<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>mersin nokta</title>
<link>https://mersinnokta.com</link>
<description>mersin nokta</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://mersinnokta.com</copyright>
<image>
<title>https://mersinnokta.com</title>
<url>
https://mersinnokta.com/images/genel/IMG-20240201-WA0024.jpg
</url>
<link>https://mersinnokta.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Buruk ve kaygılı bekleyiş bitmiyor!</title>
<description><![CDATA[<p>       Bölgemizdeki savaşın henüz bitmemesinden, Türkiye’ de CHP ile ilgili ‘mutlak butlan’ mahkeme kararının yarattığı siyasi ve ekonomik huzursuzluk  ve ülkemizdeki  başta ekonomik, sosyal ve politik  sorunlardan dolayı, halkımız,  mutsuz, kaygılı ve buruk bir bayram geçirdi...<br />
       Başta petrol ile gaz fiyatlarının ve bir miktar döviz kurlarının yükselmesi, Türkiye de  enflasyonu ve pahalılığı daha da artırmaktadır. Bu bağlamda, TÜFE aylık %1,69 arttı. Beklenti, TÜFE'nin %2,3 artış sergilemesi yönündeydi. ÜFE ise aylık %0,7 olan tarihi ortalamasının üzerinde bir artış gerçekleştirdi ve aylık bazda %2,98 arttı. Yıllık ÜFE de %29,64 seviyesinden %30,12 seviyesine hafif yükseldi. Petrol fiyatlarında artışlar, inişler başta taşımacılıkta,  tarımda, sanayide olmak üzere, pek çok mal ve hizmetlerin fiyatlarında yükseltiyor…<br />
       Öte yandan, elektriğe ve Doğalgaza yapılan %25 zam, Dar gelirli ve emekliyi vurdu. Ülkedeki pahalılığı daha da artırdı. Market  ve vicdansız satıcıların zam furyaları durmak bilmiyor. Borsa gibi tüm mallarda günlük artış var, indirim hiç yoktur…<br />
       İnsanlarımız, ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak bunalmış durumdadır. Dar ve orta gelirliler, pahalılıkla boğuşmakta, borçlarını ödemekte zorluk çekmekte, kredi kartı borçları da günden güne  kabarmakta ve insanlar temerrüt faizlerine girmekteler…<br />
       Gıda fiyatları da, ülkemizde günden güne artmaktadır. Genel enflasyon ve gıda enflasyonunda Avrupa’ da birinciyiz. Dar gelirlilerin maaşları, mutfak masraflarını bile karşılayamıyorlar…<br />
       Açlık sınırının altında geliri olan  çok sayıda insanımız var. Özellikle, sosyal yardım ve engelli maaşı alanlar perişanlar. Emekli maaşı ev kiralarını bile karşılamıyor. Bu insanlarımızın maaşları mutlaka iyileştirilmelidir…<br />
       Temennim,  bölgemizdeki  savaşın erken zamanda bitip, petrol fiyatlarının inmesi, döviz kurlarının dengeli  bir seyir izlemesi ve pahalılığın daha da artmamasıdır… <br />
       Türk kültürünün ve özellikle Kurban bayramlarının vazgeçilmezi olan mangal keyfi, et fiyatlarının çok yüksek olmasından  dolayı birçok ailede yapılamamaktadır. Halkımızın önemli bir bölümü,  pahalılıktan dolayı, Kurban kesemediği gibi evine çok seyrek et almaktadır. Mangal yakılırsa da, çoğunlukla  tavuk eti kullanılmaktadır…<br />
       Ülkemizdeki ekonomik ve sosyal manzara olumsuzdur. Halkımız da, doğal olarak böyle günlerde eski bayram günlerini ve özellikle çocukluğundaki bayramları özlemekle geçirdi…<br />
       Eski bayramlarda, fakirlik vardı ama bugüne göre sevgi ve saygı daha fazlaydı. İnsanlar daha mutlu ve az ile yetinebiliyorlardı…<br />
       Eski bayramlarda, ailelerin, ne kadar fakir olsalar bile, bütçelerine uygun fiyatlarda,  çocuklarına yeni kıyafetler alması ve harçlık vermesi çok önemliydi. Şimdi ise, birçok aile  bunu yapamamaktadır. Çocuğuna harçlık vermekte zorlanan veya çok az harçlık veren aileler bulunuyor…<br />
       Eski bayramları özlerken, aslında eski bayramlardaki güzel insanları ve samimiyeti de özlediğimizi düşünüyorum. İmkânlar çok olmasa bile, bireysel ve toplumsal huzur, şimdiye göre çok daha fazlaydı. Bizim çocukluğumuzun bayramlarını düşündüğüm zaman, şimdiye göre, çok mutlu zamanlar geçirdiğimizi ve çok şanslı olduğumuzu samimiyetle söyleyebilirim…<br />
       Hayat mücadelesi  sürerken, birçok güzelliği, değeri ve duyguyu unutuyoruz, Keşke, bayram günlerindeki mutluluk duygusunu, hayatın her döneminde hissedebilsek ve yaşayabilsek…<br />
       Kişilerin mutlu bir çocukluk yaşamaları, arkadaşları, anne ve babaları ile birlikte vakit geçirmeleri, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması, onları daha sosyal bireyler yapabiliyor…<br />
       Savaşların bittiği bir dünyada yaşamak en büyük dileğimizdir. Çocukluğumuzdaki bayramlar tadında, sevgi, saygı, dayanışma i günlerini arar olduk…</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//buruk-ve-kaygili-bekleyis-bitmiyor/423/</link>
<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YOL</title>
<description><![CDATA[<p>Bu kaçıncı yola çıkışım inanın bilmiyorum, ama her yola çıkışımda hüzünlenirim.<br />
İçime bir hüzün çöker.<br />
Mutsuzluğun, huzursuzluğun, karamsarlığın tavan yaptığı bir psikolojik durum hasıl olur. <br />
Kafamda yaşanmışlıklarım...<br />
Kan bağlarım, sevdiklerim, dostlarım, akranlarım, akrabalarım…<br />
Ne zordur vedalaşmak…<br />
Ayrılıp yola koyulmak…<br />
Bu bir yol hikayesi değil, bir yaşamın, yaşanmışlığın geride bırakılması hikayesidir.<br />
Bir daha ki yola çıkış hikayesine kadar…<br />
Belki de bir daha göremeyecek, bir daha yola çıkamayacak...<br />
Bu da başka bir ölümcül kahroluştur.<br />
Bir daha olmamak, olmayacak olmak…<br />
En zoru da bu olsa gerek…<br />
Yollarda fark edersin bir şeylerin eksildiğini, eksik kaldığını, yaşamın bir kesitini daha geride bıraktığını…<br />
Böyle anlarda zayıf kalır, güçsüz düşer, aciz bir insana dönüşürsünüz.<br />
Eliniz, kolunuz bağlanır.<br />
Ah insanoğlu ah!<br />
Sana yaşamda, yaşamak zorunda bırakıldığın şey hüzün ve gözyaşıdır.<br />
Ne zordur yola çıkmak…<br />
Her defasında bunu yüreğinin en derinliklerinde yaşamak...<br />
“Nereye böyle?” sorusu hep kafandadır.<br />
Tüm yaşanmışlıkları kendinle beraber uzaklara götürürsün.<br />
Beyninin içi yaşamışlıklarla dolar, taşar; yaşanmışlıklar ona yük olur…<br />
Neredeyse bir ömrü…<br />
Arabada çalan müzik geçmişi anlatır.<br />
Kafanda tüm geçmişin…<br />
Yolda gelecekle ilgili bir duygu oluşmaz, hayal kuramazsınız, istesen de gelecekle ilgili bir duyguyu var edemezsiniz…<br />
Geleceği düşünemezsiniz.<br />
Geçmiş ve sen…<br />
Suçlu hissedersiniz kendinizi, hatta tek suçlu ilan edersiniz…<br />
Sanki yaşanmışlıkları yok eden, yaşamı geride bırakan sensindir.<br />
Senin suçundur.<br />
Ne kadar yol alırsan o kadar derin olur hüznün…<br />
Hüzün ve isyan…<br />
İsyan mı?<br />
Hayır, hayır değil…<br />
Sadece hüzün…<br />
Yaşama, yaşamın acımasızlığına karşı…<br />
Yolla beraber götürdüğün geçmişin…<br />
Sanırım insanın ömür yolculuğu da bir yol…<br />
Başlangıç ve bitiş…<br />
Yaşlılık iyice artınca, elden ayaktan düşünce geçmişle yaşamak bu olsa gerek…<br />
Yaşlı insanların dalıp gitmeleri boşuna değil…<br />
Kafalarında koca bir geçmiş…<br />
Yaşanmamışlıkları daha büyük bir keder…<br />
Muhasebesini yapmak ne işe yarar…<br />
Ah eski günler…<br />
Ah çocukluk, gençlik…<br />
Hepsi şimdi yolculukta bir arada…<br />
Gözünün önüne gelir, her biri ile anıların depreşir, yüreğinin ortasında bir şeyler düğümlenir.<br />
Suçluluk duygusu ile yol alırsın.<br />
Yol bittiğinde azalır geçmişin.<br />
Yeni bir hayat başlar, yeniden biriktirmeye başlarsın anıları, yollarda hüzünlenmek için… <br />
Yollarda gelir geçmişin.<br />
Hiç çıkmasan bu yola, sevdiklerin kalmasa geride, tekrar yaşamasan bu duyguları…<br />
Hüzünlenmesen, için daralmasa, geçen zamana lanet okumasan, yaşam anılara kalmasa…<br />
Nafile…<br />
Her şey tükenmek üzerine kurulmuş, insanoğlu mecbur çıkacak bu yola hem de sonunu bile bile…<br />
Kim yolcu değil ki şu dünyada…<br />
Her birimiz bir yolcuyuz…<br />
Bunun bilincinde olanlara…<br />
Bin selam…<br />
    </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//yol/422/</link>
<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 23:53:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye, Somali’de açık deniz sondajı başladı!</title>
<description><![CDATA[<p>       Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı karar ve Türk yetkililer tarafından “tarihi görev” olarak tanımlanan sondaj çalışması, Türkiye’nin ilk kez kendi karasuları dışında bir yerde arama yapıyor olması açısından büyük önem taşıyordu…<br />
       Mogadişu’da 10 Nisan’da yapılan karşılama töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da, Çağrı Bey’in Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştireceğine işaret ediyordu...<br />
       Çağrı Bey ile başlatılacak süreç, Türkiye-Somali arasında son 15 yılda gelişen ilişkilerin başka bir düzeye taşınması ve Türkiye’nin Afrika açılımının kapsamının genişlemesi açısından da önemli görünüyor…<br />
       Çağrı Bey sondaj gemisi, 53 günlük bir yolculuğun ardından Somali sularına ulaştı ve Mogadişu’nun yaklaşık 372 kilometre açıklarında bulunan CURAD-1 kuyusunda birkaç gün içinde sondaj çalışmalarına başladı...<br />
       Operasyonlar, 3.495 metre derinlikte gerçekleştirilecek ve sondaj, deniz tabanının 4.005 metre altına kadar uzanarak toplam 7.500 metre hedef derinliğe ulaşacak. Kampanyanın yaklaşık 288 gün sürmesi ve derin deniz uzaktan kumandalı araçlarının kullanılmasını içermesi bekleniyor. Mogadişu’da düzenlenen resmi bir karşılama töreninin ardından geldi ve arama planlamasından aktif sondaja geçişi işaret ediyordu…<br />
       Operasyon, hâlihazırda mevcut olan bir güvenlik ve denizcilik çerçevesine dayanmaktadır. Türk donanma gemileri, şubat ayında deniz güvenliği ve açık deniz faaliyetleriyle bağlantılı tanımlanmış bir yetki kapsamında Somali’ye konuşlandırıldı. TPAO Haberlerinin deniz görev grubu konuşlandırmasıyla ilgili haberinde ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, Aden Körfezi ve Arap Denizi’nde arama bölgelerini desteklemek üzere birden fazla platform görevlendirildi…<br />
      Sondaj aşaması, Türkiye’nin Somali’deki varlığının daha geniş bir şekilde genişlemesinin bir parçasıdır. Son aylarda, limanlar ve ulaşımı kapsayan bir denizcilik anlaşması, açık deniz varlıklarını korumakla görevli bir deniz misyonu ve güvenlik operasyonlarıyla bağlantılı güçlendirilmiş hava ve kara desteği de dâhil olmak üzere işbirliği genişledi; bu da Türkiye’nin Somali’deki genişleyen güvenlik ve denizcilik rolüne ilişkin belirtildiği gibi, Türkiye’nin sahadaki rolünün derinleştiğini yansıtıyor…<br />
       Somali yetkilileri bu gelişmeyi açık deniz petrol&gaz potansiyelinin kilidini açmada önemli bir adım olarak nitelendirirken, Türk yetkililer projeyi petrol&gaz potansiyelinin ötesine, denizcilik yönetimi ve güvenlik koordinasyonuna uzanan daha uzun vadeli bir ortaklığın parçası olarak değerlendiriyor…<br />
       Somali operasyonu, Türkiye’nin Afrika’daki daha geniş kapsamlı yaklaşımını yansıtıyor; bu yaklaşım, diplomasiyi, ticari faaliyetleri, güvenlik iş birliğini bir operasyonel modelde birleştiriyor…<br />
Türkiye’nin Somali’de petrol aramaya başlaması neden önemli?<br />
       Jeosismik araştırmalara göre Somali’nin 30 milyar varile yakın petrol ve doğal gazı olabileceği öngörüsünde bulunuyor. Ancak ülkedeki güvenlik durumunun çok zayıf olması ve bölgesel istikrarın sağlanamamış olması Somali’nin kara ve denizdeki rezervlerinin işletilmesine dönük girişimleri engelliyordu. Bu nedenle Türkiye’nin Çağrı Bey ile başlatacağı süreç, Somali rezervlerinde ilk sondaj çalışması açısından da tarihi önemde görülüyor…<br />
       Türkiye ve Somali, 2024’te imzaladıkları Savunma ve Ekonomik İş birliği Çerçeve Anlaşması ile bugün atılan adımın hukuki altyapısını oluşturdular. Anlaşmaya göre Türkiye, Somali karasularını 10 yıl boyunca deniz kaynaklarının gelişimine katkıda bulunacak petrolün çıkarılmasını sağlayacak…<br />
       2011’da Başbakan olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mogadişu’yu ziyaretiyle başlayan 15 yıllık ilişkilerinde yeni bir aşamaya geçilmiş olundu…<br />
       Türkiye’nin Somali’ye yaptığı her türlü yardımlara karşılık. Somali Devleti Türkiye İnsanlarına Siyasetçilerine vize uygulamaya başlaması ise Somali Devletine hiç yakışmadı. Bunu belirtmeden yazımı bitirmek istemedim…<br />
 </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//turkiye-somali-de-acik-deniz-sondaji-basladi/421/</link>
<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>   SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR </title>
<description><![CDATA[<div><span style="white-space: normal;">                  SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bayram geldi, okullar tatil oldu, izne çıkıldı… Güle oynaya bayramı karşılamak varken bayrama kaosla girdik. Söylenecek çok şey var ama onu gazetecilere bırakıyorum.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan söyleyeceğini söyleyemeyince, fiziksel veya psikolojik olarak hastalanabilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Öfkelendiğimizde, kırıldığımızda, hayal kırıklığına uğradığımızda bunu bir şekilde ifade etmek gerekir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İfade ediş şekli kişiden kişiye değişebilir kimi yazar, kimi konuşur, kimi ağlar, kimi sinirden güler, kimi yer, kimi uyur… Ama bir şekilde dışa vurmak gerekir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Günlük hayatta haksızlığa uğradığımızı düşünüyorsak bunu konuşarak ifade etmeliyiz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kaba bir davranışa maruz kalınırsa önce sessizleşip geri çekilmek, işe yarayabilir. Belki kaba davranan kişi sonradan telafi edebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tepki verilmezse kabalığa maruz kalmanın dozu artarak devam edebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Muhatabın kapasitesine göre konuşma yoluna gidilebilir. Anlarsa zaten bir daha yapmayacaktır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Haksızlık her yerde yaşanabilir evde, okulda, hastanede, sokakta, sosyal medyada…</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Haksızlığa verilecek ilk tepki çok önemlidir. Kavga edilirse olay büyür ve çözüm üretilemez.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Sakin kalınarak uzlaşı yoluna gidilirse ve tabii ki taraflar istekli olursa çok çabuk çözülür ve unutulur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Maalesef bizim toplumumuz olayları büyütüp, besleyip, kurcalamayı çok sever. Tabiri caizse pireyi deve yapar. Bu da kaostan beslenenlere yarar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Sorunsuz bir hayat düşünülemez. İnsanın olduğu yerde elbette sorun çıkar. İnsan sadece bilişsel bir varlık değildir; aynı zamanda duyguları da vardır. İşin içine duygular girince sorun kaçınılmazdır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsana özgü ne varsa yeri geldikçe ortaya konulur. İnsan, sever, üzülür, kıskanır, yanlış yapar, beklentiye girer, merak eder, öfkelenir… </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Duygular yok sayılamaz ama kontrol edilmezse çığırından çıkar etrafa zarar vermeye başlar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsanların içinden çıkamadığı sorunlar için hukuk vardır. Mahkemeler iki tarafı da dinler, kim haklı kim haksız karar verir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Hukuka güven duyulmazsa herkes kendi sorununu kendi çözer. Sonuç acı ve gözyaşıdır. Nihayetinde hukuka güvenmek zorundayız.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İşbu noktalara gelmeden anlamak isteyen her türlü anlar ve çözüm bulunabilir. Behçet Necatigil ne güzel söylemiş.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kalbinizi dolduran duygular</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kalbinizde kaldı.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Anlatmak istediklerimiz karşımızdakinin anlama kapasitesi kadardır. Ya da anlamak istemesiyle doğru orantılıdır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Karşılıklı çaba, hoşgörü, anlayış olmadıkça bir arpa boyu yol gidilmez. Bu insan ilişkileri içinde geçerlidir, toplum içinde geçerlidir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan anlaşıldığı yerde çiçek açar, gelişir, büyür ve üretir. Anlaşılmadığı yerde kurur kalır, yalnızlaşır. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kederi, üzüntüyü, mutsuzluğu yok etmenin tek yolu; okumak, üretmek, spor ve sanatla meşgul olmaktır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsanlar gelişirse, toplum gelişir, toplum gelişirse ülke gelişir, ülke gelişirse, dünya gelişir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yaşanılası bir dünya için üretmeye devam…</span></div>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//soylenecek-cok-sey-var/420/</link>
<pubDate>Thu, 28 May 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YUNANİSTAN’IN DENİZCİLİK HARİTASI RETEDELDİ!</title>
<description><![CDATA[<p>       Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 21 Nisan’da Yunan yetkililer tarafından yayınlanan dijital balıkçılık haritalarını Deniz güvenliği açısından resmen reddetti ve sistemin Yunanistan’ın yasal yetki alanının ötesine uzanan “geçersiz” denizcilik iddiaları getirdiğini söyledi. Ankara, Yunanistan’ın altı deniz mili karasularının ötesindeki tüm kısıtlı bölgelerin, uluslararası sularda uygulanan önlemler de dâhil olmak üzere, Türkiye açısından “geçersiz” olduğunu ilan etti…<br />
       7 Nisan’da Yunan Sahil Güvenliği tarafından başlatılan platform, Atina tarafından bir balıkçılık kontrolü ve şeffaflık aracı olarak sunuluyor. Ankara ise bunu, idari bir araç aracılığıyla fiili bir denizcilik otoritesi iddiası olarak okuyor. Ancak, Yunan Dışişleri Bakanlığı’ndan herhangi bir yanıt alınamadı. Bu sessizlik dikkat çekici: Fidan, Antalya’da yaptığı açıklamada, daha geniş diyaloğu bozmamak için Türkiye’nin Yunanistan’ın hamlelerine verdiği tepkinin “minimal” kaldığını söylemişti.<br />
Diplomasi<br />
       Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, 20 Nisan’da Hamburg’da yaptığı ve Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı kefeye koyan açıklamalarıyla eleştirilere maruz kaldı. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor, bu karşılaştırmayı jeopolitik açıdan hatalı olarak nitelendirerek, bir NATO müttefikini stratejik rakiplerle aynı gruba koymanın AB’nin kendi güvenlik mantığını zayıflattığı konusunda uyardı. Komisyon, 21 Nisan’da mesajı yumuşatmak için harekete geçti ve sözcü Paula Pinho, Brüksel’in Türkiye’nin bölgesel etkisini “denetlemediğini” söyledi. Bu olay yapısal bir çelişkiyi ortaya koyuyor: Türkiye’nin Baltık Hava Polisliğine F-16 katkısı NATO’nun talebi üzerine öne alındı, ancak Ankara önemli Avrupa savunma mekanizmalarının dışında kalıyor…<br />
       Türkiye-Rusya ekseninde, Antalya Forumu, Fidan’ın kamuoyu açıklamalarından daha az dikkat çeken somut bir sonuç üretti. 18 Nisan’da Fidan ve Lavrov, iki dışişleri bakanlığı arasında terörle mücadele ve enerji güvenliği konularında düzenli koordinasyonu kurumsallaştıran 2026-2027 İstişare Eylem Planı’nı imzaladı. Görüşmelerde Akkuyu, Türk Akımı ve Karadeniz seyrüsefer konuları ele alındı. Türkiye, İstanbul’da yeni bir Ukrayna görüşme turuna ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu teyit etti…<br />
       İran-ABD cephesinde ise Trump, 21 Nisan’da ateşkesin Tahran bir teklif sunana ve görüşmeler sonuçlanana kadar uzatılacağını duyurdu. ABD’nin, Hürmüz Boğazını ablukaya alması, İran’ın ise ABD’nin öncelikle Hürmüz de Ablukayı kaldırmasını istemesi ise yeni çatışmaların ve savaşın devamına mı karar verilecek bekleyip göreceğiz…<br />
Petrol, gaz ve altyapı<br />
       19-21 Nisan tarihlerindeki üç gelişme, tek bir stratejik argüman etrafında birleşti: Türkiye, Hürmüz Boğazı’na karadan alternatif olarak konumunu sağlamlaştırıyor. Birincisi istihbarattan geldi. Reuters, 20 Nisan’da İsrail’in, Azerbaycan ham petrolünü Türkiye’nin Akdeniz terminaline taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattına yönelik İran bağlantılı olduğu belirtilen bir saldırı planını engellediğini bildirdi. BTC hattı, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından etkilenmeyen az sayıdaki yüksek hacimli ihracat rotasından biridir. Avrupa tedariki için bu kritik bir alternatifi ortadan kaldıracaktı…<br />
       İsrail ve Lübnan arasında büyükelçi düzeyindeki görüşmelerin ikinci turu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun kolaylaştırıcılığıyla 23 Nisan’da Dışişleri Bakanlığı’nda yapılacak. Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, ateşkesi sürdürmek için Washington ile temasların devam ettiğini söyledi. ABD de Kasım ayında yapılacak seçimlerde Trump’ın topal ördek olacağı ve seçimi İran savaşı nedeniyle kaybedeceği bildiriliyor. İran savaşı ABD’nin savaşı değil, İsrail’in savaşıdır. ABD hem milyar dolarlar kaybetti hemde itibar kaybetti. Şimdi Trump bu beladan nasıl kurtulacağının çarelerini arıyor. Türk Arasözü: “Aşağı tükür sakal, Yukarı tükür bıyık.”<br />
 <br />
 <br />
 </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//yunanistan-in-denizcilik-haritasi-retedeldi/419/</link>
<pubDate>Mon, 25 May 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Hantavirüs Dünya'ya yayılacak yeni Covid mi?</title>
<description><![CDATA[<p>        Medyanın gücü mü diyelim yoksa fısıltı gazete çabuk mu yayılıyor. Bana göre Medyanın gücü çok kuvvetli!<br />
Haberleri takip ettikçe, “işte yeni bir salgın mı?” diye sormadan geçemiyorsunuz!<br />
Salgınından etkilenen MV Hondius gemisinden 150'ye kadar yolcu ve mürettebata ne olacağını, ne yapılacağını takip ediyorum. <br />
Covidofobia mı desem, Nosofobi mi desem!<br />
Yoksa Hipokondriyazis mi?<br />
İnsan yerleşen korku işte!<br />
Covid dönemi içimizde o korkuyu bıraktı!<br />
Neden korkuyorum?<br />
       Birincisi, Hantavirüs salgınıyla anılan gemiden tahliye sonrası Fransa'ya getirilen bir yolcuda da Hantavirüs testi pozitif çıktı. Tenerife'den Paris'e yapılan uçuş sırasında belirtiler gösterdiği kaydedildi...<br />
       İngiliz gazetesi The Guardian konuyla ilgili bir haber yayımladı. Gemideki üç Türkiye vatandaşı ile ilgili olarak da Türk medyasında bazı haberler çıktı…<br />
       Üç Türk yolcuda herhangi bir semptom şimdilik yok. Türkiye’ye getirildiler. Yapılan testler Negatif çıktı ama yine de 42 günlük ev karantinasına alındılar… <br />
       Yolcular, İspanya'nın Kanarya Adaları'ndan askeri ve hükümet uçaklarıyla evlerine dönmeye başladı…<br />
       Hantavirüs salgınından etkilenen MV Hondius adlı yolcu gemisindeki yolcuların ve mürettebatın ülkelerine getirilmeleri tamamlandı. DSÖ, iniş yaptıktan sonra 42 günlük karantina uygulanmasını tavsiye etti, ancak zorunlu kılmadı. Aman bir Covid daha çekemeyiz!<br />
       DSÖ, ateş gibi belirtiler için günlük kontrolleri de içeren 42 günlük karantina ve “aktif takip” önerdi. 42 günlük karantina, personel bulunan bir tesiste veya evde izolasyon halinde gerçekleştirilebilir. Bazı sağlık uzmanları, insanların altı hafta boyunca tam anlamıyla izole olmayabileceğinden endişe duyuyor. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, örgütünün bu yönergeleri “zorlamadığını” söylüyor…<br />
       <img alt="" src="/images/76aa95b0-4584-4c66-bd64-043bc0ded31d(1).jpg" style="width: 1125px; height: 632px;" />Avustralya'da yolcular, değerlendirme ve uygun karantina düzenlemelerinin oluşturulması için ambulansla hastaneye götürülecek. Sidney'in batısındaki tesis, Ebola gibi “yüksek riskli” bulaşıcı hastalıkları olan hastaları tedavi etmek üzere tasarlanmıştır. Helikopter pistinden ve ambulans bekleme alanından özel bir asansöre ve kendi atıksu arıtma tesisine sahiptir…<br />
       Fransa, tahliye edilenlerin tamamının (şu anda semptom gösteren bir kişi de dahil) “bir sonraki duyuruya kadar derhal sıkı izolasyona alındığını” açıkladı…<br />
       Yunanistan Sağlık Bakanlığı, tahliye edilen bir erkeğin Atina'da 45 gün zorunlu hastane karantinasında kalacağını açıkladı. Yetkililer, adamın Attikon üniversite hastanesinde özel olarak hazırlanmış negatif basınçlı bir odaya yerleştirileceğini belirtiyor…<br />
       İspanya'da, Madrid'deki Gómez Ulla askeri hastanesinde 14 vatandaş biyolojik güvenlik izolasyon yataklarına yerleştirilecek.<br />
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) geçici direktörü Dr. Jay Bhattacharya, ABD'de ikamet eden 17 Amerikalı ve bir İngiliz vatandaşının Nebraska Üniversitesi'ne uçakla götürüleceğini söyledi. Karantina tesisinde, virüsü yayma riskleri değerlendirilecek. Bundan sonra, Nebraska'da kalma veya evlerine dönme seçeneği sunulacak ve durumları eyalet ve yerel sağlık kurumları tarafından takip edilecek…<br />
       Bu gemiyi bana soracak olsalardı, “batırın pez..gin gemisini” derdim ama kimse sormadı!<br />
Filipinler hükümeti, gemide çalışan 38 Filipinli denizcinin ülkelerine geri gönderilmeden önce Rotterdam'da karantinaya alınacağını doğruladı… Hindistan, gemide mürettebat olarak çalışan iki Hindistan vatandaşının Hollanda'ya tahliye edildiğini ve karantinaya alınacağını doğruladı. Bu kişilerin "sağlıklı ve asemptomatik" oldukları belirtildi.<br />
Küresel halk sağlığı için risk var mı?<br />
       Düşükte olsa “Evet” var. Ama risk çok düşük!<br />
       DSÖ “Bu, başka bir Covid değil. Ve halk için risk düşük. Bu yüzden kimse korkmamalı ve paniğe kapılmamalı” diyor!<br />
 </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//hantavirus-dunya-ya-yayilacak-yeni-covid-mi/418/</link>
<pubDate>Thu, 21 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TEORİ PRATİK İLİŞKİSİ</title>
<description><![CDATA[<p>Okuduğumuz kitaplar, büyüklerimiz bize hep şunu demiştir: teori, pratiksiz; pratik, teorisiz olmaz.<br />
Nedense bu sözü bugüne kadar hiç sorgulamamış, hep doğru kabul etmişimdir.<br />
Teori nedir: Gözlemlenebilir olayları ya da olguları sistematik bir şekilde açıklayan ve güçlü kanıtlarla destekleyen bir düşünce sistemidir. <br />
Pratik nedir: Teorik bilgilerin günlük yaşamda kolaylıkla uygulanabilmesi, işlevsel olmasıdır. Zaman ve enerji tasarrufu sağlayarak sorunlara hızlı ve etkili çözümler üretme yeteneğidir.<br />
Teori, pratik meselesini daha anlaşılır ifade etmek istersek: Düşüncenin, hayata geçirilme durumudur.<br />
Şunu fark ettim: insanların yüzde doksanı teoriyi pratiğe geçiremiyor.<br />
Düşüncede başka, yaşamda başka…<br />
Örneğin kadın hakları konusunda konuşmaya başlandığında mangalda kül bırakılmıyor, eve gidince kadına bir sürü iş buyruluyor; ev işleri kadından sorulurmuş gibi yemek, temizlik, hizmet kadından bekleniyor.<br />
Kadın, erkek eşit deniliyor.<br />
Kadın haklarından bahsediliyor.<br />
Hepsi teoride…<br />
Başka konularda da hep böyle…<br />
Bir sürü büyük laflar, tespitler, ilkeler falan, filan…<br />
Pratikte bunların hiçbirisinin esamesi okunmaz…<br />
Hiç düşünmeden, sorgulamadan çok büyük önem atfettiğim bu özlü söz hikayeymiş.<br />
İçi boşmuş…<br />
Öyle kişiler var ki, hayatında hiç kitap okumamış ama o kadar büyük laflar eder ki aklınız şaşar.<br />
Sanırsınız ki ülkenin en bilgilisi en bilmişi…<br />
Bu iş teori ile de oluyor maazallah…<br />
Teorik bilgi ile dopdolu kişiler, karılarını dövüyorlar, kendilerinden beklenmedik davranışlar sergiliyorlar.<br />
İnsanı hayal kırıklığına uğratıyorlar.<br />
Hani pratiğin gücü teoriydi.<br />
Yok kardeşim, ağız dolusu konuşanlar, iş pratiğe gelince ortalıkta yoklar.<br />
Ülkemizde teori-pratik uyumsuzluğu, içki sofralarının bile konusu olmuştur. <br />
“Hükümet yıkıp kurmak” deyimi boşa değildir.<br />
Teoride ayrı, pratikte ayrı…<br />
Anlaşılan teori ile pratik öyle kolay kolay bir araya getirilemiyor.<br />
Ülke için ölenler, vatan, millet, sakarya diyenler…<br />
“Ülken için ne yaptın?” sorusuna verebilecekleri doğru dürüst cevapları yoktur.<br />
Yerdeki çöpü alıp çöp kutusuna atamayan bir ülke sevgisi gerçeğini, en derin şekilde yaşayan bir kesim var maalesef…<br />
İnanç meselemiz de farklı değil…<br />
İslami bilgimiz çok yüksektir, bilmediğimiz dini konu yoktur ama iş Müslüman gibi yaşama meselesine gelince sınıfta kalırız.<br />
Komşusu açken tok yatan bizden değildir.<br />
Kul hakkı yiyen cenneti göremeyecektir.<br />
İyilik, yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü; sevgi, saygı…<br />
Mevlâna, Yunus Emre, Hacı Bektaş… <br />
Ne güzel değil mi?<br />
Komşumuz aç mı tok mu diye hiç düşünmemişizdir.<br />
İnsani değerleri yüksek bir vatandaş olmak, kendimizi insanlığa adamak şöyle dursun, yakınından bile geçmek istememişizdir.<br />
Gemisini kurtaran kaptandır bizim memlekette…<br />
Ne komşusundan bahsediyorsunuz.<br />
Miras kavgaları en büyük ayrışmaları beraberinde getirmez mi?<br />
Kardeş kardeşi düşünmez, düşman kesilir kardeş kardeşe…<br />
Nerede teori pratiksiz, pratik teorisiz olmaz yalanı…<br />
İkisi de birbirinden çok uzak şeyler bizde.<br />
Sözün kendi içinde doğruluğu tabii ki var.<br />
Teori pratiği besler, pratik, teorisiz olmaz.<br />
Uygulayana…<br />
Ama nerede bizde…<br />
Teori bir yerde pratik bir yerde…<br />
 </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//teori-pratik-iliskisi/417/</link>
<pubDate>Wed, 20 May 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YARAYI KAŞIYANLAR</title>
<description><![CDATA[<div>     İnsanların görünmeyen yaraları vardır. Bu yaralar sonradan oluşur. Yani yaralarımızı doğuştan getirmiyoruz.</div>

<div><span style="white-space: normal;">Yaş aldıkça, yaşanmışlıklar bazen iyi bazen kötü izler bırakır. Bu yaşanmışlıklara anı hatıra da denilebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yaralar soyuttur elle tutulup gözle görülmeyebilir. Yaraların görülebilmesi için zaman gerekebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İlk tanıştığınız insanlar sizin yaralarınızı göremeyebilir. Zaman geçtikçe ve paylaşım arttıkça yaralar görünür olur. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Evlisinizdir çocuğunuz olmayabilir. Bu toplumda yara olarak kabul edilir. Çocuk lafı geçince bakışlar, imalar kişileri üzebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Okul bitmiştir. İşe giremeyip kendinize bir gelecek kurmanız gereken yaşta hala ailenizle yaşıyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda ailenizin” Bir iş bulamadın mı?” sorusu bile can yakabilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yolunda gitmeyen bir evlilik biter. Konu, komşu, eş, dost bunu bir eksiklik gibi görebilir. Çevrenizdekiler kendi evliliği mükemmelmiş gibi nispet yapabilirler.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bir de parası, pulu, malı, mülkü, makamı ile üstünlük taslamaya çalışan grup vardır. Bu görgüsüzlüğe söylenecek söz bile yoktur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Benim anlatmaya çalıştığım bilerek yara kaşıyanlardır. Hassasiyetlerinizi bile bile imada bulunanlardır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bir arkadaşım hayatımın önemli bir dönemecinden geçerken bana şöyle demişti:</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">“Yakından gelen taş daha çok acıtır.”</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Çok doğru bir söz. Çünkü en yakınlarınız sizin yaralarınızı bilir ve onlar daha çok can yakabilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Burada şunu hatırlatmakta fayda var, yazdıklarım toplumda edindiğim gözlemlerime dayanmaktadır. Yazdıklarımdan kimse kendine pay çıkarmasın ya da herkes kendine pay çıkarabilir. Yani hiç kimseye gönderme yapmıyorum. Gönderme yapanları da basit buluyorum.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan bazen farkında olmadan bir yaraya dokunabilir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Asıl benim kastettiklerim bile bile yarayı kaşıyanlaradır. Bunu huy edinmiş düşük seviyeli çok insan vardır. Kendi kafasında üstünlük kurabilmek için sözüm ona zor zamanlarda falan ortaya çıkıp destek olmaya kalkarlar. Bunlara sahte dost denebilir. Zor zamanlardan geçerken gelenler kendi egosunun peşindedirler. Bunun başka açıklaması var mıdır?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bırakın kardeşim başkalarıyla uğraşmayı; herkes kendine baksın. Kendiyle barışık insanın başkasıyla derdi olmaz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kitap okuyun, müzik dinleyin, film izleyin, yürüyün, koşun ne bileyim kendi işinize bakın.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Etrafınızdaki insanları rahat bırakın. Bizim toplumumuz birbiriyle uğraştığı sürece gelişemez.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Haberlere bakın koca koca bürokratlar ülkenin ekonomisini falan bırakıp birbirlerinin özel yaşantısıyla uğraşıyorlar. Herkes kendi işine gücüne baksa toplum gelişir ülke bambaşka yerlere gelir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Küçücük çocuklar bile yetişkinleri taklit ede ede büyümüş de küçülmüş gibiler. Ebeveynleri kadar olmasa bile onlarda birbirlerine karşı çok acımasız olabiliyorlar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Öğretmenliğimin ilk yıllarında sınıf başkanı konuşanları tahtaya yazardı. Adının karşısına eksi konulur. Eksiler de ders içi performans notunu etkilerdi. Bir kere günah keçisi olundu mu, sınıfta bir olay olsa hemen akla eksiyi alanlar gelirdi.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan enerjisini kendine vermelidir. Mevcut enerjimizi de kendimizi geliştirmeye harcasak fena mı olur?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yunus Emre ne güzel demiş” Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.”</span></div>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//yarayi-kasiyanlar/416/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YARAYI KAŞIYANLAR</title>
<description><![CDATA[<div>     İnsanların görünmeyen yaraları vardır. Bu yaralar sonradan oluşur. Yani yaralarımızı doğuştan getirmiyoruz.</div>

<div><span style="white-space: normal;">Yaş aldıkça, yaşanmışlıklar bazen iyi bazen kötü izler bırakır. Bu yaşanmışlıklara anı hatıra da denilebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yaralar soyuttur elle tutulup gözle görülmeyebilir. Yaraların görülebilmesi için zaman gerekebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İlk tanıştığınız insanlar sizin yaralarınızı göremeyebilir. Zaman geçtikçe ve paylaşım arttıkça yaralar görünür olur. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Evlisinizdir çocuğunuz olmayabilir. Bu toplumda yara olarak kabul edilir. Çocuk lafı geçince bakışlar, imalar kişileri üzebilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Okul bitmiştir. İşe giremeyip kendinize bir gelecek kurmanız gereken yaşta hala ailenizle yaşıyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda ailenizin” Bir iş bulamadın mı?” sorusu bile can yakabilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yolunda gitmeyen bir evlilik biter. Konu, komşu, eş, dost bunu bir eksiklik gibi görebilir. Çevrenizdekiler kendi evliliği mükemmelmiş gibi nispet yapabilirler.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bir de parası, pulu, malı, mülkü, makamı ile üstünlük taslamaya çalışan grup vardır. Bu görgüsüzlüğe söylenecek söz bile yoktur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Benim anlatmaya çalıştığım bilerek yara kaşıyanlardır. Hassasiyetlerinizi bile bile imada bulunanlardır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bir arkadaşım hayatımın önemli bir dönemecinden geçerken bana şöyle demişti:</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">“Yakından gelen taş daha çok acıtır.”</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Çok doğru bir söz. Çünkü en yakınlarınız sizin yaralarınızı bilir ve onlar daha çok can yakabilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Burada şunu hatırlatmakta fayda var, yazdıklarım toplumda edindiğim gözlemlerime dayanmaktadır. Yazdıklarımdan kimse kendine pay çıkarmasın ya da herkes kendine pay çıkarabilir. Yani hiç kimseye gönderme yapmıyorum. Gönderme yapanları da basit buluyorum.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan bazen farkında olmadan bir yaraya dokunabilir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Asıl benim kastettiklerim bile bile yarayı kaşıyanlaradır. Bunu huy edinmiş düşük seviyeli çok insan vardır. Kendi kafasında üstünlük kurabilmek için sözüm ona zor zamanlarda falan ortaya çıkıp destek olmaya kalkarlar. Bunlara sahte dost denebilir. Zor zamanlardan geçerken gelenler kendi egosunun peşindedirler. Bunun başka açıklaması var mıdır?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bırakın kardeşim başkalarıyla uğraşmayı; herkes kendine baksın. Kendiyle barışık insanın başkasıyla derdi olmaz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kitap okuyun, müzik dinleyin, film izleyin, yürüyün, koşun ne bileyim kendi işinize bakın.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Etrafınızdaki insanları rahat bırakın. Bizim toplumumuz birbiriyle uğraştığı sürece gelişemez.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Haberlere bakın koca koca bürokratlar ülkenin ekonomisini falan bırakıp birbirlerinin özel yaşantısıyla uğraşıyorlar. Herkes kendi işine gücüne baksa toplum gelişir ülke bambaşka yerlere gelir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Küçücük çocuklar bile yetişkinleri taklit ede ede büyümüş de küçülmüş gibiler. Ebeveynleri kadar olmasa bile onlarda birbirlerine karşı çok acımasız olabiliyorlar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Öğretmenliğimin ilk yıllarında sınıf başkanı konuşanları tahtaya yazardı. Adının karşısına eksi konulur. Eksiler de ders içi performans notunu etkilerdi. Bir kere günah keçisi olundu mu, sınıfta bir olay olsa hemen akla eksiyi alanlar gelirdi.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan enerjisini kendine vermelidir. Mevcut enerjimizi de kendimizi geliştirmeye harcasak fena mı olur?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yunus Emre ne güzel demiş” Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.”</span></div>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//yarayi-kasiyanlar/415/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye düşmanları Paşinyan’a kulak vermeli! </title>
<description><![CDATA[<p>       New Yorkluların büyük gelecek ve Trump’un baskılarından kurtulmak için tepki oylarıyla seçilen genç New York Belediye Başkan’ın eşi de Suriyeli. Bu genç Belediye Başkanı Mamdani ne vaatlerde bulunarak seçim kazanıp oturduğu Başkanlık koltuğunda çok kısa sürede ne oldu da değişti?<br />
       Trump ile ilk görüşmesinde Beyaz Saray da ki görüşme anları televizyonlardan canlı yayınlandı. Trump Başkan Mamdani’yi basın karşısında bile ayakta tutup oturmasına izin vermedi…<br />
       Mamdani’nin başına bir şey mi düştü. Veya birilerinin yanlış etkisi altında kalarak 24 Nisan da yaptığı Ermeni açıklamasında Türkler, Ermenistan’a ‘soykırım’ yaptı açıklamasında bulundu…<br />
        Bay Başkan Mamdani, Ermenilere Türkler soykırım yapmadı. Bunu senin yaşın bile bilmeye müsait değildir. Hiç bir şey bilmiyorsan bu konuda Tarih kitaplarını aç oku. Hiç Bilmiyorsan bir bilene sor. Hiç Bir şey bilmiyorsan Ermenistan Başbakanı Paşinyanı ara ve durumu sorarak öğren sonra açıklama yap. Neyse bunu senin gençliğine ve tarihi iyi bilmemene verelim. Bundan sonra yapacağın açıklamalara da dikkat et.  Bay Mamdani, Sen bu açıklamaları İsrail Başbakanı Netenyahu için yapman gerekir. Gazze de yaptığı yıkımlar ve soykırımlar, kadın, çocuk yaşlı demeden insanların evlerini başına yıkıp sivil insanları öldürüp soykırım yapmaktadır.  Seçim zamanında ve seçildikten sonra New York’taki seçmenlerine ve İnsanlara verdiğin bir söz vardı. Bu yazımda bunu hatırlatmak istiyorum. Bay Mamdani seçim ve sonrasında dedin ki; “Netenyahu için Uluslar arası Lahey Mahkemesi yakalama kararı verdi. Netenyahu New York’a gelirse tutuklarım demiştin. Bu sözünü takip edeceğiz bakalım Birleşmiş Milletler Toplantısı için New York’a gelecek olan Netenyahu’yu tutuklamaya gücün yetecek mi?<br />
Başbakan Paşinyan’ın söylediklerine kulak verin!<br />
       Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkileri düzeltmek ve barışçıl - verimli bir raya oturtmak için elinden geleni yapan ve bu bağlamda peş peşe dostça ve uyarıcı açıklamalarda bulunan akıllı ve erdemli bir siyaset adamı, Tarih bilincine de yüzde yüz sahip…<br />
       24 Nisan’da Erivan’da Türk bayrağı yakan Ermeni faşistleri hem sert bir şekilde kınaması ve hem de onları adalete teslim etmesiyle bir kez daha gündem oldu…<br />
       Başbakan Paşinyan manşetlere geçen son demecinde şöyle diyor: “Geçmişte bizi Osmanlıya karşı maşa olarak kullandılar…  Şimdi aynı şeyi Türkiye’ye karşı yapmak istiyorlar. Ama biz dersimizi aldık. Türkiye bizim dostumuzdur.”<br />
       Ermenileri Osmanlıya karşı maşa olarak kullananların başında, bugün emperyal, siyasal ve ekonomik hırsları için Kıbrıs Rumluğunu da kullanmaya başlayan şu sömürgeci Fransa vardır…<br />
       Türk kurtuluş savaşına gidilirken Anadolu’daki Ermenileri silahlandırıp organize eden ve Anadolu halkının üzerine saldırtan bu Fransa, İngilizlerle işbirliği yaparak Avrupa’daki Ermenileri de Kıbrıs’a taşımış ve onları gerilla eğitiminden geçirerek pür silah Anadolu’ya salmıştı…<br />
       Sonuçta yaşanan dramlar, tarihin kara sayfalarına kan, ateş ve gözyaşı ile yazıldı…<br />
       Ermeni terör örgütü ASALA’yı da bağrına basıp himaye eden ve Türk diplomatlarının üzerine saldırtan da yine bu Fransa’dır… <br />
       Nitekim Türk istihbaratı ASALA’nın başını Fransa topraklarında ezmek zorunda bırakılmıştır…<br />
       Ermenistan Başbakanı Peşinyan’ın akılcı uyarılarının, 35 yıldır düşmanca devam eden Azerbaycan ile de dostluk kurmayı da başarmıştır… <br />
       Fransa ile işbirliği engerek yılanı ile aynı yatağa girmek demektir. Aklı başında olan ülkeler kendine çekidüzen vermelidir…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//turkiye-dusmanlari-pasinyan-a-kulak-vermeli/414/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YAŞAM VE ÖLÜM</title>
<description><![CDATA[<p>Yaşam, insana tüm olumlu duyguları hissettirirken; ölüm, tüm olumsuz duygularını hissettirir. <br />
Hissettirmeyi bırakın resmen yaşatır.<br />
Yaşam, hayatta var olduğunu; ölüm, dünyadan göçüp gittiğini ifade eder. <br />
Kimse yaşam ve ölümü konuşmak istemese de ölüm de yaşam kadar gerçektir.<br />
Mesele yaşamı ölümü konuşmak değil, yaşamın, ölümün kişiye ne hissettirdiğidir.<br />
Kişi yaşamdan, ölümden ne anlıyor?<br />
Önemli olan budur!<br />
Ölüm, bir yok oluştur.<br />
Peki yaşam nedir?<br />
Bu soruya nasıl cevap verebiliriz?<br />
Yaşam ve ölüm burada önemli hale geliyor.<br />
Çoğu insan yaşamın, ölümün ne demek olduğunu bilmeden bu dünyadan göçüp gidiyor.<br />
Yaşam ve ölüm yeterli derecede sorgulansa dünya bu kadar yaşanmaz hale gelmezdi.<br />
Bu iki kavram sorgulanmadığı için bu haldeyiz.<br />
Mesele bu!<br />
Yoksa ne derdimiz var yaşam ve ölüm üzerine yazıp çizmeye, kendimize dert etmeye.<br />
Her ölüm, yaşayanlar için büyük ders niteliğindedir. <br />
Ölüm bir uyarandır.<br />
Ölüm bir çalar saattir.<br />
Ölüm okunan bir ezandır.<br />
Çocuklar, gençler; yaşları gereği ölümün ve yaşamın çok farkında olmazlar. <br />
Olmaları da beklenmez.<br />
Çocukluğumda ölümler, camide okunan saladan başka bir şey değildi.<br />
Sala verildikten sonra, imam bir isim zikreder, “Allah rahmet eylesin” der, geçerdi.<br />
Ne zaman yaşım ilerledi, yakınlarımı kaybetmeye başladım, işte o zaman ölümün ne demek olduğunu anladım.<br />
Yaşamı ve ölümü sorguladım.<br />
Şunu fark ettim: Ölen kişi bu dünyadan göçüp gidiyor ve onun için yaşam sonlanıyordu.<br />
Ölen için yaşam da bitiyordu.<br />
Her ölen kişi ile sen de biraz ölüyordun.<br />
Yaşanmışlıkların azalıyor.<br />
Eksiliyorsun…<br />
Ölen kişi için yapılan tüm işler aslında yaşayanlar içindi.<br />
Ölenin ardından yaşayan kişi ya da kişiler; inançları, gelenekleri, görenekleri; örf, adetleri gereği bin yıllardır devam ettirdikleri ritüelleri yerine getirmekteydi.<br />
Ritüellerden birisinin eksik yapılması yaşayanın ya da yaşayanların vicdanlarını rahatsız etmekteydi.<br />
Her şey eksiksiz yapılmalıydı. <br />
Benim için ritüeller değil ölümün bende bıraktığı etki çok önemliydi.<br />
Sözlü iletişimde çok kullanılan bir söz vardır: “Söylediklerimde çok samimiyim.” diye.<br />
Her ölen kişi ruhumda derin yaralar açıyor, “niye yaşıyorum, niye bu yaşam var?” demiyorum; “nasıl yaşamalıyım, iyi yaşamak için ne yapmalıyım?” diyorum.<br />
Yaşamı anlamlı hale getirmenin yollarını arıyorum.<br />
Evet evet…<br />
Yaşam nasıl anlamlı hale gelir?<br />
Ne yaparsam yaşamı doğru yaşamış olurum?<br />
Ve iyi insan olmanın ne kadar kıymetli olduğunu, iyi insan olmanın da bilinçli, bilgili insan olmaktan geçtiğini kavrıyorum.<br />
İyi insan olayım, demekle iyi insan olunmaz, maalesef…   <br />
Neyse…<br />
Bu dünyada bir ölüm gerçeği var ve ne kadar yaşarsan yaşa yaşamın sonu ölümdür.<br />
Ölümsüzlük Allah’a mahsustur. <br />
Yaşamın sonu ölüm ve yok olup gitmekse niye bu hırsızlık, kirlilik, kötülük, düşmanlık, husumet, kırgınlık, adaletsizlik, kul hakkı…<br />
Yazık taşıdığımız bu bedene.<br />
Ne götürebilirsin öteki dünyaya… <br />
Bir hoş seda bırakmak tüm çaba…<br />
Gerisi boş ve gereksiz bir çaba…<br />
Yaşamı ve ölümü anlamlı kılmak biz insanlara…<br />
Daha ne diyebilirim!</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//yasam-ve-olum/413/</link>
<pubDate>Thu, 14 May 2026 21:46:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Güvenlik savaşı dijitalde artmaya başladı!</title>
<description><![CDATA[<p>        Son zamanlarda yaşanan ve Herkesi derinden sarsan sosyal medya - dijital platform kaynaklı toplumsal olaylardan herkes şikâyetçi. Peki, ne yapmalıyız ve bunun toplumsal etkileri üzerine başta siyasilerin ve ailelerin sorumluluğunu çok boyutlu acil olarak ele almalıyız… <br />
Sınırlar Değil, Veri Deliniyor: Yeni Güvenlik Savaşı Dijitalde artmaya devam ediyor. Ülkemizde de dramatik sonuçlar yaşanmadan ivedi tedbirler almak hepimizin sorumluluğudur… <br />
       Aileler olarak her şeyimiz çocuklarımızı her şeyden koruduğumuzu düşünüyoruz. Ancak, çocuğumuz mutlu olsun diye dijital dünyada çocuğumuzu kontrolsüz, savunmasız bıraktığımızın farkında mıyız?<br />
       Maalesef gelecekte üzüleceğimiz keşke diyeceğimiz çok şeye zeminini bilmeden hazırlıyoruz. Sınırlarımızı koruyoruz ama çocuklarımızın zihni işgal altında. Bu artık bir ahlak değil, milli güvenlik meselesidir…<br />
       Devletler artık sadece topraklarını değil, vatandaşlarının dijital varlığını da korumak zorundadır. Siber tehditler, egemenliğin yeni sınavı olmaya başladı…<br />
       Dijital Tehdit: Egemenliğin Görünmeyen Sınırı; Dünya değişti. Savaşlar artık yalnızca tanklarla, tüfeklerle yapılmıyor. Bugün bir ülkenin güvenliği; sınır kapılarından çok, sunucularında, veri merkezlerinde ve dijital altyapısında belirleniyor. Artık saldırılar fiziki değil, siber. Hedefler toprak değil, veri ve en önemlisi; sonuçlar en az bir savaş kadar yıkıcı…<br />
       Yıllardır altını çizdiğim bir gerçek var: Dijital güvenlik, artık bir teknoloji meselesi değil; doğrudan bir milli güvenlik meselesidir.<br />
Devletin klasik tanımı; sınırlarını koruyan, vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayan yapı olarak yapılır. Ancak bu tanım artık eksiktir. Çünkü bireyler sadece fiziksel dünyada yaşamıyor. Kimlikleri, bilgileri, iletişimleri, hatta ekonomik varlıkları dijital dünyada da varlık gösteriyor…<br />
       Bu nedenle devletler, vatandaşlarının yalnızca fiziksel değil, dijital güvenliğinden de sorumludur…<br />
       Bugün bir banka sistemine yapılan siber saldırı, bir enerji altyapısının çökertilmesi ya da kamu verilerinin ele geçirilmesi; sadece teknik bir arıza değildir. Bu durum doğrudan egemenliğe yönelmiş bir tehdittir. Çünkü veri, yeniçağın petrolüdür. Onu kaybeden, kontrolünü de kaybeder…<br />
       Siber tehditlerin en tehlikeli yanı ise görünmez olmasıdır. Sessiz ilerler, fark edildiğinde çoğu zaman geç kalınmıştır. Toplumlar farkına varmadan yönlendirilir, algılar manipüle edilir, ekonomik dengeler bozulur. Bu nedenle mesele sadece bireysel güvenlik değil;<br />
toplumsal istikrar ve devlet otoritesinin devamlılığıdır. Bugün birçok gelişmiş ülke, siber güvenliği doğrudan savunma politikalarının merkezine almış durumda. Siber ordular kuruluyor, dijital istihbarat güçlendiriliyor, kritik altyapılar özel koruma altına alınıyor. Çünkü biliyorlar ki; geleceğin savaşları görünmeden kazanılacak ya da kaybedilecektir…<br />
       Biz ise hâlâ bu konuyu çoğu zaman teknik bir detay olarak ele alıyoruz. Oysa bu yaklaşım büyük bir eksikliktir. Siber güvenlik; ertelenebilecek bir konu değil, derhal ele alınması gereken bir devlet politikasıdır…<br />
       Bu alanda geç kalmak, sadece teknoloji açığı değil; güvenlik açığıdır.<br />
Artık yapılması gereken nettir:<br />
• Ulusal siber güvenlik stratejisi oluşturulmalı<br />
• Kritik altyapılar koruma altına alınmalı<br />
• Dijital tehditlere karşı hızlı müdahale mekanizmaları kurulmalı<br />
• Gençler ve toplum dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmelidir<br />
       Çünkü bu mesele sadece devletin değil, toplumun da meselesidir. Egemenlik artık sadece kara, hava ve denizle ölçülmez. Dijital alanı koruyamayan devlet, geleceğini koruyamaz. Bu tehdit büyüyor, derinleşiyor ve artık kapımızda değil, içimizdedir. Gecikmenin bedeli ağır olur. Nitekim de okul baskınları bunu gösteriyor. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Derhal önlenmelidir…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//guvenlik-savasi-dijitalde-artmaya-basladi/412/</link>
<pubDate>Thu, 14 May 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Güvenlik savaşı dijitalde artmaya başladı!</title>
<description><![CDATA[<p>        Son zamanlarda yaşanan ve Herkesi derinden sarsan sosyal medya - dijital platform kaynaklı toplumsal olaylardan herkes şikâyetçi. Peki, ne yapmalıyız ve bunun toplumsal etkileri üzerine başta siyasilerin ve ailelerin sorumluluğunu çok boyutlu acil olarak ele almalıyız… <br />
Sınırlar Değil, Veri Deliniyor: Yeni Güvenlik Savaşı Dijitalde artmaya devam ediyor. Ülkemizde de dramatik sonuçlar yaşanmadan ivedi tedbirler almak hepimizin sorumluluğudur… <br />
       Aileler olarak her şeyimiz çocuklarımızı her şeyden koruduğumuzu düşünüyoruz. Ancak, çocuğumuz mutlu olsun diye dijital dünyada çocuğumuzu kontrolsüz, savunmasız bıraktığımızın farkında mıyız?<br />
       Maalesef gelecekte üzüleceğimiz keşke diyeceğimiz çok şeye zeminini bilmeden hazırlıyoruz. Sınırlarımızı koruyoruz ama çocuklarımızın zihni işgal altında. Bu artık bir ahlak değil, milli güvenlik meselesidir…<br />
       Devletler artık sadece topraklarını değil, vatandaşlarının dijital varlığını da korumak zorundadır. Siber tehditler, egemenliğin yeni sınavı olmaya başladı…<br />
       Dijital Tehdit: Egemenliğin Görünmeyen Sınırı; Dünya değişti. Savaşlar artık yalnızca tanklarla, tüfeklerle yapılmıyor. Bugün bir ülkenin güvenliği; sınır kapılarından çok, sunucularında, veri merkezlerinde ve dijital altyapısında belirleniyor. Artık saldırılar fiziki değil, siber. Hedefler toprak değil, veri ve en önemlisi; sonuçlar en az bir savaş kadar yıkıcı…<br />
       Yıllardır altını çizdiğim bir gerçek var: Dijital güvenlik, artık bir teknoloji meselesi değil; doğrudan bir milli güvenlik meselesidir.<br />
Devletin klasik tanımı; sınırlarını koruyan, vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayan yapı olarak yapılır. Ancak bu tanım artık eksiktir. Çünkü bireyler sadece fiziksel dünyada yaşamıyor. Kimlikleri, bilgileri, iletişimleri, hatta ekonomik varlıkları dijital dünyada da varlık gösteriyor…<br />
       Bu nedenle devletler, vatandaşlarının yalnızca fiziksel değil, dijital güvenliğinden de sorumludur…<br />
       Bugün bir banka sistemine yapılan siber saldırı, bir enerji altyapısının çökertilmesi ya da kamu verilerinin ele geçirilmesi; sadece teknik bir arıza değildir. Bu durum doğrudan egemenliğe yönelmiş bir tehdittir. Çünkü veri, yeniçağın petrolüdür. Onu kaybeden, kontrolünü de kaybeder…<br />
       Siber tehditlerin en tehlikeli yanı ise görünmez olmasıdır. Sessiz ilerler, fark edildiğinde çoğu zaman geç kalınmıştır. Toplumlar farkına varmadan yönlendirilir, algılar manipüle edilir, ekonomik dengeler bozulur. Bu nedenle mesele sadece bireysel güvenlik değil;<br />
toplumsal istikrar ve devlet otoritesinin devamlılığıdır. Bugün birçok gelişmiş ülke, siber güvenliği doğrudan savunma politikalarının merkezine almış durumda. Siber ordular kuruluyor, dijital istihbarat güçlendiriliyor, kritik altyapılar özel koruma altına alınıyor. Çünkü biliyorlar ki; geleceğin savaşları görünmeden kazanılacak ya da kaybedilecektir…<br />
       Biz ise hâlâ bu konuyu çoğu zaman teknik bir detay olarak ele alıyoruz. Oysa bu yaklaşım büyük bir eksikliktir. Siber güvenlik; ertelenebilecek bir konu değil, derhal ele alınması gereken bir devlet politikasıdır…<br />
       Bu alanda geç kalmak, sadece teknoloji açığı değil; güvenlik açığıdır.<br />
Artık yapılması gereken nettir:<br />
• Ulusal siber güvenlik stratejisi oluşturulmalı<br />
• Kritik altyapılar koruma altına alınmalı<br />
• Dijital tehditlere karşı hızlı müdahale mekanizmaları kurulmalı<br />
• Gençler ve toplum dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmelidir<br />
       Çünkü bu mesele sadece devletin değil, toplumun da meselesidir. Egemenlik artık sadece kara, hava ve denizle ölçülmez. Dijital alanı koruyamayan devlet, geleceğini koruyamaz. Bu tehdit büyüyor, derinleşiyor ve artık kapımızda değil, içimizdedir. Gecikmenin bedeli ağır olur. Nitekim de okul baskınları bunu gösteriyor. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Derhal önlenmelidir…<br />
 </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//guvenlik-savasi-dijitalde-artmaya-basladi/411/</link>
<pubDate>Thu, 14 May 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bu köşe yazıma siz de cevap vermeye çalışın!</title>
<description><![CDATA[<p>       Daha bir yıl önce Yeni Turgutlu Gazetesinde Gazeteciliğe başlamıştım. Bir akşam Komşumuzun yeni aldığı siyah beyaz televizyonun başına toplanmış heyecanla Apollo 11’in Ay’a iniş yapma sürecini seyrediyoruz. Tarih 20 Temmuz 1969’du. Neil Armstrong: “Bu ilk adım, İnsanlık için büyük adım” dedi… <br />
       1969 ile 1972 yılları arasında 6 Apollo misyonu aya iniş yaptı ve Neil Armstrong ve Buzz Aldrin dâhil 24 astronottan 12si Ay’da yürüdü. Bunlardan Apollo 11 astronotu Buzz Aldrin dâhil, sadece 4 astronot hayatta yaşıyor…<br />
       ABD liderliğinde Ay'ın bileşimi ve jeolojik tarihi hakkında eşsiz bilimsel veriler sağlayarak güneş sistemi anlayışımıza katkıda bulundu. Bilime ve uzay keşfine geniş çapta ilgi uyandırdı ve yeni bir bilim insanı, mühendis ve astronot neslini teşvik ediyordu…<br />
       Apollo misyonu zamanın ABD Başkanı Nixon’un büyük desteği ile gerçekleşmişti, ancak Apollo programının temeli önceki Başkan Kennedy tarafından atılmıştı…<br />
Apollo, Artemis ve Trump!<br />
       NASA Artemis I misyonunu başarıyla tamamladıktan sonra 1 Nisan 2026 tarihinde 4 astronotlu Artemis II roketi 50 yılı aşkın aradan sonra ilk kez Kennedy Uzay Merkezi’nden Ay’a gönderildi…<br />
       Artemis II astronotları Christina Koch, Jeremy Hansen, Reid Wiseman ve Victor Glover dün sabah, 11 Nisan 2026 tarihinde, Diego sahili yakınlarında Pasifik Okyanusu’na dönüş gerçekleştirdi. 1969 yılındaki gibi heyecanla ve naklen değil de sade bir karşılamayla Astronotlar karşılandı. 2027 için planlanan Artemis III, Dünya yörüngesinde bir HLS ay iniş aracı ile kenetlenme testleri yapmayı hedefliyor; programın ilk ay inişi, 2028 hedefli Artemis IV görevi için planlanmıştır. Daha sonra NASA, kalıcı bir ay üssü geliştirmek amacıyla yıllık ay inişleri yapmayı planlıyor…<br />
       ABD liderliğinde yürütülen yukarıda önemi belirtilen tüm bu çalışmalar dünya medeniyetinin ileriye taşınması ile ilgili çalışmalardır. ABD’nin, Dünyayı paylaştıktan sonra uzayda egemenlik sağlamak amaçları olduğu bir gerçektir…<br />
       ABD’nin birçok günahları var. Milyonlarca insanın ölümü ile sonuçlanan savaşlar başlattılar, diğer emperyalistler gibi milyonlarca yerli halkı katlettiler, Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atarak yüz binlerce insan katlettiler, v.s., v.s. Ama çeşitli bilim dallarında öncülük ederek tüm insanlığın gelişmesine büyük katkı sağladıkları inkâr edilemez…<br />
       Şu an ABD’nin başında 6000 yıllık bir medeniyeti sona erdireceğini söyleyen bir Başkanı var. Trump ve etrafına topladığı kendisi gibi kurmayları hoyrat, megaloman, narsist tavırlarla, yanına aldığı ve bazen peşine takıldığı Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren İsrail var.  Tüm dünyayı hayret içerisinde bırakıyor. İsrail için girdiği İran’a karşı başın ve ayakların, amaçların belli olmadığı, tüm dünyayı etkileyen tehlikeli bir savaş başlattılar. İsrail ile işledikleri savaş suçlarını tüm dünya eli kolu bağlı seyretmekle devam ediyor…<br />
       Değerli okurlar, yazımın sonu için tarih, sosyoloji, psikoloji veya fen öğretmeni olsam öğrencilerime hangi soruyu sorardım konusunda kafa yordum ama aklıma tatmin olduğum bir soru gelmedi. Yapay zekâya başvurdum. Tüm belirttiğim alanları kapsayan ayrı sorular önerdi. Tüm alanları bir araya getiren önerisini çok beğendim. Buyurun: “57 yıl içinde insanlık hem Ay’a gitmeyi başardı hem de dünyada büyük sorunlar (iklim krizi, savaşlar, eşitsizlik) yaşamaya devam etti. Sizce bu süreç insanlığın ilerlediğini mi yoksa sadece yön değiştirdiğini mi gösterir?”</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//bu-kose-yazima-siz-de-cevap-vermeye-calisin/410/</link>
<pubDate>Mon, 11 May 2026 07:11:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ABD-İsrail, İran savaşı ve uluslararası sistem!</title>
<description><![CDATA[<p>       ABD- İsrail’in İran’a saldırması aslında İran’ın Nükler silah ve bombalara sahip olması değildir. Amaç burada İsrail’in rahat etmesi ve Bölge hâkimiyetini sürdürüp genişlemek ve istediği ülkeye saldırıp topraklarına el koymasını sağlamaktır. Ayrıca ABD’nin Orta Doğu’da tetikçiliğini yapmasıdır…<br />
       ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından sonra uluslararası sistemin tamamen neo-realist bir düzlemde olduğunun teyit edilmesi anlamına gelmektedir. Uluslararası ilişkiler disiplini teorisyeni John Merasheimer’e  göre sistem büyük güçlerin hegemonya mücadelesi çerçevesinde şekillenirken, çok kutuplu bir sistemde çatışmaların artması söz konusudur! <br />
       İran’da dini lider Hamaney’in ve 50’ye yakın önemli siyasi ve askeri sembolün öldürülmesi,  ABD ile İsrail’in hava harekâtları ve İran’ın misillemeleri gündeme geldi ama ABD anlaşma için ateşkes yaptı. İran’ın önde gelen sivil, askeri ve dini alanda sembol olan kimselerin son yıllarda ABD ve İsrail tarafından öldürülmeleri İran açısından büyük bir güvenlik zafiyeti, ancak bu zafiyetten de daha önemlisi savaş ve barış hukukuyla ilgili ihlallere dair bir tartışma konusu olmasıdır!<br />
       Uluslararası sistem yukarıda bahsettiğim üzere tamamen büyük güçlerin güç mücadelesine dönüşmüş durumda! İran küresel bir güç değil ve bu bağlamda da ABD’ye tehdit olması da söz konusu değildir! Ancak İran’ın toplam ihracatının %40’ını Çin’e yapması Çin’in enerji ihtiyacını karşılamakta ve Çin’in dünya ticaretinde ve doğrudan yatırım konularında ABD karşısında rekabet edebilmesine olanak tanımaktadır. İran’ın en çok ithalat yaptığı ilk iki ülke arasında da Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin yer almaktadır!<br />
       Bu veriler ışığında aslında İran’a yapılan saldırı, Hürmüz Boğazının ablukaya alınması, bir bakıma dolaylı yoldan Çin’in yaşam damarlarını kesmek anlamına gelirken, Rusya’nın da İran’da sürdürdüğü nükleer çalışmaları durdurma amaçlı olduğunu söylemek mümkündür…<br />
       İran, İsrail, Rusya bu süreç içerisinde bölgesel güçler olarak dikkat çekerlerken, ABD ve Çin ise küresel güçler olarak bir savaşın doğrudan veya dolaylı olarak aktörleri olabilmektedirler. İsrail’e enerji alanında destek sağlayan önemli bir aktör olarak Azerbaycan’ı da burada anmadan geçemeyeceğim…<br />
       Bir başka deyişle büyük güçlerin mücadelesi, çok kutupluluk ve çatışmacı bir uluslararası ilişkiler sistemi söz konusu olmaktadır.  Bu sitem içerisinde vesayet sistemi de mevcuttur…<br />
       Günümüz uluslararası ilişkiler sistemi bizlere Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının öncesini, aynı zamanda Milletler Cemiyeti’nin işlevsizleştiği gibi BM de sıcak çatışma alanlarında işlevsizleştiğini göstermektedir. Bu işlevsizleşmenin temel nedeni ise ilgili çatışma bölgelerinde tarafların BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri olmasıdır, Buna gerek Suriye İç Savaşında gerekse Rusya-Ukrayna Savaşında da tanıklık etmiş bulunmaktayız…<br />
       İran Bölgede büyük olma çabası içerisinde İsrail’e her zaman karşı çıkmaktaydı. Azerbaycan- Ermenistan savaşı sırasında ise İran, Azerbaycan’a destek vermek yerine Ermenistan’ı desteklemişti. Tabı bu durumlar akıllardan silinmedi. Rusya yanlısı ve Suriye’de PKK-YPG’ye destek verdiği gibi İran topraklarında PKK-YPG’nin diğer bir kolu olan PJAK’ı da barındırıp destek veriyordu. İran, Türkiye’ye<br />
Karşı her zaman yüzüne gülüp arkasını döndüğünde Türkiye’yi sırtından ısırmaya devam etti. Türkiye ise İran’ı her platformda korudu ve kolladı…<br />
       Tabi ki İran’ın bir komşu Devleti olması hasebiyle, İran yönetim kararını başka devletler değilde kendi halkının belirlemesidir. Kimsenin boyunduruğu altına olmamasıdır. Bu savaşın kazananı olmaz. Savaşın bitirilmesi ve herkes kendi sınırları içinde huzurlu yaşamına devam etmesidir…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//abd-israil-iran-savasi-ve-uluslararasi-sistem/409/</link>
<pubDate>Thu, 07 May 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İYİ İNSAN KİMDİR?</title>
<description><![CDATA[<div>İyi insan kimdir? İyi insanın özellikleri nelerdir? Geçenlerde öğrencilerime bu soruları sormuştum.Yalan söylememek, başkasının arkasından iş çevirmemek, sırada kaynak yapmamak, sınavda kopya çekmemek, başkasının sözünü kesmemek gibi cevaplarıverdiler.</div>

<div><span style="white-space: normal;">İyi insanın özellikleri kişiden kişiye değişmez;iyilik tanımı nesneldir. İyilik, her toplumda kabul gören evrensel değerler bütünüdür.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Adana’da iyi olarak kabul edilen bir davranış,İstanbul’da da geçerlidir. Hatta dünyanın öbür ucunda da geçerlidir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kişi başkasına zarar vermiyorsa, haksızlık yapmıyorsa, yalan söylemiyorsa, kişiye göre davranmıyorsa iyidir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İslam dini de iyi insanı,“Elinden dilinden emin olunan kişi “olarak tanımlar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Eliyle başkasına zarar vermeyen, diliyle kalp kırmayan kişi iyidir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kimse kendine kötülük yapılmasını istemez. Kendisine yapılmasını istemediği hiçbir davranışı başkasına yapmayan kişi iyidir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Konuyu biraz daha açacak olursak; çocuğumuza, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza kısaca sevdiklerimize yapılmasını istemediğimiz her türlü olumsuzluğu, başkalarına da yapmamaktır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Oyun oynarken başka çocukların oyuncağını izinsiz almamayı öğrenen çocuk, büyüdüğünde de izinsiz hiçbir şeye elini uzatmaz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Okulda sıra arkadaşıylaiyi geçinen, yardımlaşan, elindekini paylaşan öğrenci büyüdüğünde de benzer davranışları sergiler.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Toplumun temel taşı ailedir.Ailede ekilen tohumlar, yetişkinlikte filizlenir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Atalarımız “Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne görsün ki ne işler.” derler.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Aile olmak, sorumluluk sahibi olmayı gerektirir. Sorumluluk sahibi ebeveynler, yine sorumluluk sahibi bireyler yetiştirir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Çocuk her ne kadar ailede şekillense de elbette toplumun etkisi göz ardı edilemez.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Toplumda iyilik de kötülük de bulaşıcı hastalık gibidir. Farkında olmadan etkisine girilir. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Maalesef günümüzde kötülük bulaşıcı olmaya başladı. Korkulu senaryolar her gün karşımıza çıkar oldu.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Küçücük sebeplerden büyük sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Mesela trafikte korna çaldı diye arabayı durdurup kavgaya tutuşanlar görülür.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bana göre iyilik yapmak kolaydır. Asıl zor olan kötülük yapmaktır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kötü olmak sistematik çaba gerektirir. Kendi ile barışık olmayan insanlar kötülüğü huy edinmiştir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kötüye kötü olduğunu kabul ettiremezsiniz. Kötülük kişiliğinin bir parçası olmuştur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kötü insanlar kıskançtır. Kötüler başkalarını zor durumda bırakmaktan beslenirler.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kötülerin çevresindekilere zararı vardır. Dedikodunuzu yapar, aleyhinize olur olmadık konuşur, başkalarını da doldurur. Görüldüğü gibi kötülük efor ister.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Oysaki iyilik öylemi. Usulcacık yapı verilir. Kimselerin haberi bile olmayabilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İyilik iyidir. Bunca kötülüğe rağmen iyilik, iyidir.</span></div>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//iyi-insan-kimdir/408/</link>
<pubDate>Tue, 05 May 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Küresel krizin 1 Mayıs kutlamalarına etkisi!</title>
<description><![CDATA[<p>      Cuma günü kutlanan 1 Mayıs emeğin bayramı… Ama ne yazık ki bayrama gölgesini düşüren olumsuz etkenler gündemimizin önemli başlıkları arasında…<br />
       5 yıl önceki pandemi dönemini anımsatan ve işsizliği de beraberinde getiren ekonomik kriz, kimi ekonomi yetkilisine göre pandemi dönemindekinden de beterdir…<br />
       Ekonomimizin lokomotifleri ve istihdam kaynakları turizm ve inşaat sektörleri sonu belirsiz bir çıkmazın içinde, önlerini göremeden akıntıya kürek çekmekte ve bir yandan da S.O.S. vermektedir…   Kaçak işçiliğin ve kayıt dışı ekonominin nasıl bir zillete dönüştüğü herkesin dilinde iken, güvencesiz iş yerlerindeki güncel ölümcül iş kazalarında akan kanlar henüz kurumadan 1 Mayıs’ı geldi ve meydanlarda yoğun güvenlik önlemleri içerisinde kutlandı…<br />
İş kazaklarında ülkemiz rekortmen durumunda!<br />
       Dar gelirli emekçi sınıfları ülke nüfusunun ağırlığını oluşturur.  <br />
Bu ağırlıklı nüfus bir türlü denetim altına alınamayan hayat pahalılığı altında ezilmektedir… Durmaksızın yükselen gıda enflasyonu, bu yoksul sınıfların evlerindeki tencereyi kaynamayı bırakın mutfakta yangın var feryadını getirmektedir…<br />
İşçinin ve emeğin en büyük dramlarından birinin yaşadığını vurgulayabilmek adına daha pek çok kara örnek sıralanabilir… Ama bu örnekleri bu köşenin çerçevesine sığdırmak da mümkün değil…<br />
       Dileyelim ki, tüm bu yakıcı ve hatta mahvedici sorunların çözümüne dair ayağı yere basan gerçekçi ve güncel projeleri de dinledik ama 1 Mayıs kutlamaları boş bir ritüel olmaktan öteye geçemediği görülüyor…<br />
       140 yıl kadar önce işçi devriminin başlatıldığı ve işçi haklarının kapitalizmin pençesinden söküle söküle alındığı en zengin ve en kalkınmış ülke Amerika’da bile şu anda küresel krizin olumsuz etkileri kol gezmeye başladı… ABD’deki kitlesel emekçi tepkilerinin boyutları giderek artıyor… Dünya genelindeki duruma baktığımızda da manzaralar iç açıcı değil.  Yıllar boyunca kazanılan istihdam ve üretim potansiyeli birkaç haftanın içinde silindi ve yok oldu… Tahayyül bile edilemeyen, ancak kurgu romanlarda ve filmlerde rastlanan bir felaket Pandemi sonrasında dünyanın üzerine tüm ağırlığınca kâbus gibi çöktü…<br />
       Dünya tarihi krizlerle ve bu krizlerden çıkış öyküleriyle doludur. Elbette ki bu acılı süreçten de çıkılacaktı. Ama eskisi gibi bir dünya olmayacak bu sürecin sonunda. Savaş dolayısıyla hırpalanmış bir dünyayı yeniden yaratma ve küresel refaha ulaştırma sorumluluğu yine ve tabii ki emekçilerin ve üreticilerin omuzlarında olacaktır… Emek, yenidünya düzenini de oluşturacaktır… Ekonominin ve üretimin çarklarını döndürecek olan, petrolden çok emekçinin ve üreticinin alın teridir. Alın terinin dere gibi akıtılmasından başka bir çare de yoktur önümüzdeki dönemlerde… Çünkü ekonomi o alın terinin deryası içinde yüzdürülebilir ancak…<br />
       Dilerim önümüzdeki zor dönemlerde işçi ve üretici yığınları 1 Mayıs destanını yaratan dönemlerin acılarını yaşamazlar… Çünkü küresel krizi bile fırsata dönüştürerek daha da zenginleşen kapitalizmin çalışma koşullarına sömürücü egolarını sürmesi olasılığı göz ardı edilemez… Daralan iş alanlarında ekmeği aslanın ağzına verecek o ruh hali şimdiden acımasız kapitalizmi sarmalına almış durumdadır. Bu ürkütücü manzaraya bakıp 140 yıl kadar önce emek dünyasında yaşananları anımsamak da olmuyor tabii ki…<br />
       Tabi atlanan çağ ile robot işlerin fabrikalarda cirit attığı ve hatta restoran ve başka iş yerlerinde ön plana çıkmaları da İşçi kesimini endişelendirmektedir. Diliyorum Dünya da artan nüfusa karşılık bu robot işliler azınlıkta İnsan gücü daha çoğunlukta olur…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//kuresel-krizin-1-mayis-kutlamalarina-etkisi/407/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Okullarda duyulmayan çığlıklar, görünmeyen yaralar!</title>
<description><![CDATA[<p>       Devlet okullarında sık görülen ve zaten standartlar açısından oldukça sıkıntılı olan okullarımızın koridorlarında, serbest zaman alanlarında ve dijital platformlarda sessiz ve derinden gelen bir tehlike katlanarak büyüyor: Akran zorbalığı ve yapılan silahlı saldırılar…<br />
       Her ne kadar da medyada gündem olsada bu tehlike çoğu zaman görünür değildir. Ama etkisi uzun süre devam eder. Çünkü akran zorbalığı, yalnızca bir davranış sorunu değil; sistemin adalet ve değer yargılarıyla ilgili bir göstergesidir…<br />
       Akran zorbalığı; bir öğrencinin başka bir öğrenciye karşı bilinçli, tekrar eden ve güç dengesizliğine dayanan olumsuz davranışlar sergilemesidir. Bu davranışlar sadece fiziksel değildir. Bu davranışlar, zamanla silahlı saldırılara dönüşmektedir..<br />
Şanlıurfa, Siverek’te daha sonra Kahramanmaraş da okullara yapılan silahlı saldırılar kabul edilemez…<br />
       Dijital zorbalık (mesaj, sosyal medya, fotoğraf paylaşımı yoluyla zarar verme) Psikolojik zorbalık. Fiziksel ve sözel zorbalıklarla daha sık karşılaşır olsak da diğerleri çok daha tehlikelidir. Çünkü fark edilmeleri zordur ve etkileri derindir…<br />
Okullarımızda Zorbalık Neden Bu Kadar Çok Artıyor?<br />
       Zorbalığı artıran asıl neden yapısal sorunlardır. Unutmayın zorbalık çoğu zaman öğretmen yokken gerçekleşir. Ekran bağımlısı çocuklar, Kalabalık sınıflar, Rehberlik hizmetlerinin yetersizliği,<br />
Denetimin olmaması, Empati ve değer eğitiminin önemsenmemesi,<br />
Sadece sınavlarda yüksek not almaya odaklanmış bir okul kültürün varlığı. Bütün bunlar zorbalığı artıran en temel etmenlerdir…<br />
En Kritik Nokta: Tanıklar (Sessiz İzleyiciler)<br />
       Akran zorbalığı, tek bir olaydan ziyade bir davranış örüntüsüdür. <br />
Zorbalık yapanların genellikle yüksek bir sosyal statü ya da güce sahip olan; daha iri, daha güçlü veya daha popüler olarak algılanan çocuklar oldukları görülmektedir…<br />
Peki, Ne Yapmalıyız?<br />
       Eğitim bilimi araştırmaları aşağıdaki uygulamalarının zorbalığı belirgin şekilde azalttığını göstermektedir. Açık ve Net Kurallar: Öğrenciler ve veliler neyin kabul edilebilir, neyin asla kabul edilmez olduğunu kesin ve net bilmesidir. Kesin Müdahale: Zorbalık görmezden gelinemez. Eğitimi yönetenler bu konuda tolerans göstermeden devreye girmeli, aynı zamanda zorbalıkla mücadelede öğretmene, öğrenciye ve veliye destek hizmeti vermelidir…<br />
       Güçlü Rehberlik Sistemi: Psikolojik destek erişilebilir olmalıdır. Bunun için daha fazla Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen istihdam etmeli, okul rehberlik servisi her açıdan güçlendirmelidir. Bir öğrencinin başarılı sayılması sadece sınav notuna göre değil, okul içindeki sosyal iletişim, saygı ve empati kültürü becerileri de dikkate alınarak belirlenmelidir…<br />
       Bu konuda yapılan en büyük hatalardan birisi de akran zorbalığını sadece “zorba öğrenci” üzerinden tanımlamaktır. Bizlerin bu yanılgılara düşmememiz gerekir. Şiddet ne okulda, ne aile içerisinde hiçbir zaman hoş karşılanamaz ve şiddet affedilemez bir durumdur…<br />
       Yukarıda isimlerini verdiğim şehirlerdeki okullara yapılan silahlı saldırılarda hayatını kaybeden Öğretmenlerimiz. Hayatının baharında çirkin saldırıda hayatlarını kaybeden çocuklarımızı, öğrencilerimizi nasıl unuturuz. Bu çirkin saldırıları yapan katillerin durumlarına batlığımızda aile, Aile yapıları ön plana çıkmaktadır. Saldırıda bulunduğu silah mutlaka Ailesinin silahlarını bu işlerde kullanan çocuklar. Çirkin saldırılar kabul edilemez. Çocuklarımızı bu saldırganlıklardan alıkoymalıyız ve Aile içerisinde bunları önleyici tedbirleri almalıyız. Uzun lafın kısası çocuklarımızın eğitmeleri önce aile de başlar, sonra okulda devam eder…<br />
       Sosyal medyada çocuğunun ne kadar zaman geçirdiğini, kimlerle arkadaşlık yaptığını Bu Arkadaşlarının iyi niyetli mi, Kötü niyetli mi Aileler bunları tespit etmelidir… </p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//okullarda-duyulmayan-cigliklar-gorunmeyen-yaralar/406/</link>
<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>POSTMODERNİZM</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernizm, edebiyatta, sanatta karşımıza çıkan, kafa yoran bir meseledir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her geçen gün de daha çok kafa yormaktadır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Birçok edebiyatçı, sanatçı bu akımın etkisinde kalmış, ürünler ortaya koymuştur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İşin kötüsü postmodernist edebiyatçı ve sanatçıların ortaya koydukları ürünler beğenilmiş, ciddi ciddi alıcısı oluşmuştur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu kadar konuşulan, konu edilen, gündem işgal eden postmodernizm nedir?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bunu biraz irdelemek gereklidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernizm; modernizmin evrensel doğru, akılcılık ve ilerleme iddialarını reddeden, gerçeğin parçalı, göreceli ve öznel olduğunu savunan 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan felsefi, kültürel ve sanatsal bir akımdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Büyük anlatıları (ideolojiler, dinler) yıkarak çoğulculuğu, belirsizliği, ironiyi ve merkezsizliği teşvik eder.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernizm, modernizmin kurduğu katı rasyonel yapıya bir tepki olarak, hayatın karmaşıklığını ve düzensizliğini kucaklayan bir anlayıştır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kısacası; modernliğe karşı bir başkaldırı, isyandır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Karmaşa, karışıklık, kuralsızlık ve ilkesizlik…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tüm sistemlere karşı olma durumu…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir haklılığı var mıdır?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kesinlikle yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilimsel, toplumsal gerçeklikten çok uzaktır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Pratik yaşamda modern, kafada postmodern…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Temeli budur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu temelde vardır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İyi değil mi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Pratikte hiçbir geçerliliğin yok ama soyut dünyada bir gerçekliliğin var.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Büyük bir konfor…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernizm, modern topluma bir tepki olarak ortaya çıksa da işin özünde kapitalist sistemin topluma bir dayatmasıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Algı yanıltmasıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Toplumsal yaşama karşı bireysel yaşamı kutsar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bireyi ön plana çıkarır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sınıfsal bakış açısını, dayanışmayı, emeği yok sayar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tüm dünyada var edilmiş kavramları, değerleri eskimiş, ilkel ilan eder.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsani değerleri geri bulur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernist kafa en çok edebiyatta hayat bulmuştur; çünkü edebiyatta postmodernizmi var etmek en kolayıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ekonomide, siyasette, tarımda, sağlıkta, hukukta, ulaşımda postmodernist bakış açısını hayata geçirmek zordur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hatta imkânsızdır...</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Üzücü olan şudur: Dünyada dünden bugüne değişen bilimsel temelde hiçbir şey yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tüm gerçekliği ile yaşam dünden bugüne devam edip gitmektedir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernizim, ne kadar modern toplumun öğretilerine, ilkelerine, bilimselliğine bir başkaldırı gibi algılansa da içi boş gerçeklikten uzak ve insani değerlerden kopuk bir anlayışla varlığını sürdürmeye çalışmaktadır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İçi boştur!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Modern anlayışına sadece bir eleştiridir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yerine koyduğu bir şey yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kapitalizm postmodernist bakış açısını çok sevmiştir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Postmodernizme can simidi gibi sarılmış; parlatmış, cilalamıştır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sonuçta: postmodernist kafasının bu topluma sunacak çok da bir şeyi yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Pop müzikte olduğu gibi bir dönem var olur…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sonra yok olur gider…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//postmodernizm/405/</link>
<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEMOKRASİ ÜNİVERSİTESİ VE REKTÖR KARAHASANOĞLU’NUN VİZYONU!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<blockquote type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> İzmir Ege Medya platformunda bulunan meslektaşlarımla birlikte İzmir Demokrasi Üniversitesi Yeni Rektörü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun konuğu olduk…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       İzmir Demokrasi Üniversitesi, şehrimizin genç ama dinamik kurumlarından birisi ve yeni Rektör Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu'nun vizyonu, üniversitenin İzmir ile bütünleşmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle bir tarihçi kimliğiyle (Osmanlı tarihi, diplomasi ve edebiyat alanındaki çalışmalarıyla biliniyor) göreve gelmiş olması, üniversiteye şans ve farklı bir derinlik katacağına inanıyorum…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Rektör Hocamız Karahasanoğlu, Üniversitenin mevcut durumundan gelecek projelerine, eğitimdeki teknolojik dönüşümden İzmir’e katacağı katma değere kadar geniş bir yelpazede sohbet ettik.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Demokrasi Üniversitesi, 10 yıllık geçmişiyle İzmir’in akademik haritasında tam da bu dinamizmi temsil ediyor. Akademik kadrosunu Türkiye’nin en saygın kurumlarından gelen isimlerle rüştünü ispatlamış bir kurumsal yapıdır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>UZUNDERE: İZMİR’İN YENİ EĞİTİM ÜSSÜ</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Rektör Karahasanoğlu’nun üzerine en çok durduğu ve müjdelerini sıraladığı konu, şüphesiz Uzundere Kampüsü’ydü. İzmir’in kentsel dönüşüm ve gelişim aksında kritik bir noktada bulunan Uzundere, Demokrasi Üniversitesi’nin kampüsüne ev sahipliği yapacak olması…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Rektör Hocamızdan öğrendiğimize göre: 383 dönümlük devasa bir alanda yükselen bu kampüste, Merkezi Derslikler binası 21 Mayıs itibarıyla kapılarını açıyor. Bu, sadece bir bina açılışı değil; üniversitenin fiziksel olarak bir merkezde toplanma idealinin en somut adımıdır. Şu an geçici binalarda eğitim gören İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin bu yeni ve modern altyapıya taşınası öğrencilere ve akademik personele büyük bir motivasyon olacaktır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Yapay Zekâya “Korkuyla” Değil, “Akılla” Bakmak</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri, günümüz dünyasının hem korkulu rüyası hem de büyük umudu olan “Yapay Zekâ” (AI) üzerine yapılan değerlendirmelerdi. Sayın Rektör, birçok eğitimcinin aksine yapay zekâya mesafeli veya yasakçı bir tutumla yaklaşmıyor. Aksine, “Endişelenmek yerine fırsata çevirmeliyiz” diyerek son derece ilerici bir vizyon ortaya koyuyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Rektör Karahasanoğlu, yapay zekayı bir “literatür tarama ortağı” ve akademik süreci hızlandıran bir araç olarak görüyor. “Hocalarımıza güveniyorum.” Alanına hâkim bir akademisyenin, önündeki metnin bir makine çıktısı mı yoksa öğrenci emeği mi olduğunu anlayacak birikime sahip olduğunu vurgulaması, aslında sistemine geçişin de bir sinyali…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Butik Ama Nitelikli: Akademik Kadronun Gücü bir üniversiteyi üniversite yapan binalardan ziyade, o binaların içindeki insan kaynağıdır. Rektör Bey’in paylaştığı rakamlar oldukça etkileyici: 10 fakülte, 13 bin öğrenci ve yaklaşık 700 kişilik bir personel ordusu... Ancak daha önemlisi, 470 civarındaki akademisyenin Türkiye’nin en seçkin okullarından süzülerek gelmiş olmasıdır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Sağlıkta Afiliasyon ve "İDÜ" Markası</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Sağlık eğitimi konusunda Buca Seyfi Demirsoy Eğitim Araştırma Hastanesi ile yürütülen iş birliği (Afiliasyon), uygulamalı eğitimin ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor. Tıp öğrencilerinin sadece teoride kalmayıp, hastane ortamında pişerek yetişmesi, Sağlık turizmi ve hizmet kalitesi için de büyük kazanç. Uzundere’deki Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi de hizmet veriyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       “İDÜ Yayınları”nın kurulacak olması ve kampüs girişindeki “İDÜ Mağaza” projesi, üniversitenin kendi markasını yaratma ve aidiyet duygusunu güçlendirmesidir.  </div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Toplantının sonunda Rektör Karahasanoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ecehan Aras ve Genel Sekreter V. Prof. Dr. Mikail Acıpınar ile yaptığımız sohbette: fildişi kulesinden kenti izleyen değil, kentin içine karışan, sorunlarına çözüm arayan ve dünyadaki teknolojik gelişmeleri yorumlayan bir yol izliyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun…</div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>

<div style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</div>
</blockquote>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//demokrasi-universitesi-ve-rektor-karahasanoglu-nun-vizyonu/404/</link>
<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>‘’EMLAKÇILAR PİYASAYI YÜKSELTİYOR’’ YANILGISI</title>
<description><![CDATA[<p>Gayrimenkul piyasasında sektör çalışanlarının üzerine haksızca yapışmış bir önyargı bulunuyor: "Emlakçılar piyasayı yükseltiyor." Dışarıdan bakıldığında sıkça dillendirilen bu söylenti, sahanın gerçekliğinden ve ticari mantıktan tamamen uzaktır. İşin mutfağında ter döken hiçbir gayrimenkul danışmanı, satılamayacak ve kiralanmayacak kadar doğru fiyattan uzaklaşmış bir mülkle zaman kaybetmek istemez. Satılmayan bir mülk, bizler için potansiyel bir gelir kapısı değil; aksine ciddi bir maliyet ve telafisi olmayan bir zaman kaybıdır.</p>

<p>Bugün bir mülkü pazarlamak, sadece cama afiş asmaktan ibaret bir süreç değildir. İlan portallarına her ay ödenen yüksek bütçeli aidatlar ve mülkü vitrinde tutmak için yapılan ekstra harcamalar işin sadece görünen kısmıdır. Bunun yanında; her potansiyel müşteri için harcanan yakıt, yer göstermeler için trafikte geçen saatler ve tüketilen ciddi bir mesai söz konusudur. Sektörde itibar ve başarıyı hedefleyen hiçbir emlakçı, aylarca satılmayacak şişirilmiş bir mülkün finansal yükünü sırtlanmaz. Gerçek bir profesyonel zamanla yarışır ve piyasa gerçekleriyle örtüşen, hızlı el değiştirecek doğru fiyatlı mülklerle çalışmayı seçer.</p>

<p>Piyasadaki suni fiyat artışlarının temelinde emlakçılar değil, mülk sahiplerinin piyasa gerçeklerinden uzak ve kopuk yaklaşımları yatar. Çoğu satıcı için referans noktası, çevresindeki diğer mülklerin kulaktan dolma satış rakamlarıdır. Komşusunun dairesi belirli bir rakama satışa çıktığında, kendi dairesinin donanımını veya manzarasını hesaba katarak fiyatı anında bir kademe daha yukarı çeker. Sekiz yıllık meslek hayatımda mülküne piyasanın altında bir değer belirleyenle karşılaşmadım.</p>

<p>Sahada sıkça karşılaştığımız bir diğer fiyat şişirme sebebi ise, mülk sahibinin evi satın aldığı dönemdeki altın veya döviz kuruna endeksleme yaparak bugünkü fiyatı belirlemeye çalışmasıdır. Ayrıca İşin içine bir de duygusallık katanlar vardır. Mülk sahipleri çoğu zaman o eve döktükleri emeği, yıllarını ve anılarını da fiyatlandırmaya kalkar. Mülklerine görünmez bir "duygu ve hatıra vergisi" ekleyerek, evleriyle birlikte yaşanmışlıklarını da satmak isterler.</p>

<p>Satıcıların düştüğü bir diğer büyük yanılgı ise mevcut evlerini satarken "Bu fiyata verirsem yerine yeni bir ev alamam" mantığıyla hareket etmeleridir. Kendi eski mülkünün değerini, satın almayı hayal ettiği sıfır veya daha üst segment bir evin fiyatına endekslemeye çalışırlar. Oysa piyasa son derece gerçekçidir. Hiç kimse bir başkasının eski evine, yeni bir evin fiyatını ödemek istemez. </p>

<p>Piyasanın en sert ve değiştirilemez kuralı vardır. Satıcı, kendi mülkü için dilediği hayali rakamı belirlemekte sonuna kadar özgürdür; mülkünü istediği fiyatla satışa çıkarabilir. Ancak bir gayrimenkulün asıl değerini satıcı değil, alıcılar belirler. Kapıdan giren alıcı, evin içindeki hatıralara veya satıcının yeni ev hayallerine bütçe ayırmaz. Sadece piyasa rayicine, konuma ve özelliklerine bakar. Alıcının ödemeye razı olduğu rakam, o mülkün piyasadaki nihai fiyatıdır.</p>

<p>Bu yüzden, işini layıkıyla yapan gayrimenkul danışmanlarının asıl mücadelesi alıcılarla değil; şişirilmiş fiyatlarda ısrar eden, evine "duygu ve hatıra vergisi" ekleyen satıcılarladır. Profesyonel bir emlakçı, mülk sahibini o duygusal bulutlardan indirip acı piyasa gerçekleriyle yüzleştiren, fiyatları şişiren hayallere karşı duran en sağlam dalgakırandır.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//emlakcilar-piyasayi-yukseltiyor-yanilgisi/403/</link>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> ANTALYA DİPLOMASİ FORMU’NUN YANKILARI!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Antalya Diplomasi Forumu’nun bu yıl beşincisi yapıldı. Dünyanın çok farklı ülkelerinden 140’ı aşkın devlet, hükümet başkanları veya temsilcilerin katıldığı forumda bu yılki tema “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek.”</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bu tema esas alınarak yapılan oturumlarda, belirsizlikleri sadece tespit etmek değil, yönetmek ve yeni bir gelecek tasarlamanın önemine vurgu yapılmaktı…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Antalya’daki forumda, dünyadaki kurulu sistemin artık yeterli olmadığı, dünyanın “eski kurallarla” yönetilemediği ve yeni bir düzen tartışmasının kaçınılmaz olduğunun da altı çizildi. Dünyada jeopolitik gerilimlerin arttığı, güç dengelerinin değiştiği, küresel sistemin öngörülemez hale geldiği ve klasik uluslararası düzenin sorgulandığı koşullarda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşmasında çizdiği çerçeve, forumun bu yılki teması ile birebir örtüşüyordu…<br />
       Cumhurbaşkanı Erdoğan “dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı yaşıyor” vurgusuyla, aslında bu sistemin sadece siyasi değil, aynı zamanda ahlaki bir çöküş içinde olduğuna da işaret etti. Çünkü mevcut düzen, kuralları olan ama bu kuralları herkese eşit uygulamayan bir yapı hâline gelmiş durumda. Bu da sistemin meşruiyetini sorgulatıyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan düzen; Birleşmiş Milletler, güvenlik mimarisi ve “kural temelli sistem” söylemi üzerine inşa edilmişti. Ancak bugün gelinen noktada, bu yapının krizler karşısında etkisiz kaldığı açık. Gazze’de yaşananlar, Ukrayna savaşı ya da bölgesel çatışmalar, bu sistemin ya çözüm üretemediğini ya da taraflı davrandığını ortaya koyuyor…   </div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında bunların altını çizdi.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Aslında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” çıkışı da bu forumda ortaya koyduğu tezlerin üzerine tam olarak oturuyor.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Erdoğan’ın bu söylemi, sadece bir slogan değil; mevcut küresel düzenin temsil krizine yönelik doğrudan bir meydan okumadır. Burada kritik olan şu: Türkiye Cumhurbaşkanı, bu çöküşü sadece eleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda alternatif bir yaklaşım da önerisinde de bulunuyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Erdoğan, konuşmada sıkça vurguladığı “diyalog”, “diplomasi” ve “adil temsil” kavramlarını, yeni bir uluslararası düzenin temel taşları olarak ortaya koyuyordu…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Özetle Erdoğan’ın konuşması, klasik anlamda bir diplomatik hitap değil; yeni bir dünya düzeni tartışmasının manifestosu niteliğindeydi. Ve bu manifestonun merkezinde şu iddialar vardı: Eğer adalet, eşitlik ve temsil yeniden tesis edilmezse, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan sistem artık kendini taşıyamayacak.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bugün yaşanan krizler de bunu göstermektedir… </div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması küresel sistemde yaşanan sorunlara yönelik tespit, eleştiri ve önerilerden ibaret değildi. Aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel meselelerdeki duruşunu, ilkesel çizgisini, İsrail’in Gazze de işlediği soykırımı ve özellikle Kıbrıs konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koymuştur…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bugün dünya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi bir “istikamet buhranı” yaşıyor. Kuralların seçici uygulandığı, adaletin güç ilişkilerine göre şekillendiği bir uluslararası düzende, Yapılan yanlışlıklar, haksızlıklar karşısında Türkiye olarak her zaman mazlumun yanında yer alacağız…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bunu Dünya Devletleri arasında çok iyi bilinmelidir ki, Türkiye artık oyun kurucudur. Burada şunu söylemek istiyorum. Küstah Netenyahu ve İsrail Hükümeti mensupları da konuşmalarına dikkat etmelidir. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan yalnız değildir. İsrail bu küstah tehditlerine devam ederse Karışlarında Tüm Türkiye halkını tek vücut olarak karşılarında bulacaklarını unutmasınlar…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Netenyahu’nun ve İsrailli bakanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın saçının bir telini bile koparamazlar… Ve şu bilinmelidir ki, Türkiye bu çizgide kararlılıkla yürümeye devam edecektir…</div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//antalya-diplomasi-formu-nun-yankilari/402/</link>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SABAH OLUP UYANINCA</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Günlük rutinde hayat devam ederken, hiç hesapta olmayan durumlar insanı sarsabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsan yaşamı inişli çıkışlıdır. Bazen sevinçlerle, bazen acılarla örülmüştür.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kişi kalkar, işine, okuluna gider. Bir de bakarsın o gün yaşanan bir olay hayatını değiştiriverir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Geçen hafta Urfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarında canlarımızı kaybettik. Geçen hafta hiç geçmek bilmedi. Olaylardan az ya da çok etkilenmeyen kalmadı. Bu konuda söylenecek söz, yazılacak çok şey varken “derin bir acı” bıraktığı kesin.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hiç beklenmediğimiz bir afet 2023’te hayatları alt üst etti. Kayıpların acısı hala devam ediyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İşe giderken yaşanan bir trafik kazasıyla engelli bir insan olarak yaşama devam etmek zorunda kalınabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Aniden gelen bir kararnameyle başka yere tayin edilebilirsiniz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ölüm veya ayrılık sizi başka bir insana dönüştürebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Çaresiz bir hastalık yaşam kalitenizi düşürüp ilaca ya da yatağa bağımlı hale getirebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir genç kız, istemediği halde hamile kaldı diye yaşamına son verebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazarken bile zorlandığım bu ve buna benzer acılar yaşandı ve maalesef yaşanmaya devam ediyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Okul saldırıları için geniş çaplı, profesyonel ve kalıcı önlemler alınırsa masum çocuklar, öğretmenler hayattan koparılmayabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Cinayetlerin failleri bulunur gereken ceza verilirse belki başka bir kadın öldürülmeyebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Doğal afetlere yönelik en baştan önlem alınırsa belki can kayıpları en aza indirilebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yanlış anlaşılmasın; amacım günah keçisi aramak değil, çözüm aramak. Daha yaşanabilir bir dünya inşası için ne yapılabilir?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hayatta hep kötü şeyler olmuyor. Başta dediğim gibi yaşam inişli çıkışlıdır. Hayatta güzel şeyler de olur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Doğan bir bebek mutluluğunuza mutluluk katabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sevdiğine kavuşmak, yaşamı daha yaşanır kılabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hayal ettiğiniz evi satın alabilmek kişiyi rahatlatır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hastaysanız sağlığınıza kavuşmak dünyalara bedeldir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazarsanız, çıkarttığınız kitabın okunması en büyük armağandır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Neler oluyor hayatta</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir de şu rüya gerçek olsa, olsa</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sabah olup uyanınca, her şey yine aynı kalsa</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kısacık şarkı sözleri ne çok şey anlatıyor. İstediğin işe alınmak, rüyanın gerçek olmasıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sabah olup uyanınca her şey yine aynı kalsaydı “Gülistan” bugün hayatta olurdu.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hayatta gerek iyi gerek kötü çok şeyler olabilir. Olanı iyi okuyabilmek gerekir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Olaylara empati (duygudaşlık) yaparak bakılırsa hayatta çok şeyler değişebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">MUAZZEZ TOĞRUL</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//sabah-olup-uyaninca/401/</link>
<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>OKULDA ŞİDDET</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Ne ekersen onu biçersin.” mesele bu kadar basittir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kimse birilerini hedef gösterip, suçu ona yıkıp, bu sorumluluktan kurtulmaya çalışmasın.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hani Nazım Hikmetin şiirinde şöyle bir cümle vardır: “Ve açsak, yorgunsak, al kan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak, kabahat senin, - demeye de dilim varmıyor - kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yine Rıfat Ilgaz’ın bir sözü vardır: “Kötü öğretmen, kötü öğrenci, kötü veli yoktur. Kötü eğitim sistemi vardır.”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Birisi sosyal paylaşım sayfasına çok güzel bir söz yazmış: “Mafya filmi izleyerek yetişen çocukların hoşgörülü, insan sever, paylaşımcı olmasını beklemek ne kadar mantıklı?”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Armut ağacı dikerseniz armut, elma ağacı dikerseniz elma yetişir. Elma ağacı dikip de ağaçta armut yetişmesini beklemek akla da mantığa da sığmaz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Böyle bir şeyin olması da mümkün değildir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Çocuklar mafya filmleri izleyerek büyüyorlar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Konaklar, ağalar, zenginler, eşler, sevgililer ve marabalar var filmlerde.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Zengin olma özentisi ile büyüyor çocuklar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Zengin değilsen bir hiçsin!” algısı hakim çocuklarda.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bolluk ve bereket…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Emek harcamadan para kazanmak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şöhret olmak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Çocuk ekranda gördüklerini gerçek sanıyor ve gördüklerine özeniyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ekranda izledikleri insanlar gibi olmak istiyorlar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Nedir o öyle? Her filmin karesinde silah ve ölen, öldüren insanlar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ölüm sadece bir rakam… O kadar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ne kolay değil mi, bir insanın yok olup gitmesi…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsan nerede?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Vicdan nerede?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Duygu nerede?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Merhamet, sevgi, duygudaşlık, dostluk, dayanışma, hoşgörü…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Daha bir sürü dini değerler ve evrensel değerler…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yok sayılmakta…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tüm yaşananlar, değer atfedilenler insani değerlerden çok uzak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsani olmayan her şey…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İdealize edilmekte…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu işin buraya varacağı çok önceden belli değil miydi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hem toplumsal, hem bireysel, hem eğitsel, hem de sistemsel bozulmalar; yetersizlikler böyle bir sonucun oluşmasına neden olmuştur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Herkesin her şeyi bildiği bir ülke olduk çıktık.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Herkes her konuda her şeyi çok iyi biliyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilim insanına, konunun uzmanına, teknik bilgiye hiç gerek duyulmuyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İyi de bu bilim dışı uygulamaların bir sonucu maalesef olacak. Toplum olarak da bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödeyeceğiz, ödemekteyiz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Emeğin, alın terinin, bilimin, fennin değerini bilmek zorundayız.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Emek olmadan yemek olmaz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Emeğin kutsallığını çocuklarımıza öğretmeliyiz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dediğim gibi; yazacak, anlatacak o kadar çok şey var ki… Değil köşe yazısına, sayfalar dolusu kitaplara sığmaz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tabii ki umut olmazsa olmaz, bir yerlerden başlamak gerek...</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir yerlerden de başlanmalı...</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Umut her zaman var!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Var olmaya da devam edecek.</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//okulda-siddet/400/</link>
<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kamu ile özel okullar arasındaki fark katlanarak açılıyor!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> Devlet okullarıyla, özel okulları tartışacak olursak ne olur?</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bir tarafta ana dil becerisi tamamlamakta zorlananlar, diğer tarafta ana dilin yanında en az bir yabancı dili akıcı biçimde konuşabilenler.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bir tarafta sadece akademik alanda ezbere dayalı bilgi yüklemesi altında ezilenler, diğer tarafta sosyal aktivitelerle bütünlüklü gelişim sağlama yolunda önemli adımlar atanlar…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bir tarafta teknolojiye uzaktan bakanlar, diğer tarafa eğitim teknolojisini sonuna kadar kullananlar. Bir tarafta doluluk yaşayan sınıflar, diğer tarafta her yönüyle düşünülmüş sınıf ortamları…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Özel okulların olumsuz yanı yok mu?</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Olumsuzluklar olmaz olur mu onlarca?</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Özel okulların tamamının kolej olduğunu ve GCE A-Level programı odaklı eğitimler verdiğini dikkate alan bir karşılaştırma yapsak bile yine de özel okulların kamu kolejlerinden çok daha iyi olduğunu söylemek mümkün değildir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Öğretmenin göreve başlaması ya da görevden çıkarılması okul patronun bir sözüne bağlı olması nedeniyle çok sık ve sürekli öğretmen değişikliği ile karşılaşan öğrencilerin pedagojik gelişimlerindeki sıkıntıları yaşamaktadır...</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       En önemlisi de: “müşteri” olarak görülen anne-babaya şirin görünmek adına okul yaşamı, sınıf geçme, öğrenci başarısı ve davranışların disipline edilmesinde adil olmayan uygulamalar…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Peki, ama neden onlarca sıkıntısına rağmen özel okullar ile kamu okulları arasındaki fark neden katlanarak artıyor?</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bu sorunun en temel yanıtı; “21. Yüzyılda yaşamamıza rağmen kamu okullarında hâlâ 19. Yüzyıl eğitim anlayışının hâkim olduğu söylentileridir” denebilir mi?</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Kamu okullarımızda hâlâ; Öğrencilerin farklı ilgi ve becerilerini geliştirmeye odaklanılmıyor. Eğitim sadece kâğıt üzerinden öğrenilenle sınırlı. Ezber yeteneği ve sorulan sorulara yanıt verme hâlâ en önemli başarı kriteri. Düşünme, problem çözme, analiz, yorum ve üretim yok denecek düzeyde olması gösterilmektedir.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Öğrencilere milli değerlerin kazandırılması en önemli uygulama olmaya devam ediyor… Küresel sorunlara, insanı ve evrensel değerler duyarlı bireyler yetiştirmek okulların en son görevi olmuş durumunda…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bilinmelidir ki; en liberal ülkelerde bile eğitimin kamusal bir yanı vardır. Bu kamusal yan, saygın bir yaşam sürebilmek için sadece bireyin sahip olduğu eğitim hakkından değil, eğitimin; “insanlaşma” sürecinin esası olmasından kaynaklanmaktadır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Eğitimin kamusallığı, sınırını genişletme ve eğitim alma durumunu koruma işidir.  Eğitimi bazı yanlışlıklarla yönetmek en hafif ifadeyle topluma yapılmış en büyük kötülüktür…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Eğitim sisteminin hem ülke kaynaklarının hem de aile bütçelerimizin ne denli büyük bir kısmını tükettiği göz önüne alınırsa, ne derece büyük bir öneme sahip planlama ile yönetilmesi gerektiği çok daha iyi anlaşılabilir. Çünkü eğitim kamusaldır ve ulaşılması gereken hedefleri vardır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Devlet tarafından verilen parasız eğitim, eğitim hakkının kullanıldığı anlamına gelmez. Kamusal eğitim, istisnasız her çocuğun “kaliteli eğitime” ulaşmasını sağlaması demektir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Devlet okullarında öğrencilerin birbirleriyle dalaşması, “Akran kavgalarının” çoğalması, öğrencilerin eğitimin yanı sıra kavgaların artması, hatta yumruklu, silahlı, bıçaklı saldırıların düzenlenmesi bu akran kavgalarının can almaya kadar gidilmesi, Öğrencilerin, Öğretmenleriyle alay edip şaklabanlık yapmaları aileler arasında hoş karşılanmamalıdır. Öğrencilere önce Ebeveynlerin, Anne-Babaların gerekli terbiyeyi vermesi sonra da okullarda öğretmenlerin bu gereksiz işlere öğrencilerin tevessül etmemeleri için gerekli terbiye eğitimini de vermeleri gerekmektedir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Benden bir Tavsiye</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Çocuğunuzun görebileceği ve kolayca alabileceği bir kitap köşeniz olmalı. Böylece çocuğunuzun büyüme sürecinde kitaplara yabancı kalmamasını sağlamış olursunuz…</div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//kamu-ile-ozel-okullar-arasindaki-fark-katlanarak-aciliyor/399/</link>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ARADAN ÇIKARDIĞINIZ EMLAKÇI DEĞİL, KENDİ ONURUNUZDUR!</title>
<description><![CDATA[<p>          Akşam izlediğim bir haber, toplum olarak etik değerlerimizin nereye savrulduğunun ibretlik bir vesikasıydı. Aslında emlak sektörünün bir güven değil, bir "karakter" sınavından geçtiğini gözler önüne seriyor. Bir alıcı, Gayrimenkul Danışmanı eşliğinde gezdiği evin içine, danışman arkasını döndüğü anda gizlice bir not kâğıdı bırakıyor: "Arada emlakçı olmadan görüşelim."<br />
         İşte bu not; bir insanın onurunu, alelade bir kâğıt parçasının üzerine sığdırmasıdır. Aynı sofraya oturup hesabı ödemeden kaçanların anlayışıdır. Siz o notu bir "fırsat" mesajı sanıyorsunuz; ama o kâğıt aslında bir karakterin iflas mektubudur.<br />
         O notu bıraktığınız ev, sizin için sadece bir "konut" olabilir; ancak Emlakçı için o kapının açılması, devasa bir yatırım harcamasının ve riskin sonucudur. Bir Emlakçı o kapıyı size açana kadar; ilan portallarına ödenen servet değerindeki abonelik ve doping bedellerini, yüksek ofis kiralarını, her ay durmak bilmeyen vergi ve SGK yükümlülüklerini, araç yakıt ve bakım giderlerini tek başına sırtlanıyor. Henüz tek kuruş kazanmadan, bu yılbaşında yürürlüğe giren 40.000 TL’lik yıllık "Taşınmaz Ticareti Harcı" gibi ağır maliyetleri peşinen ödüyor. Bizler, sizin "fırsatçılıkla" yok saymaya çalıştığınız o emeği inşa etmek için her sabah ağır bir ekonomik yükle uyanıyoruz.<br />
         Neden emlakçıyla geziyorsunuz? Çünkü zamanınız kıymetli; sokak sokak gezmek, yanlış fiyatla dolandırılmak, belediye ve tapu koridorlarında vakit kaybetmek istemiyorsunuz. Biz sizin yerinize soğukta titrer, sıcakta terler, kilometrelerce yol yaparız. Mülkün röntgenini çeker, market rafındaki bir üründen daha şeffaf bir şekilde önünüze koyarız. Size sadece "evet" demek kalana kadar biz arkada yüzlerce "hayır" ile boğuşuruz.<br />
        Emlakçının sunduğu tüm konforu sömürüp, iş el sıkışmaya geldiğinde o korkakça notları bırakanlar... Sizin "kâr" sandığınız o rakam, aslında bir başkasının evine götüreceği ekmeği gasp etmektir. Bir danışmanın günlerce harcadığı mesaiyi, yaktığı yakıtı ve ödediği vergiyi yok saymak bir "ticari zekâ" değil; bir "etik erozyonu"dur. Başkasının alın terini yok sayarak kurulan bir yuva, hangi dürüstlük temeli üzerine inşa edilebilir? Akşam yastığa başınızı koyduğunuzda, o evin her köşesinde hakkı olan o insanın ahıyla nasıl huzur bulacaksınız?<br />
       İşin en acı tarafı ise, emeğini çaldığınız bu insanları sonra gidip "Emlakçılara güvenilmez" diye yaftalamanızdır. Oysa dürüst bir alıcı bilir ki; profesyonel emlakçı onun en büyük koruyucusudur. Emlakçı, mülk sahibinin duygusal veya fahiş fiyat beklentisini piyasa gerçekleriyle dengeleyen bir profesyoneldir" Alıcıyı piyasa değerinden fazla ödemekten ve tapu devir masalarındaki olası mağduriyetlerden koruyan tek kalkandır.<br />
       Değerli meslektaşlarım; bu sistemin içindeki emek hırsızlarına bir iyilik yapın. Mülk sahiplerinden mutlaka Yazılı "Yetki Sözleşmesi" alarak çalışma yapın. Öyle bir profesyonellikle çalışın ki; hem siz emeğinizin karşılığını alın, hem de o emek hırsızları istemeseler de kendi onurlarını korumuş olsunlar. Çünkü sizin imzanızın olmadığı her iş, birilerinin karakterini ve onurunu satmasına zemin hazırlar.<br />
        Kimin dürüst, kimin hak tanımaz olduğuna dair hükmü; artık o derin hesaplaşmalara ve kirlenmiş vicdanlara bırakıyorum.</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//aradan-cikardiginiz-emlakci-degil-kendi-onurunuzdur/398/</link>
<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ekonominin gerçeği: Mersin’in çarşı pazarın da!</title>
<description><![CDATA[<p>     ABD- İsrail- İran savaşı, Dünya ülkelerinde Borsaları, Başta petrol olmak üzere, altın döviz piyasalarında hareketler yaşatıyor. Petrol fırladı. Altın ve Avro düştü. Dolar da yukarı hareketlenme var. Savaşın devamı halinde bu hareketlilik yaşanacak…<br />
       Ekonomi, çoğu zaman steril televizyon stüdyolarında, janti takım elbiseler giymiş uzmanların teknik terimler ve karmaşık grafikler eşliğinde tartıştığı teorik bir disiplin gibi algılanır. Oysa gerçek ekonomi, ekranlardaki o soğuk rakamların ötesinde; Mersin’in Tarihi Zafer Çarşısı ve Mersin de kurulan pazarlarda, Birçok AVM’lerde, Mersin sokaklarında, Pasajlarında sabah dükkânlarını besmeleyle açan esnafın alnındaki çizgilerde ve alışverişinde filesini en uygun fiyatla doldurmaya çalışan insanların, emeklinin telaşında saklıdır…<br />
       Bugün geldiğimiz noktada, küresel krizlerin yerel hayata yansıması, artık bir “kimya” meselesine dönüşmüş durumdadır; zira Ortadoğu'daki bir bombalama, savaş, binlerce kilometre ötedeki bir mutfağın huzurunu sarsmaktadır…<br />
       Hafta başından bu yana uluslararası piyasalarda altın ve petrol fiyatlarındaki dramatik hareketlilik, sadece finans çevrelerinin değil, doğrudan doğruya sokağın ana gündem maddesi haline gelmiştir. Ortadoğu’nun o bitmek bilmeyen gerilimi, enerji hatlarındaki belirsizlik bulutları ve küresel güçlerin satranç hamleleri, ne yazık ki en ağır faturayı dar ve orta gelirli insanımızın önüne koymaktadır…<br />
       Bir varil petrolün fiyatına eklenen her dolar, sadece dev gemilerin yakıtını değil; Mersin’in köylerinden şehre sebze taşıyan kamyonun mazotunu, dolayısıyla da soframızdaki domatesin, biberin, ekmeğin birim maliyetini doğrudan etkilemektedir. Lojistik maliyetlerindeki bu sinsi artış, çarşı pazarın kimyasını bozarak enflasyonist baskıyı halkın omuzlarına daha da ağır bir yük olarak bindirmektedir…<br />
       Altın meselesine gelince; bizim toplumumuzda altın sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda tarihsel bir güvence, bir vefa nişanesi ve yarınlara dair bir kaledir. Son dönemdeki o durdurulamaz ve öngörülemez yükseliş, bu kaleyi orta sınıf için neredeyse fethedilmesi imkânsız bir zirve haline getirmiştir. Bir düğünde takılacak küçük bir takıdan, kara gün için saklanan birikime kadar her şey, küresel piyasaların insafına terk edilmiştir. Bu durum, toplumsal geleneklerimizi ve yardımlaşma kültürümüzü dahi dolaylı yoldan yaralamaktadır…<br />
       Artık ekonomi; sadece borsa endekslerinin yeşil veya kırmızı yanması değil; işçinin yol parası, emeklinin bakkal veresiye defterindeki son satır ve ev hanımının pazar çantasındaki o hüzünlü boşluktur…<br />
       Yaşadığımız bu kaotik ve “stresli” coğrafyada, dışa bağımlılığın yarattığı bu ekonomik türbülanslardan korunmanın yolu ise bellidir: Yerel üretim ve sarsılmaz bir kooperatifleşme bilinci. Mersin, bu konuda tarihsel bir mirasa ve büyük bir potansiyele sahiptir. Mersin’in ilçe ve Köylerindeki bereketli toprakları, tarımsal kalkınma hamleleriyle yeniden canlandırılmalıdır. Yerli üretici, küresel tekellerin ve aracıların eline bırakılmamalıdır. Mersin ve İlçe özelinde belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının desteklediği üretici pazarları, kooperatif marketleri ve “tarladan sofraya” doğrudan erişim modelleri, aslında bu küresel fırtınaya karşı güvenli limanlarımızdır…<br />
       Ekonominin gerçek sıhhati makro ekonomik verilerle değil, mikroskobik ölçekte vatandaşın tenceresindeki pişen yemeğiyle ölçülür. Çarşı pazarın ateşini düşürmek, sadece Ankara’nın alacağı yüksek kararlarla değil, yerelde esnafın yükünü hafifletecek, üreticiyi koruyacak ve tüketiciyi ezdirmeyecek rasyonel çözümlerle mümkündür. Unutmayalım ki; bir ülkenin gerçek zenginliği, borsa kulelerindeki hayali rakamlar değil, vatandaşının çarşıdan eve dönerken duyduğu huzur ve alım gücünün onurudur. ABD-İsrail- İran arasında ateşkes oldu. Dünya inşallah rahat eder dedik ama İsrail kışkırtıyor. Trump saldırmaya bahane arıyor…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//ekonominin-gercegi-mersin-in-carsi-pazarin-da/397/</link>
<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NİÇİN KİTAP OKUNUR!</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazdığım yazılarda, söylediğim sözlerde tekrara düşmek istemem ama şöyle bir şey demiştim; “ülkenin okuyanı ile okumayanı arasında çok da bir farkı yok.” demiştim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu sözün doğruluğunu birebir deneyimledim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Çok da üzüldüm!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sosyal medya takipçilerim bilirler, bir kitap kulübümüz var.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dört yıldır da düzenli olarak kitap okuyoruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İki haftaya bir toplanıyoruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşamış yazarların kitaplarını okumakla başladık.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ünlü Türk yazarları okuduk.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Günümüz yazarlarını okuduk.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Geçen yıl biraz da dünya klasiklerinden okuyalım, dedik.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Gerçekten de dünyada ün yapmış yazarların kitaplarını okumanın tadı bir başka oluyormuş, onu keşfettik.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu günlerde de günümüz yazarlarından öne çıkmış kim denk gelirse onu okuyoruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Anlayacağınız spontane…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İki hafta önce belirlediğimiz yazarın kitaplarını okuduk, yazar ve kitapları üzerine konuştuk.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İki hafta sonraya buluşmak üzere yeni bir yazar belirledik.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">whatsapp üzerinden bir arkadaş “Ben bu yazarı okumak istemiyorum.” diyerek, tepki gösterdi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şaşırdım, doğrusu…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kitap kulübünün kuruluş amacı çok açık ve de net…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kitapları sevdirmek, kitap okumayı alışkanlık haline getirmek, düzenli kitap okumayı sağlamak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">O kadar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bunun dışında kitap kulübünün bir amacı yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sevgi, saygı, hoşgörü, empati temelinde daha insani duyguları geliştirmek...</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ön yargılardan arındırmak...</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Meseleye daha objektif bakmak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şunu net ifade etmek isterim: Kitap okumayı içselleştirmiş bir kişi, “şu yazarı, şu kitabı okumam” demez…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Meseleye evrensel değerler üzerinden bakar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her tür kitabı okumayı bir görev bilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tek gaye, okumak ve bilmektir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Toplumun saygın kişileri, okumuş insanlardan oluşur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu bir gerçektir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Böyle de olmalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Derdimiz farkındalık yaratmak, daha çok kişinin kitap okumasına vesile olmaktır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kitap kulübü olarak; son zamanlarda kitap okumanın azaldığı gerçeğinden hareket ederek, elimizden gelen gayreti göstererek, kitap okumayı bir tutku haline getirmeye çalışmaktayız.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kitap okumanın insan üzerinde ciddi manada bir etki yapmasını bekliyor insan. Yapmadığını görmek, şahit olmak da üzüyor haliyle.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ben o yazarı okumam, demek de neyin nesidir?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Neden biz böyleyiz?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tamam! Okul, eğitim görmeyene cahil diyoruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir sürü cümle kuruyoruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Belli bir tahsil görmüş, kitap okuyan insanların okumamış insanlar gibi davranış sergilemelerine ne demelidir?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Cevabını siz bulun?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Okumuş, kültürlü insanların ön yargısı olur mu?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazar yazardır, kitap da kitaptır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tüm yazarlar ve kitaplar değerlidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir emek ürünüdür.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazarla aynı düşünmek zorunda değiliz; yazar da bizim düşüncelerimize göre yazmak zorunda değildir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Arıların çiçeklerden bal alması misali, okuyucu farklı yazarlar ve kitaplar okuyarak bilgi dağarcığını geliştirecektir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her kitap okumaya değerdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İki bin yirmi altıda kendine okumuş diyen insanların “Şu kitabı ya da yazarı okumayalım!” demelerine anlam vermek gerçekten zor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Kitap niçin okunur?” sorusuna verilecek en iyi yanıt, “iyi bir insan olmak içindir.” olmalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kitap okuyarak, iyi bir insan olmayı kaç kişi başarıyor tartışılır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu ülkede daha neler göreceğiz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ülke olarak tüm evrensel doğruları altüst etmeyi başarıyoruz ya ona üzülüyorum!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ne diyeyim!</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//nicin-kitap-okunur/396/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖZLEMMM</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özlem, beş harf ve iki heceden oluşan devasa bir sözcüktür. Tek bir tanımı yoktur; çeşit çeşit tanımı vardır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özlenen, yeniden görülmek istenenler çok çeşitlidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yıllar önce görülen bir yer tekrar görülmek istenirse özlem oluşur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İlkokul sıralarında birlikte oturduğun sıra arkadaşını hatırladığında oluşan duygu özlemdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kış mevsimini yaşarken yaz mevsimine ait anılar aklına gelirse oluşan duygu özlemdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Delikanlı olmuş oğlunun çocukluğuna ait bir fotoğrafa baktığında yeniden bebekliğine sarılmak istemek özlemdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hayatını kaybetmiş bir yakınını görmek istemenin özlemi tarifsizdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hayatta olan sevgiliden ayrılmanın, isteyip de görememenin özlemi şairlere şiir yazdırmış, ozanlara türküler yaktırmıştır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Sevdiğini görememenin özlemi bile güzeldir.” demişti bir arkadaşım. Yani sevmek, sevip özlemek de güzeldir. Bunu yazmadan edemedim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Elden çıkarılan bir kıyafet üzerinden zaman geçince tekrar hatırlanır; aranır ama yoktur. İşte o kıyafeti aratan da özlemdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Eşin, dostun evcil hayvanına geçici bir süre bakım verilir. Evden gittiğinde geriye özlemi kalır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Gezilere gidilir, gidilen yerlere özgü lezzetler tadılır. Aradan zaman geçer, aynı lezzetlerden yemeye özlem duyulur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yani çeşit çeşit özlem vardır. Bazı özlemlerin çaresi vardır ama bazılarının yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;"> </p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özlenen yerler gezilip görülebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özlenen yemekler yapılıp yenebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özlenen kıyafetler tekrar temin edilebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Mevsimler tekrar tekrar yaşanır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ama çocukluğa dönülemez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Orhan Veli Kanık “Ayrılık” şiirini:</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ölüm Allah’ın emri,</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ayrılık olmasaydı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Diye bitirir. Ölüm mü, ayrılık mı hangisi zordur? Kimine göre ölüm, kimine göre ayrılık. İkisinde de özlem vardır. Ayrılıkta kavuşma ihtimali varken, ölüm de yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yaşam çok katmanlıdır. Bugün özlenenler bir süre sonra önemini yitirebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sevilen özlenir. Ama sevgi biterse, özlem de bitebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Okulda başarılı bir öğrenci değilseniz, okul yılları özlenmeyebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Denir ya anı yaşa.” Bunu en iyi Mevlana’nın şu sözleri anlatır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dünle beraber gitti, cancağızım,</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ne varsa düne ait.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsan sürekli değişir ve dönüşür. Her yeni güne “Merhaba diyerek…” taptaze bir bakış açısıyla hayata devam etmek gerekir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özlem hayatın içinde hep var olacaktır. Özlem duyulanlar değişse bile özlem duya duya yaşam devam eder.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">MUAZZEZ TOĞRUL</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//ozlemmm/395/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> EMNİYETİN GÖRÜNMEYEN YÜKÜ VE 181 YILLIK ADANMIŞLIK!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> Ben bir Gazeteci ve Köşe Yazarı olarak notlarımdan kaleme dökmeye çalıştığım bu yazı, 10 Nisan’da hem Türk Polis Teşkilatı’nın 181. Kuruluş Yıldönümünü hem de kendi doğum günümü kutlayan, yarım asrını bu mesleğin neferleriyle omuz omuza geçirmiş bir gazetecinin, Emniyet’in Ailesinden birisi olarak kendi kalemimden yazdım…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Türk milleti olarak başımızı yastığa koyduğumuzda hissettiğimiz o huzur, sokakta yürürken duyduğumuz o güven duygusu bir tesadüf değildir. Bu güvenin arkasında; uykusuz geceler, aileden feragat edilen, Binlerce Polisimizin yürekleri var…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bugün, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. Kuruluş yıldönümünü kutlarken, aslında sadece bir kurumun tarihini değil, bir milletin sarsılmaz iradesini ve huzur nöbetini selamlıyoruz…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Yarım Asırlık Bir Tanıklık: Sahadaki Devler</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Meslekte 54 yılı geride bırakmış, bunun 48 yılını bilfiil "Polis Muhabiri" olarak sahada geçirmiş bir gazeteci olarak: Ben onların sadece üniformalarını değil, o üniformaların altındaki kocaman yürekleri gördüm. Olay yerlerinde, toplumsal hadiselerin tam göbeğinde, dondurucu kış ayazında ve kavurucu yaz sıcağında, yapılan operasyonlarda, çatışmalarda onlarla aynı havayı soludum…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Polislik, bir meslek olmanın çok ötesinde, tarifi imkânsız bir adanmışlıktır. Geçtiğimiz günde İsrail Başkonsolosluğuna yapılan Terör saldırısında nasıl canlarını hiçe sayarak kapalı da olsa İsrail Konsolosluğunu korudu. Çatıştı ama Türkiye’yi Ne ABD’ye, Nede İsrail’e malzeme yaptırmayan Türk Polisi; teröriste karşı çelikten bir siper, suçluya karşı aşılmaz bir engel, mazluma karşı ise sığınılacak en sıcak limandır. Hakarete uğrasa da, fiziksel saldırıya maruz kalsa da metanetini bozmayan o vakur duruş, aslında devletin asaletini temsil eder. Çünkü polis, sadece bir rozet değil, koca bir milletin emanetini taşır…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bugün Türk Polis Teşkilatı, 181 yıllık köklü geçmişini modern çağın imkânlarıyla birleştirerek dünya çapında bir başarı hikâyesi yazmaktadır. Gelişmiş istihbarat ağımız, siber suçlarla mücadeledeki hızımız ve teknolojik donanımımız sayesinde, bugün suçlular için kaçacak hiçbir delik kalmamıştır…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>İki Polis Babası Olmanın Kıvancı</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Benim için bu kutlamanın anlamı çok daha derin. Bugün sadece bir gazeteci olarak değil, aynı zamanda iki polis babası olarak bu satırları kaleme alıyorum. Evladını göreve uğurlarken “vatan sağ olsun” diyebilmenin vakarıyla, onların taşıdığı yükün ağırlığını bizzat evimin içinde hissediyorum. İzmir Emniyet Müdürlüğü Yardım ve Destekleme Derneği Başkanım Sayın Hikmet Ceylan ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalarla, bu kahramanların yanında olmaya, onlara destek vermeye devam edeceğiz…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bu büyük fedakârlığın karşılığında; aşırı mesai saatlerinin düzenlenmesi, ekonomik şartların iyileştirilmesi ve hukuki güvencelerin daha da sağlamlaştırılması bir lütuf değil, bir haktır. Özellikle koruma tahsisleri ve personel dağılımı gibi konularda yapılacak hassas dokunuşlar, sahadaki o yorgun ama mağrur omuzların yükünü hafifletecektir…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>181 Yıllık Çınar, Dimdik Ayakta</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       10 Nisan, sadece takvimde bir yaprak değil; benim için de kişisel bir milat. Kendi doğum günümü, ömrümü adadığım bu teşkilatın kuruluş günüyle beraber kutlamanın onurunu yaşıyorum.</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Türk Polis Teşkilatı; devletin sahadaki iradesi, milletin vicdanı ve yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Başta vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Gece gündüz demeden, kendi canını hiçe sayıp vatandaşının canını ve malını koruyan tüm emniyet mensuplarımızın, Rabbim bu kutsal, yolda ayağınıza taş değdirmesin. Yar ve yardımcınız olsun.</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">İyi ki varsınız!</div>

<div aria-hidden="true" class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//emniyetin-gorunmeyen-yuku-ve-181-yillik-adanmislik/394/</link>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EN GÜZEL ÇİÇEKLERİN KONDUĞU MEZARLIKLAR VE EŞİTSİZLİKLER!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bazen insanın içini en çok acıtan şey, Birisi tarafından söylenmemiş sözlerdir. Söylenecekken susmanın iyi olduğudur. Hissedildiği hâlde dile getirilmeyen. Kalpte duran ama dudaklardan çıkamayan sözler. Çünkü insanın en derin ihtiyacı görülmektir. İnsanlar en çok sevdiklerini kaybettiğinde, işte orada “sözün bittiği yer” deniliyor ve konuşamıyorsunuz kelimeler, sözcükler boğazınızda düğümleniyor!</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Birinin gözlerinde “Sen önemlisin” duygusunu hissedebilmek.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Ve çoğu zaman bunun için çok büyük şeyler gerekmez.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bir cümle yeter bazen. “İyi ki varsın.” - “Hayatıma dokundun.”</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">“Seninle gurur duyuyorum.” Ama nedense biz bu cümleleri söylemek için çoğu zaman yanlış zamanı mı bekleriz, yoksa Doğru ortamı veya özel bir günü mü?</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Sevdiklerimizin yüzlerine söyleyemediklerimize “Seni görüyorum. Seni takdir ediyorum” demesine ihtiyaç vardır. Ama biz çoğu zaman geç kalırız…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Geç kaldığımızın farkına varırız ama çok geç kalınmıştır. İşte En güzel çiçekleri… En içten sözleri… En samimi övgüleri… Mezar taşlarına bırakırız. Yaşarken söyleyemediğimiz sözleri</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Kaybettikten sonra fısıldarız. Oysa insanın en çok ihtiyacı olan şey</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Öldükten sonra değil, hayattayken duyduğu sevgidir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Birini onurlandırmak için onu kaybetmeyi beklememek gerekir.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Çünkü gerçek takdir, insan onu sağlığında, duyabiliyorken söylemek anlamlıdır. Çiçekleri mezarlıklara değil, hayatta yaşarken bırakın.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Teşekkürü geç kalmadan söyleyin. Sevdiğinizi saklamayın…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Kabir ziyaretleri çok önemlidir!</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Her Bayramda Babam ve Annemin yatmış olduğu Kabristanı çocuklarımla ziyaret ederdim. Çocuklarım büyüdükten sonra kendi başlarına hareket etmeye başlayınca Kız Kardeşim Emine ve bazen de Kızım Naciye ile Kabir ziyaretimizi yaparız…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Mezarlarda en çok dikkatimi çeken olaylardan birisi, Mezarlıkları parselleyen ellerinde Kuran bazı sahte Hocalar. İkinci ve en önemlisi ise mezarları sulama bahanesiyle peşinizi bırakmayan ve Mezarlıklara kamp kuran sulama işi adı altında kadın ve erkekler adeta sizinle pazarlıklar yapar verdiğiniz parayı beğenmeyen, onların istediklerini ve istedikleri parayı vermezsen daha sonra mezarlarınıza zarar veren o sülükler var. Her nedense Belediyeler ve Zabıtalar, Mezarlıklar da kamp kuran bu insan sülüklerine hiç müdahale etmezler. Mezarlığa gelen insanların acılarını kendilerine kazanç yolu olarak gören bu sülükler, Mezarlarda istedikleri gibi yaşamaya ve paralar kazanmaya devam ediyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Belediyelerin görevleri: “İnsanların doğumlarından, ölümlerine kadar her şeyden sorumludur.”</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bir de Belediyelerin en çok dikkat etmesi gereken en önemli görevlerden birisidir. Vefat eden bir kişinin son yolculuğuna uğurlanması ve ondan sonraki masraflara dair araştırma, insanlarımızın kaçınılmaz olan son yolculuğunun küçümsenemeyecek bedelini gözler önüne seriyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Defin işleri… Bu hizmet önemlidir… Eksik olmasınlar…<br />
Ama… Belediyelerimiz defin ve vatandaşa mezarlık hizmetinden bir gelir elde etmektedirler… Bu gelir karşılığında yaşamımızın en duyarlı mekânlarından olan mezarlıklardaki hizmetin ihmal edilmemesi gerekir… Mezarlıklarda bir hizmet görmediğim için bu konuyu dile getiriyorum…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Örneğin: belediyelere ödenen Mezarlığa hayır çeşmesi yaptıracaksanız. Belediyeye harç olarak 35 bin lira para yatırıyorsunuz. Ayrıca o çeşmeyi de yine kendiniz yaptırıp para harcıyorsunuz. Bir kabir yapım izni var ve bunun bedeli 10 bin TL dolaylarında seyrediyormuş. Ayrıca Mermerciyle konuşup pazarlık yaparak parasını kendiniz ödeyerek mezarınızı yaptırıyorsunuz…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Herkes bunun farkında, ama pek seslendirenimiz yok!</b></div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Mezarlıklarımız giderek eşitsizliğin öne çıktığı alana dönüşmektedir… Ödeme gücü olanlarla ödeme gücü zayıf olanların kabir farklılıkları çok belirgin biçimde ortaya çıkmaktadır…<br />
 </div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//en-guzel-ciceklerin-kondugu-mezarliklar-ve-esitsizlikler/393/</link>
<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bir Şey Değişir, Her Şey Değişir</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Değişebilir, değiştirebiliriz…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir kere değişebileceğimize ve değiştirebileceğimize inanmamız gerekir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her şey inanmakla başar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnanmak en büyük değiştirici güçtür</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Doğrudur bize öğretilenler, tarih ve yaşadıklarımız; değişimleri savaşlara, buluşlara, felaketlere bağlar, değişim için büyük güçlerin var olması gerektiğini salık verir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Büyük insanlar ve büyük olaylar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kahramanlar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Soyut kavramlar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu anlatı kendi içinde doğrudur ama başka doğruların varlığını da yok sayamaz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hayat bazen koca bir çark gibi görünür; dönüp durur, ama sanki hiçbir şey yerinden oynamaz. Oysa gerçeğe biraz dikkatle bakıldığında, en büyük dönüşümlerin en küçük adımlarla başladığı görülür.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Küçük adımlar, büyük değişimler…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Toplumların kaderi bireylerin iç dünyasında atılan küçük adımlarla başlar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yakılan ilk fitildir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir öğrencinin kitapla kurduğu bağ, bir öğretmenin bir cümlesi, bir annenin çocuğuna verdiği değer…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bunların her biri görünürde küçücük ayrıntılar olabilir. Ancak bu ayrıntılar birikir, çoğalır ve bir gün koskoca bir değişimin temelini atar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Değişimler aslında hep böyle başlar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir şey değişir her şey değişir…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Değişim çoğu zaman korkutur insanı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Belirsiz bir gelecek vardır karşıda…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Atılan adımların, yürünen yolun nereye çıkacağı belli değildir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Nereye çıkacağı bilinmeyen bir yol…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Alışkanlıklar güven verir, bilinen yol daha az risklidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Unutulan bir gerçek vardır: Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir. Hayat, durağanlığı kabul etmez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Uyum sağlamayanlar geride kalır, uyum sağlayanlar ise geleceği şekillendirir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bugün dünyaya baktığımızda, teknolojiden kültüre, eğitimden iletişime her alanda büyük dönüşümler yaşanmaktadır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu dönüşümlerin her biri, bir zamanlar küçük bir fikrin, bir kişinin cesaretinin ya da bir toplumun “yeter artık” demesinin sonucudur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yani aslında her büyük değişim, bir “bir şey” ile başlamıştır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Belki de bu yüzden, insan kendini küçümsememelidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Ben neyi değiştirebilirim ki?” sorusu, çoğu zaman hareketsizliğin bahanesidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Oysa bir insanın değişmesi, bir ailenin değişmesi demektir; bir ailenin değişmesi, bir toplumun değişmesi demektir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Zincir böyle uzar gider.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sonuçta mesele büyük adımlar atmak değil, doğru yönde küçük adımlar atabilmektir. Çünkü bazen bir söz, bir karar ya da bir farkındalık… her şeyi değiştirmeye yeter.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yeter ki insan değişime inansın…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Gerisi gelir...</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sabır ve mücadele, inanç…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Değiştirmenin altın anahtarıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Durup dururken, emek vermeden, inanmadan hiçbir şey değişmez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnançla, sabırla değişmeli, değiştirmelidir insan.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Değiştirmek için yola çıkmalı, değişimin ilk kıvılcımını yakmalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bunu başaran da ilk siz olmalısınız.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Evet, gerçekten de bir şey değişir… ve her şey değişir.</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//bir-sey-degisir-her-sey-degisir/392/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BAŞARIYA GİDEN YOLDA</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir yazar arkadaşım söyleşi düzenledi. Söyleşiye ben de katıldım. Gençlerden oluşan bir topluluğun sorularını cevaplandırdı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Söyleşide en son çıkardığı kitabını tanıttı. Yazdığı kitap toplumsal gerçekçi türe aitti. Toplumsal gerçeklik üzerinden söyleşi ilerledi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Söyleşiye dinleyici olarak katılan akademisyenler, yazarın söylediklerini sosyolojik açıdan eleştirdiler. Yazar en sonunda ben edebiyatçıyım, sosyolog değilim diyerek kendini ifade etti.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Söyleşiye konuk olarak katılan akademisyenler aslında bende bilgiliyim, hatta daha bilgiliyim demeye çalıştılar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Konuyu şuna bağlayacağım toplumumuzda öne çıkan insanları aşağı çekmek, başarıyı görmezden gelmek ve takdir edememek vardır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Oysaki birinin ilerlemesi başka birini etkilemez. İnsanlar ilerlesin bunun kime ne zararı vardır. İnsanlığa çok yönlü katkı sunmak iyidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ben yazılar yazıyorum. Başkası da yazabilir, bunun bana ne zararı vardır. Başkalarının yazması, benim başarmamı etkilemez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sadece kendinin ve yakınlarının başarısını görmek başka insanların başarısını yok saymak oldukça ilkel ve bencilce bir davranıştır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Çocuğunun başarısı ile övünen insanlar, başka çocukların başarısını görmezden geliyorsa burada bir sorun var demektir. Başarmak herkesin hakkıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Maçlarda görürüz, maçtan sonra kaybeden, kazananı kutlar. Maçta kaybeden üzülse bile başarıyı takdir etmek insanı yüceltir. Bunlar göstermelik olmamalıdır. Gerçek hayatta da böyle olmalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Takım halinde hareket etmek başarıya kolay ulaştırır. Kafa kafaya verip yol haritası çizenler daha hızlı yol alırlar. Kollektif</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">hareket etmek bireysellikten daha hızlı başarıya ulaştırır. Bunlar başarmanın anahtarlarıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Atalarımız “Bir bilene sor.” demişler. Tecrübe önemlidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sanatta, bilimde, tarihte, sporda başarılı olmuş insanların hayatlarını araştırıp öğrenmelidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Başarılı insanların yaşadıkları zorluklarla mücadele etme biçimleri öğrenilip öğrenenler pratik edilebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hiçbir başarı zahmetsiz değildir. Hayattaki zorluklar insanı daha güçlü kılar.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsanın en büyük rakibi kendisi olmalıdır. Yapabileceğimizin en iyisine odaklanırsak kazanan biz oluruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Başkalarının başarısı taklit edilirse, bir yerden sonra tıkanıp kalınır. Kişi ne kadar çabalarsa çabalasın, taklit belli bir mesafe aldırır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Toplum ise başarılı insanı görmezden gelmeyi bırakmalıdır. Başarılı olanı aşağı çekmeye çalışmak, zararı yine topluma dokunan bir hastalıktır. Bu tutum ilerleyememek ve çağın gerisinde kalmak demektir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Jack London’ın “Martin Eden” adlı kitabını anımsadım. Kitaptaki karakter Martin Eden, kitabını bastırmak için uğraşırken, maddi sıkıntılar çekerken hep yalnızdır. Bir süre sonra kitabı üne kavuşur, böylece para da kazanır. Üne kavuştuktan sonra gelen ilgi Martin Eden’i hayal kırıklığına uğratır. Bu sahte ilgiyi kaldıramaz. Gemi yolculuğu yaparken kendini okyanusun sularına bırakır ve hayatına son verir. Eğer kahramanımız ihtiyacı olduğu zaman takdir edilip desteklenseydi, kitap daha farklı sonlanabilirdi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Başarıya giden yoldaki yaşanan zorluklar aşılır ve başarılı olunursa bu defa da herkes sizi alkışlamaya başlar. Oysaki aynı insanlar baştaki çabanızı görmezden gelmişlerdi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Başarıyı takdir edebilmek en büyük erdemlerdendir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">MUAZZEZ TOĞRUL</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//basariya-giden-yolda/391/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BÖLGEMİZDEKİ SAVAŞIN GÖLGESİNDE GELEN MİLLİ TEBESSÜM!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Türkiye için bölgemizde yaşanan savaşın gölgesinde Türk Milli takımının Türk Milletine teselli hediyesi…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       İsrail Başbakanı Netenyahu, Ortadoğu da hâkimiyet kurmak, topraklarını genişletmek mi? Yoksa asıl önemlisi de Başbakanlık döneminde yaptığı yolsuzluklardan kurtulmak için olanca gücüyle bahanelerin arkasına sığınarak Ortadoğu da saldırmadığı ülke ve kalmadı. ABD destekli bu saldırılarında en çok düşündüren konu da Amerika Birleşik Devletleri'ni Halkın seçtiği Başkan mı yönetiyor? Yoksa Siyonistler (Yahudi Lobisi mi?) yönetiyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Ortadoğu, İsrail ve ABD’nin İran ve Lübnan’a yönelik ağır saldırılarıyla İnsanları evlerini terk ederek kurdukları çadırlarda yaşamaya başlayan ve kan gölüne dönmüş şehirler durumda. Özellikle İran’da 175 kız öğrencinin katledilmesi vicdanları yaralarken, Lübnan adeta bölgenin ‘şamar oğlanı’ yapıldı…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Coğrafyamızdaki bu zifiri karanlığı, A Millilerimizin Kosova zaferi bir anlık da olsa dağıttı. Kerem Aktürkoğlu’nun golüyle gelen 1-0’lık galibiyet, Berlin’den tüm yurda coşku dalgası yaydı. 24 yıllık hasret bitti; 2002’nin dünya üçüncüsü "Bizim Çocuklar", 2026 ABD biletini kaptı. Savaşın stresini dindiren bu başarıyı selamlıyor, final yolunda başarılar diliyorum…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Coğrafyamız yine ateş çemberinden geçiyor. İsrail’in peşine takılan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İsrail ile birlikte bölge halkının üzerine gece gündüz bomba yağdırmaya devam ediyor. Binlerce masum canın yitip gittiği bu süreçte, kuşkusuz en ağır yarayı İran alıyor. Özellikle 175 ortaokul kız öğrencisinin, öğretmenleriyle birlikte sığındıkları binada hedef alınarak hayatlarını kaybetmeleri, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bu vahşeti unutabilmek, vicdan sahibi hiçbir birey için mümkün değildir. İran’ın yaptığı misillemeler devam etse de, çekilen acıları ve verilen can kayıplarını rakamlarla ifade etmek yetersiz kalıyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Diğer yandan, İsrail’in Hizbullah’ı bahane ederek Lübnan’a yönelmesi, bölgedeki işgalci emellerini bir kez daha ortaya koyuyor. Daha önceki yazılarımda da sıkça altını çizdiğim gibi; Lübnan, bölgede adeta bir ‘şamar oğlanı’ durumuna düşürülmüştür. Topraklarının bir kısmını işgal ederek kendisine alan açmaya çalışan İsrail’in bu hamleleri sonucu binden fazla Lübnanlı yurdundan olmuş, yüzlerce masum hayatını kaybetmiştir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       İşte böylesine stresli ve savaşın soğuk rüzgârlarının estiği bir dönemde, yüzümüzü biraz olsun güldüren haber spor sahalarından geldi. A Milli Futbol Takımımız, dost ve kardeş ülke Kosova’da sergilediği güzel oyunla bizlere moral verdi. 1-0’lık skorla elde edilen bu zafer, sadece ülkemizde değil, Berlin başta olmak üzere Avrupa’nın dört bir yanındaki soydaşlarımız arasında da büyük bir coşkuyla kutlandı. Caddeleri dolduran Türk bayrakları, sabahın ilk ışıklarına kadar dalgalandı…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Fadıl Vokrri Stadı’nda oynanan mücadelenin ilk yarısı golsüz geçilse de 53. dakikada Kenan Yıldız’ın içeri çevirdiği topu Kerem Aktürkoğlu’nun filelerle buluşturmasıyla dünya kupası hasretimiz sona erdi. 24 yıl önce Güney Kore’de elde ettiğimiz dünya üçüncülüğünün ardından, şimdi 2026 ABD Dünya Kupası biletini cebimize koyduk. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; “Bizim çocuklar hak ettikleri golü bulmuşlardır.”</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Türkiye de iktidarıyla, Muhalefetiyle her kesimden insanların yüzünü güldüren Milli Takımımızın bu başarısı ile âdete Milli davalarda herkes birbiriyle kenetlenip sevince boğuldu, sokaklara taşan sevinç gösterileri ve konvoylar Caddelerde yer aldı…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Savaşın kasvetini bir süreliğine de olsa dindiren Millilerimizi canı gönülden selamlıyorum. Bu üstün başarılarının final yolunda da devam etmesini diliyorum…</div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//bolgemizdeki-savasin-golgesinde-gelen-milli-tebessum/390/</link>
