İzmir Ege Medya platformunda bulunan meslektaşlarımla birlikte İzmir Demokrasi Üniversitesi Yeni Rektörü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun konuğu olduk…İzmir Demokrasi Üniversitesi, şehrimizin genç ama dinamik kurumlarından birisi ve yeni Rektör Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu'nun vizyonu, üniversitenin İzmir ile bütünleşmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle bir tarihçi kimliğiyle (Osmanlı tarihi, diplomasi ve edebiyat alanındaki çalışmalarıyla biliniyor) göreve gelmiş olması, üniversiteye şans ve farklı bir derinlik katacağına inanıyorum…Rektör Hocamız Karahasanoğlu, Üniversitenin mevcut durumundan gelecek projelerine, eğitimdeki teknolojik dönüşümden İzmir’e katacağı katma değere kadar geniş bir yelpazede sohbet ettik.Demokrasi Üniversitesi, 10 yıllık geçmişiyle İzmir’in akademik haritasında tam da bu dinamizmi temsil ediyor. Akademik kadrosunu Türkiye’nin en saygın kurumlarından gelen isimlerle rüştünü ispatlamış bir kurumsal yapıdır…UZUNDERE: İZMİR’İN YENİ EĞİTİM ÜSSÜRektör Karahasanoğlu’nun üzerine en çok durduğu ve müjdelerini sıraladığı konu, şüphesiz Uzundere Kampüsü’ydü. İzmir’in kentsel dönüşüm ve gelişim aksında kritik bir noktada bulunan Uzundere, Demokrasi Üniversitesi’nin kampüsüne ev sahipliği yapacak olması…Rektör Hocamızdan öğrendiğimize göre: 383 dönümlük devasa bir alanda yükselen bu kampüste, Merkezi Derslikler binası 21 Mayıs itibarıyla kapılarını açıyor. Bu, sadece bir bina açılışı değil; üniversitenin fiziksel olarak bir merkezde toplanma idealinin en somut adımıdır. Şu an geçici binalarda eğitim gören İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin bu yeni ve modern altyapıya taşınası öğrencilere ve akademik personele büyük bir motivasyon olacaktır…Yapay Zekâya “Korkuyla” Değil, “Akılla” BakmakToplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri, günümüz dünyasının hem korkulu rüyası hem de büyük umudu olan “Yapay Zekâ” (AI) üzerine yapılan değerlendirmelerdi. Sayın Rektör, birçok eğitimcinin aksine yapay zekâya mesafeli veya yasakçı bir tutumla yaklaşmıyor. Aksine, “Endişelenmek yerine fırsata çevirmeliyiz” diyerek son derece ilerici bir vizyon ortaya koyuyor…Rektör Karahasanoğlu, yapay zekayı bir “literatür tarama ortağı” ve akademik süreci hızlandıran bir araç olarak görüyor. “Hocalarımıza güveniyorum.” Alanına hâkim bir akademisyenin, önündeki metnin bir makine çıktısı mı yoksa öğrenci emeği mi olduğunu anlayacak birikime sahip olduğunu vurgulaması, aslında sistemine geçişin de bir sinyali…Butik Ama Nitelikli: Akademik Kadronun Gücü bir üniversiteyi üniversite yapan binalardan ziyade, o binaların içindeki insan kaynağıdır. Rektör Bey’in paylaştığı rakamlar oldukça etkileyici: 10 fakülte, 13 bin öğrenci ve yaklaşık 700 kişilik bir personel ordusu... Ancak daha önemlisi, 470 civarındaki akademisyenin Türkiye’nin en seçkin okullarından süzülerek gelmiş olmasıdır…Sağlıkta Afiliasyon ve "İDÜ" MarkasıSağlık eğitimi konusunda Buca Seyfi Demirsoy Eğitim Araştırma Hastanesi ile yürütülen iş birliği (Afiliasyon), uygulamalı eğitimin ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor. Tıp öğrencilerinin sadece teoride kalmayıp, hastane ortamında pişerek yetişmesi, Sağlık turizmi ve hizmet kalitesi için de büyük kazanç. Uzundere’deki Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi de hizmet veriyor…“İDÜ Yayınları”nın kurulacak olması ve kampüs girişindeki “İDÜ Mağaza” projesi, üniversitenin kendi markasını yaratma ve aidiyet duygusunu güçlendirmesidir.Toplantının sonunda Rektör Karahasanoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ecehan Aras ve Genel Sekreter V. Prof. Dr. Mikail Acıpınar ile yaptığımız sohbette: fildişi kulesinden kenti izleyen değil, kentin içine karışan, sorunlarına çözüm arayan ve dünyadaki teknolojik gelişmeleri yorumlayan bir yol izliyor…Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun…