|
Tweet |
GÜÇLÜ TÜRKİYE BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR!
Dünya, artık dönüşümü tartışan değil; dönüşümün bizzat içinde olan bir noktaya gelmiştir. Küresel sistem, siyasi, ekonomik ve askeri eksenlerde yeniden yapılanmakta; güç merkezleri yer değiştirmekte, uluslararası dengeler kalıcı biçimde yeniden tanımlanmaktadır. Bu yeni dönemde belirleyici olan; vizyon sahibi, hazırlıklı ve daha güçlü devlet yapılarıdır.
Türkiye, sahip olduğu jeostratejik konum, üretim kapasitesi, savunma sanayii yetkinliği, genç ve dinamik nüfusu ile bu sürecin doğal aktörlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz çağ, Türkiye’nin yalnızca güçlü olmasını değil; her alanda daha güçlü, daha dirençli ve daha etkili bir konuma yükselmesini zorunlu kılmaktadır.
Küresel rekabet artık klasik yöntemlerle yürütülmemektedir. Çok katmanlı güvenlik anlayışı, ileri savunma teknolojileri, enerji güvenliği, lojistik üstünlük, finansal dayanıklılık ve teknolojik bağımsızlık, yeni güç tanımının temel unsurlarıdır. Bu çerçevede yapılan her stratejik yatırım, Türkiye’nin küresel sistemdeki ağırlığını artıran bir hamledir.
Toplumsal birlik ve ortak akıl, bu gücün en önemli bileşenidir. Farklı düşünceler, demokratik zenginliğin parçasıdır; ancak söz konusu ortak vatan, ortak gelecek ve milli çıkarlar olduğunda, tüm kesimlerin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi kaçınılmazdır. Güçlü ülkeler, iç uyumlarını sağlamlaştırarak küresel rekabette öne çıkar.
İş dünyası açısından güçlü ve kararlı bir Türkiye; yatırım güvenliği, üretim sürekliliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Savunma sanayiinden sanayi üretimine, dijital altyapıdan nitelikli insan kaynağına kadar atılan her adım, Türkiye’nin ekonomik kapasitesini büyütmenin ötesinde, stratejik derinliğini artırmaktadır.
Bugün atılan adımlar, yalnızca bugünü değil; gelecek on yılları şekillendirecek niteliktedir. Uzun vadeli planlama, stratejik sektörlere odaklanma ve kamu–özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi; Türkiye’nin bölgesel değil, küresel ölçekte etkin bir güç olmasının anahtarıdır.
Bizler, köklü bir devlet geleneğinin mirasçılarıyız. Tarihimiz; birlik, kararlılık ve ortak hedefler etrafında kenetlendiğimizde nasıl büyük başarılar elde ettiğimizin en açık göstergesidir. Bugün de aynı bilinçle hareket etmek; daha güçlü, daha bağımsız ve daha itibarlı bir Türkiye için sorumluluk almaktır.
MESİAD olarak duruşumuz nettir. Biz; ülkemizin stratejik gücünü artıran, milletimizin refahını yükselten ve Türkiye’nin küresel sistemde etkin rolünü pekiştiren her adımın destekçisiyiz. Daha güçlü bir Türkiye, yalnızca bir hedef değil; bu dönemin tarihsel gereğidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Adnan Gündoğdu Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı