Sokak hayvanları için kuru mama aldığımın ertesi günü, sabah işe giderken cılız bir miyavlama duydum. Aralıksız miyavlayan yavru kediyi apartmanın bodrum katında mahsur kalmış halde buldum.
Çok küçüktü, iki aylık ya vardı ya yoktu. Her halinden aç, susuz olduğu belliydi; o kadar halsizdi ki kaçamıyordu bile. Hemen mama ve su verdim. Bir mamaya bir suya saldırdı. O karnını doyurup suyunu içene kadar başında bekledim. İşe de geç kalmıştım.
O günden sonra yavru kediyi düzenli beslemeye başladım. Ona kartondan yuva yaptım. Büyük kedilerden, meraklı çocuklardan korumaya çalıştım. O bana, ben ona alıştım. Artık bir adı olmalıydı. Her iki gözünün üstünde beyaz noktası olduğu için adını “Nokta” koydum. Ama noktalar meğerse kabuk bağlayan yaraymış. İyileşince noktalar kayboldu. Kedimin adı “Nokta” olarak kaldı.
Nokta’yı beslemek, onla oynamak artık günlük rutinim olmuştu. İlk defa bir kediyle bu kadar yakın oldum. Ara sıra eve de çıkardım. Ama sitenin bahçesinde yuvarlanmayı, ağaçlara tırmanmayı, kelebek kovalamayı, başka yavru kedilerle oynamayı daha çok sevdiği için bahçede yaşamaya devam etti.
Ben Nokta’yı beslerken başka kediler de alıştılar, onları da beslemeye başladım. Bazen çocuklar da gelip sevmek, beslemek istediler. Onlara rol model olmuştum.
Ben kedilerle ilgilendikçe de bazı komşular rahatsız olmaya başladılar. Arılar geliyormuş, kediler kokuyormuş, çöpleri kalıyormuş gibi sızlanmaları duymaya başladım.
Mama kaplarını attılar, sularını döktüler. Kimse rahatsız olmasın diye kuytu köşelerde beslemeye, hava karardığında mama dökmeye başladım.
Ne kadar dikkat edersem edeyim, homurdanmalar kesilmedi. En sonunda barınağı arayacak oldular. Bu defa iyiden iyiye tartıştık. Kedilerin kimseye bir zararı yok ki karınlarını doyunca bir köşeye çekilip uyuyorlar.
Evren sadece insanların değil, tüm canlılarındır. Nokta sayesinde sokak hayvanlarının ne denli zorluklarla yaşamda kalmaya çalıştıklarını öğrendim.
İnsanlar sokak hayvanlarına kendilerinin yemediği küflü ekmekleri ve bozuk gıdaları veriyorlar. Oysa kuru mama hem ekonomik hem de sağlıklı bir yiyecek. Üstelikte çöpe giden yemeklerden daha ucuz.
Nokta gün geçtikçe büyüdü, güzelleşti. Başta erkek zannettiğim kedimin dişi olduğunu arkadaşım sayesinde öğrendim. Aslında şunu demek istiyorum; ben sokak hayvanlarının dünyasına ne kadar uzakmışım. Her gün yanlarından geçip gittiğim bu canların dünyasına böylece tanıklık ettim.
Her mevsim sokakta savunmasız, aç, zavallı bir yaşam sürmekteler. Bunları barınaklara tıkamak çözüm değil. Onlara hak ettikleri sağlıklı güvenli ortamlar sunmak biz insanların elindedir.
Oysa biz hayatı onlara daha da zorlaştırıyoruz. Kontrollü çoğalsalar, düzenli bakım görseler… Yaşamak onların da hakkıdır.
Küçücük bir kedi yavrusu bana sorumluluk almayı, merhametli olmayı, karşılıksız sevmeyi, almadan vermeyi, bağ kurmanın güzelliğini, yaşamak için direnmeyi, paylaşmayı…daha birçok şeyi öğretti.
Nokta ile beş ay geçirdim. Bir sabah onu iştahsız gördüm. Arada olabiliyordu. Ama akşam bir de ne göreyim; ayağa bile kalkamadı. Hemen veterinere götürdüm. “Gençlik hastalığı” denen bir hastalığa yakalanmış. Bütün tedavilere rağmen iki gün dayanabildi.
Nokta bana çok şey öğretti. Her gün yanından geçip gittiğimiz sahipsiz canların hayat mücadelesine tanıklık ettim.
Bazen yaşamak, anlatmaktan daha etkilidir. Bende ciddi bir farkındalık oluştu. Meğer sokaktaki canlara karşı ne kadar duyarsızmışım.
Benim yaşamımdan bir “Nokta” geldi geçti. Öğretileri bana kaldı. İyiki yollarımız kesişti küçük Can. Seni çok özleyeceğim.