beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


VAHAP DABAKAN Pirincin Taşları

facebook-paylas
ABD himayesiyle barbarlığa mı yürünüyor?
Tarih: 02-04-2026 00:52:00 Güncelleme: 02-04-2026 00:52:00


İsrail’in sırtını dayadığı ABD destekli Orta Doğu da bulunan Müslüman ülkelerine saldırması Orta Doğu’yu ateş çemberine çevirmesi bu savaşın etkisiyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması Dünya ülkelerinde akaryakıt fiyatlarının astronomik zamlar görmesi ve ülkelerin ekonomilerini büyük ölçüde etkilediği bu savaş bize önceki savaşları mı hatırlatıyor yoksa o eski soğuk savaş dönemlerini mi anımsatıyor?

Soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla birlikte neo-liberal rüzgar tüm dünyada etkili olmuştu!

İdeolojik ve kültürel anlamda neo-liberal bir hegemonya kurulmuştu… Güçten çok rızaya dayanıyordu, Gramscian bir bakış açısıyla konuya bakarsak!

Francis Fukuyama 1992 yılında yazdığı ‘Tarihin Sonu’ kitabıyla dikensiz gül bahçesinde liberal bir dünya düzenini anlatıyordu!

Fukuyama’nın öngördüğü ideolojik savaşın sona erdiği, jeopolitik önceliklerin geri plana atıldığı, karşılıklı faydanın göz önünde bulundurulduğu özgürlükçü bir sistemdi! Ancak Fukuyama liberalizmin-kapitalizmin rekabetçi-yarışmacı ve günün sonunda çatışmacı bir sürece sürüklenebileceğini öngörmüyordu!

Fukuyama yanılmıştı. Bu kitabı okudum ve yazmak istedim…

Yanıldığını kabul ediyordu. Öyle ki, 2018 yılında bir röportajda özür dilemekten çekinmiyordu. Sosyalizm olması gerekir diye ekliyordu!

Dünya özellikle 2000’li yıllardan itibaren inanılmaz bir rekabetin ve çatışmacı sürecin içerisine giriyordu!

Çok uluslu enerji şirketlerinin çıkarları çerçevesinde önce Afganistan, daha sonra ise Irak üzerinde askeri operasyonlar başladı! Ukrayna, Kafkasya ve Orta Asya’da ‘’Kadife Devrimler’’ diyerek, çok uluslu şirketlere yol açılmak istendi! Putin’in Rusya’sı buna imparatorluk kültürüyle ve devletçi yaklaşımıyla direndi! Kadife devrimler parçalı bulutlu oldu!

Rekabet eski Sovyet coğrafyasıyla sınırlı kalmadı, Asya-Pasifik’te ABD-Çin rekabeti ve yine Afrika’da Fransa-Rusya ve Çin rekabetine tanıklık ettik son 10-15 yıldır… Burkina Faso’dan, Orta Afrika’ya, Angola’ya ve Mozambik’e kadar Afrika coğrafyası Çin, Rusya, Brezilya ve Fransa’nın mücadele alanları olarak göze çarpıyor!

Bu tür mücadele alanlarının arka planında ekonomi-politiğine ilişkin farklı yaklaşımların mevcudiyetidir…

1953 yılında İran’ın petrol kaynaklarını millileştiren, toprak reformunu başlatan Başbakan Muhammed Musaddık hükümeti, British Petroleum’un (BP) lobisi, MI6 ve CIA’nin darbe organizasyonlarıyla iktidardan uzaklaştırıldı…

Kongo’da Bakır ve Uranyum kaynaklarını millileştirmeye çalışan Başbakan Lumumba da Belçika gizli servisinin organizasyonuyla iktidardan uzaklaştırıldı ve 1961 yılında öldürüldü!

Şili’nin Sosyalist Başkanı Salvador Alende de millileştirme politikalarını hayata geçirmeye başladığında ABD merkezli ITT (Uluslararası Telefon ve Telegram) şirketinin duruşuyla karşılaştı! Millileştirme şirketin çıkarlarına ters geliyordu, şirket ABD hükümeti nezdinde Alende aleyhine lobi faaliyeti yürüttü, ardından CIA bağlantılı darbe 11 Eylül 1973 yılında gerçekleşti…

Soğuk Savaş’ın ardından yukarıda da bahsettiğim üzere çiçekli ve dikensiz gül bahçesi hayalleri yerine günümüzde, Soğuk Savaş dönemini andıran hatta daha kanlı çatışmalara tanıklık ediyoruz…

Gazze, Ukrayna, İran, Orta Afrika ülkeleri bu çatışma savaşlarından bazıları… Çin, İran, Brezilya, Venezuela ve Rusya’nın devlet kontrolündeki uluslararası alanda etkinliğe sahip şirketleriyle neo-liberal politikaların öncüsü batı merkezli çok uluslu şirketlerin günümüzde rekabeti söz konusudur. Bu rekabet bizleri insanlık olarak derinleşen çatışmacı bir sürece sürüklüyor ve bedeli de oldukça çok ağır oluyor…

Okulların, hastanelerin ve kent merkezlerinin bombalanmaları, siyasi figürlerin öldürülmeleri “rutin” bir hal olmuş… Okullarda çocuklar ölüyor, Şifa hastanesinde hem hastalar ölüyor hem de nüfus kayıtları yok ediliyor… Kısacası insanlık olarak Barbarlığa doğru yürüyoruz. Bu duruma birileri dur demelidir…



Bu yazı 4 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI