gördüğünde, bir kablo eki ya da bağlantı kutusu su aldığında veya bir pano hasar gördüğünde sızan akım su ve zemin yoluyla yayılabilir; ıslak zeminde duran kişi iki nokta arasındaki gerilim farkına maruz kalabilir. Böyle bir arızanın can kaybına dönüşmemesi için topraklamanın, koruma iletkenlerinin ve arıza koruma düzeneklerinin sağlam çalışması, arızanın çok kısa sürede devre dışı kalması gerekir. Bu, belirli bir olayın nedenine dair bir hüküm değil, genel mühendislik bilgisidir. Elektrik güvenliği, olay olduktan sonra yapılan incelemelerle değil; düzenli bakım, risk analizi, önleyici denetim ve hızlı müdahaleyle sağlanır.
Toroslar EDAŞ’a Açık Çağrı
Elektrik Dağıtım Sistemi Yönetmeliği, dağıtım şirketlerine yıllık bakım planı hazırlama ve can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren durumlarda acil müdahale etme yükümlülüğü getirmektedir. Bu çerçevede Toroslar EDAŞ’tan, Mersin’de kendi sorumluluk alanındaki tesisler için şunları bekliyoruz:
Risk haritası: Yağmurda su biriken cadde, sokak, yaya geçidi ve park çevreleri ile trafolar, dağıtım panoları ve yer altı kablo güzergâhları için risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Risk bilinmeden önlem planlanamaz.
Periyodik bakım ve denetim: Dağıtım panoları, kablo ekleri, bağlantı kutuları ve yer altı kabloları düzenli aralıklarla kontrol edilmeli, bulgular kayıt altına alınmalıdır. Yıpranma çoğu zaman görünmeden ilerler.
Suya karşı koruma: Su basma riski taşıyan tesislerde muhafaza, yalıtım ve sızdırmazlık yeterliliği gözden geçirilmelidir. Nem ve su, yalıtım zayıflığını arızaya dönüştürür.
Koruma sistemleri: Topraklama ve koruma düzeneklerinin standartlara uygunluğu ölçüm ve testlerle doğrulanmalıdır. Kaçak akım koruma düzenekleri esas olarak bina iç tesisatlarında önem kazanan bir önlemdir; dağıtım şebekesinde belirleyici olan, faz-toprak arızalarının güvenli sürede devre dışı bırakılmasıdır.
Hızlı müdahale: Elektrik kaçağı, hasarlı pano veya açıkta kablo ihbarlarına yağışlı havalarda öncelikle yanıt verilmeli; tehlike giderilene kadar alan güvenli şekilde çevrilmelidir.
Yağış öncesi hazırlık: Meteorolojik uyarıların ardından riskli bölgelerde önleyici kontroller artırılmalıdır.
Şeffaflık ve bilgilendirme: Yurttaşlar tehlikeli su birikintilerinden uzak durmaları konusunda uyarılmalı; yapılan bakım ve iyileştirme çalışmaları uygun kapsamda kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Kurumlar Arası Koordinasyon
Elektrik güvenliği tek bir kurumun işi değildir, ama her kurumun kendi görevi vardır ve hiçbiri bir diğerinin yerine geçemez.
Elektrik dağıtım şebekesinden Toroslar EDAŞ sorumludur.
Mülkiyeti ve işletmesi belediyelere ait park, cadde ve aydınlatma tesislerinden belediyeler sorumludur.
Yağmur suyunun tahliyesi belediyelerin ve su-kanalizasyon idaresi MESKİ’nin görev alanındadır.
Haberleşme hatları ilgili operatörlere aittir.
Bina iç tesisatının bakımı ve periyodik kontrolü bina sahiplerinin ve yöneticilerinin sorumluluğundadır.
Bu nedenle Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni, ilçe belediyelerini, MESKİ’yi ve Toroslar EDAŞ’ı bir araya gelmeye çağırıyoruz. Birlikte ortak bir risk haritası hazırlamalı, tehlike ihbarları için hızlı bir bildirim kanalı kurmalı ve denetimleri eşgüdüm içinde yürütmelidirler. Meslek odamız da bu süreçte teknik destek vermeye hazırdır.
Dağıtım şirketlerini denetlemek mevzuat gereği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın görevidir. Bakanlığı, bu denetimde kamusal alanlardaki riskleri de kapsamaya; EPDK’yı ise dağıtım şirketlerinin bakım planı ve acil müdahale yükümlülüklerini izlemeye davet ediyoruz.
Sonuç
Fatih’te, İzmir’de ve Mersin’de yaşanan acılar, elektrik güvenliğinin tesadüfe bırakılamayacağını göstermektedir. Benzer ölümler önlenebilir; bunun yolu önleyici yaklaşımdan, düzenli denetimden ve kurumlar arasında etkin koordinasyondan geçer. EMO Mersin Şubesi olarak yurttaşların yaşam hakkını ve kamusal güvenliği önceleyen bir anlayışla ilgili tüm kurumları görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Bir çocuğun daha elektrik akımıyla yaşamını yitirmemesi için gereken teknik desteği sunmaya hazırız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Prof. Dr. Alkan Alkaya
Elektrik Mühendisleri Odası
Mersin Şube Başkanı