<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ABD himayesiyle barbarlığa mı yürünüyor?</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İsrail’in sırtını dayadığı ABD destekli Orta Doğu da bulunan Müslüman ülkelerine saldırması Orta Doğu’yu ateş çemberine çevirmesi bu savaşın etkisiyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması Dünya ülkelerinde akaryakıt fiyatlarının astronomik zamlar görmesi ve ülkelerin ekonomilerini büyük ölçüde etkilediği bu savaş bize önceki savaşları mı hatırlatıyor yoksa o eski soğuk savaş dönemlerini mi anımsatıyor?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla birlikte neo-liberal rüzgar tüm dünyada etkili olmuştu!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İdeolojik ve kültürel anlamda neo-liberal bir hegemonya kurulmuştu… Güçten çok rızaya dayanıyordu, Gramscian bir bakış açısıyla konuya bakarsak!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Francis Fukuyama 1992 yılında yazdığı ‘Tarihin Sonu’ kitabıyla dikensiz gül bahçesinde liberal bir dünya düzenini anlatıyordu!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Fukuyama’nın öngördüğü ideolojik savaşın sona erdiği, jeopolitik önceliklerin geri plana atıldığı, karşılıklı faydanın göz önünde bulundurulduğu özgürlükçü bir sistemdi! Ancak Fukuyama liberalizmin-kapitalizmin rekabetçi-yarışmacı ve günün sonunda çatışmacı bir sürece sürüklenebileceğini öngörmüyordu!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Fukuyama yanılmıştı. Bu kitabı okudum ve yazmak istedim…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yanıldığını kabul ediyordu. Öyle ki, 2018 yılında bir röportajda özür dilemekten çekinmiyordu. Sosyalizm olması gerekir diye ekliyordu!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dünya özellikle 2000’li yıllardan itibaren inanılmaz bir rekabetin ve çatışmacı sürecin içerisine giriyordu!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Çok uluslu enerji şirketlerinin çıkarları çerçevesinde önce Afganistan, daha sonra ise Irak üzerinde askeri operasyonlar başladı! Ukrayna, Kafkasya ve Orta Asya’da ‘’Kadife Devrimler’’ diyerek, çok uluslu şirketlere yol açılmak istendi! Putin’in Rusya’sı buna imparatorluk kültürüyle ve devletçi yaklaşımıyla direndi! Kadife devrimler parçalı bulutlu oldu!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Rekabet eski Sovyet coğrafyasıyla sınırlı kalmadı, Asya-Pasifik’te ABD-Çin rekabeti ve yine Afrika’da Fransa-Rusya ve Çin rekabetine tanıklık ettik son 10-15 yıldır… Burkina Faso’dan, Orta Afrika’ya, Angola’ya ve Mozambik’e kadar Afrika coğrafyası Çin, Rusya, Brezilya ve Fransa’nın mücadele alanları olarak göze çarpıyor!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu tür mücadele alanlarının arka planında ekonomi-politiğine ilişkin farklı yaklaşımların mevcudiyetidir…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">1953 yılında İran’ın petrol kaynaklarını millileştiren, toprak reformunu başlatan Başbakan Muhammed Musaddık hükümeti, British Petroleum’un (BP) lobisi, MI6 ve CIA’nin darbe organizasyonlarıyla iktidardan uzaklaştırıldı…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kongo’da Bakır ve Uranyum kaynaklarını millileştirmeye çalışan Başbakan Lumumba da Belçika gizli servisinin organizasyonuyla iktidardan uzaklaştırıldı ve 1961 yılında öldürüldü!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şili’nin Sosyalist Başkanı Salvador Alende de millileştirme politikalarını hayata geçirmeye başladığında ABD merkezli ITT (Uluslararası Telefon ve Telegram) şirketinin duruşuyla karşılaştı! Millileştirme şirketin çıkarlarına ters geliyordu, şirket ABD hükümeti nezdinde Alende aleyhine lobi faaliyeti yürüttü, ardından CIA bağlantılı darbe 11 Eylül 1973 yılında gerçekleşti…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Soğuk Savaş’ın ardından yukarıda da bahsettiğim üzere çiçekli ve dikensiz gül bahçesi hayalleri yerine günümüzde, Soğuk Savaş dönemini andıran hatta daha kanlı çatışmalara tanıklık ediyoruz…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Gazze, Ukrayna, İran, Orta Afrika ülkeleri bu çatışma savaşlarından bazıları… Çin, İran, Brezilya, Venezuela ve Rusya’nın devlet kontrolündeki uluslararası alanda etkinliğe sahip şirketleriyle neo-liberal politikaların öncüsü batı merkezli çok uluslu şirketlerin günümüzde rekabeti söz konusudur. Bu rekabet bizleri insanlık olarak derinleşen çatışmacı bir sürece sürüklüyor ve bedeli de oldukça çok ağır oluyor…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Okulların, hastanelerin ve kent merkezlerinin bombalanmaları, siyasi figürlerin öldürülmeleri “rutin” bir hal olmuş… Okullarda çocuklar ölüyor, Şifa hastanesinde hem hastalar ölüyor hem de nüfus kayıtları yok ediliyor… Kısacası insanlık olarak Barbarlığa doğru yürüyoruz. Bu duruma birileri dur demelidir…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//abd-himayesiyle-barbarliga-mi-yurunuyor/389/</link>
<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÜNLÜLERİN ÖZEL YAŞAMLARI</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İşin doğrusu çok ilgilendiğim bir konu değil. Kim nasıl yaşarmış, ne yaparmış…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Özel bir okulunun münazara konusu olduğu için kendime dert edindim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sanırım meseleye nereden baktığınız önem arz etmektedir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnternete şöyle bir baktım, özel yaşamla ilgili çok fazla bir şey de bulamadım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Birkaç mahkeme kararı var o kadar…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Mesele; özel hayatın gizliliği, mahremiyet olunca…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Mahkeme, ünlülerin lehinde bir karar vermiş.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şöyle denmiş: “toplumun bir kesiminde oluşan merak duygusunun tatmini amacıyla sanatçının özel yaşamının basın ve yayın araçları kanalıyla haberleştirilmesinde ve eleştiri konusu edilmesinde kamu yararı bulunduğu” söylenebilir. “Ancak bu durum, sanatçının özel yaşamının her türlü detayına kadar haberleştirilebileceği biçiminde anlaşılamaz. Sanatçının kamuya mal olması özel yaşamını Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı güvencesinin kapsamı dışına çıkarmaz.”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Anayasa’nın 20. Maddesine göre; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Açık ve net özel hayatın gizliliği anayasal güvence altındadır. Hiçbir kişi kişinin özel hayatını konu edinici görüntü, ses, yayın olarak ifşa edemez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Konumuz ünlülerin özel hayatı…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Medyada ünlülerin yaşamı konu edilmeli mi, edilmemeli mi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kişisel fikrimi gayet açık ve net söylüyorum: Bilinmezlik, gizlilik çok iyi bir şey değildir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu toplum ne çekti ise yasak ve baskılardan çekmiştir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilinmezlik ve gizem hep merak edilmiştir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Suçların birçoğu merak duygusu ile işlenmez mi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Biraz da argo bir cümledir, “Kişinin başına ne gelirse meraktan gelir.”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilinmezlik aynı zamanda hurafe, abartı, efsane, masal kavramlarını da beraberinde getirir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Gelişmemiş toplumların en büyük hastalığı abartıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her şey çok abartılır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilmek, görmek, kanaat getirmek abartının önüne geçer.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kişi bildiği kadardır!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilirse yanlışa düşmez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kimse kusura kalmasın, ünlülerin yaşamı bir özenti doğurabilir, kişileri yanlışa sürükleyebilir, algısı hâkimdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hatta çoğu kişi çocuğunu, sosyal medyadan, TV ekranlarından uzak tutmaya çalışır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ne acı değil mi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hatırlar mısınız bilmem: Türk filmlerinin sıkça konusu olmuştur. Kötü niyetli insanlar tarafından kırsalda yaşayan eli yüzü düzgün kızlar, “Seni artist yapacağım” diyerek, kötü yola itilmişlerdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">O kadar çok örnek vardır ki, insan insanlığından utanır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ünlülere yapılan haksızlığa ne demelidir: Ünlü kişiler bir şeyleri başarmış, belli bir tanınırlığa erişmiş kişilerdir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sanki “kötü insanlarmış” algısı oluşturulmaktadır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ünlülere yapılmış büyük bir saygısızlıktır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Neden ünlerin özel hayatı gizlenmelidir?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu sorunun cevabı kimse kusura kalmasın verilmesi gerekmez mi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu kafadan hızla uzaklaşılmalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ünlülerin de bir insan olduğu, sıradan insanlardan bir farkının olmadığı unutulmamalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bilinen, görünen, aleni, somut, elle tutulur şeylerden korkmamalıdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ünlüler bizim baş tacımızımdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Korkulacak, kabul edilemeyecek, uzak durulacak bir yaşamları yoktur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">En az bizler kadar dürüst, temiz, düzgün insanlardır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tek suçları bir şeyleri başarmış olmaları, ülke çapında bir üne kavuşmaları, bilinir olmalarıdır.</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//unlulerin-ozel-yasamlari/388/</link>
<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DÜRÜSTRLÜK OL, DÜRÜST KAL</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dürüstlük; özü sözü bir olmaktır. Olanı olduğu gibi söylemektir. Lafı eğip bükmeyi bilmemektir. Politik olamamaktır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ürün pazarlayanlar politiktir. Ürünü satabilmek için yakışmayan elbiseye tam size göre, rengi çok açtı, bu fiyata bu kalite çok zor bulunur gibi lafları söylerler. Yeter ki ürünü satılsın. Alıcının memnun kalıp kalmamasını düşünmeyebilirler.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Pazarda sebze satanlar tarladan yeni geldi, taptaze gibi abartılı cümleler kurarlar. Satıcıya göre pazarda dürüst olmak para etmeyebilir!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Eve yardımcı alınırken ben şöyle temizlik yaparım, böyle temizlik yaparım denir. Ama hiç de vadedildiği gibi çıkmayabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada okuduğumuz haberlere artık inanamıyoruz. Dürüst haber mi yoksa takipçi çekmek için asparagas haber midir?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dürüst olan ile dürüst olmayanı ayırt etmek zaman ve tecrübe ister.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Göz göre göre yalan söyleyen birinin yalanını yakaladığınızda ya görmezden gelmelidir ya da susmalıdır. Çünkü dürüst olmadığını kabul etmeyebilir üstüne bir de suç bastırmaya kalkabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Arkadaş ilişkilerinde kırıldığınız konular olabilir, bunu dürüstçe söylemeyi denediğinizde karşıdakinin kapasitesi bunu anlamaya yetmeyebilir. Duygunuzu anlamak şöyle dursun, haklıyken haksız duruma düşülebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dolandırılıp paranızı kaptırdığınızı dürüstçe ifade ettiğinizde, amma da safsın, nasıl olurda kanarsın denilebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Değer verdiğiniz insanlara değerli olduğunu hissettirip beklentinizi dürüstçe söylediğinizde, size aynı değeri vermiyorsa, beklentiniz geçiştirilip, karşılanmayabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali dürüstlük her zaman kazandırmayabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her ne kadar bazen kaybettirir gibi görünse de dürüstlük aslında hep kazandırır. Er ya da geç sapla saman anlaşılır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dürüstlük kazandırır çünkü değerinizi bilenler etrafınızda kalırlar, değerinizi bilmeyenler giderler.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Toplum dürüst insanı zamanla hak ettiği yere koyar. Dürüst insana haksızlık yapılırsa toplum ayaklanabilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dürüst olanı dürüstlükten anlayan insanlar korur, haksız ithamda bulunulmasına izin verilmez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Esnafında dürüstü müşteriler tarafından bilinir, namı yayılır. Müşterileri sabittir, güven duyulur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dürüst insanın hali tavrı yüzüne yansır. Sevilir, sayılır, sözü dinlenir, değer görür.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">“Altın Balta” adlı bir Anadolu masalında fakir bir köylü baltasını suya düşürür. Baltasını ararken bir değirmenciden yardım ister. Masal bu ya, değirmenci elini suya daldırıp bir altın balta çıkarır. Köylü kendi baltası olmadığını söyler. Tekrar elini suya daldırır eski, paslı bir balta çıkarır. Köylü bunun kendi baltası olduğunu söyler. Değirmenci köylünün dürüstlüğünden etkilenip ona altın baltayı hediye eder. Böylece köylü bir daha yokluk yüzü görmez.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dürüstlük masallarda kalmasın. İşte, evde, okulda, sokakta, adliyede, hastanede kısacası her yerde dürüstlük gereklidir. Ve dürüstlük herkese lazımdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">DÜRÜST OLALIM, DÜRÜST KALALIM</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;"> </p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">MUAZZEZ TOĞRUL</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//durustrluk-ol-durust-kal/387/</link>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ABD-İSRAİL- İRAN SAVAŞI, SİYASET VE DİNCİLİK!</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> Dünya ülkelerinde yaşayan insanlar, her gün güne yeni bir savaş haberi ve yeni bir işgal ve devletlerin işlerine müdahale haberleriyle uyanıyor. Dünya da İsrail durdurulmadıkça, sırtını dayadığı ABD ile Dünya’ya meydan okumaya devam edileceğini gösteriyor. Bu iki ülke Yöneticilerinden Dünya’nın daha çok çekeceği var!</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Aşırı dinci rejimini öne sürerek İran’a Siyonist dinci sapkınlarla birlikte başlattığı orantısız saldırıları haklı göstermeye çalışan ABD Başkanı Trump, aslında kendisinin de “haçlı ruhu” taşıyan bir dinci olduğunu, dünyaya parmak ısırtan o meşhur Oval Ofis manzarasıyla yeniden kanıtladı…<br />
       “Yeniden” diyorum… Çünkü Trump’ın laiklik dışı dinci eğilimlerini gösteren daha başka örnekler de vardır…<br />
       Mesela bunların en önemlisi, son ABD başkanlık seçimleri sırasında sergilenmişti…<br />
       Çin’de ucuz maliyetle basılan ve kapağında “aziz” görünümlü Donald Trump görseli bulunan on binlerce dinsel içerikli kitap Amerikalı seçmenlere dağıtılmıştı… İşte bu dinci seçim kitabının geniş alanda dağıtılmasında başrolü oynayan Evangelistler, şu son Oval Ofis ritüelinde Trump’ı kutsamak için bir kez daha etkin temsilcileriyle boy gösterdiler…<br />
       Evangelizm, Amerika’da var olan dinsel tarikatların en aşırılarından biridir. Ellerinden gelse ABD’nin yönetimini kiliseye verirler!</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       “Dinci” ilan ettikleri İran’a yapılmakta olan orantısız saldırıları dinsel saplantıları uğruna Trump’ın çevresinde toplanarak teşvik ediyor ve kutsuyorlar. Amerika’da yükselmekte olan Trump karşıtı sloganlara da yeni bir boyut ve ton kazandırdılar böylece: “Değiştirilmesi gereken rejim, Amerika’daki rejimdir…”<br />
       Örneğin ünlü sinema oyuncusu ve barış aktivisti Jane Fonda, bu sloganın yaygınlaştırılması için var gücüyle alanda uğraş verirken, diğer ünlü sanatçıların ve aydınların da savaş karşıtı eylemlerini Amerika genelinde yoğunlaştırdıkları izleniyor…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Dünyaya bir Dejavu yaşatılıyor!</b><br />
       Şeriatçı İslami yönetim yerine tasarlanmış biatçı bir rejim getirme deneyiminin en yankılı ve kanlı biçimde yapıldığı ülke Afganistan olmuştu…<br />
       O deneyim yakın tarihte olduğu için oradaki militer Amerikan girişimlerinin nasıl sonuçlandığı tüm güncelliği ile halen akıllardadır. Amerika orada İslamcı Taliban’a karşı yıllarca yürüttüğü savaşı kaybetmekle kalmadı… Son derece dramatik manzaralara neden olarak ve işbirlikçilerini kara kaderleriyle baş başa bırakarak oraları terk etti. Füze yağmurları altında yok edilmeyeceği kesin olan köklü devlet İran’da da, Afganistan örneğinin bir günceli ve yenisi daha tekerrür edecektir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Kin, nefret ve intikam duygularında birleşen İranlılar, tıpkı Afganistanlılar gibi Amerikan ve Batı karşıtı çok daha fazla radikalleşmiş bir rejimle yollarına devam ederken, bugünün olayları da bir başka Amerikan fiyaskosu olarak yenilgiler zincirine eklenecektir. Fakat İran, Diğer ülkeler benzemedi. İsrail’i füzelerle yerle bir ederek intikamını almaya başladı…<br />
       İsrail’in kurguladığı ve Amerika’yı arkasına alarak Orta Doğu’yu ateş çemberine çevirdiler. Bugünün kurgulanan ideolojik atmosferinde ise “Haçlılık ruhu” öne çıkarılarak İslamiyet’e karşı yürütülen bir savaş var. Kapitalist hırs, tüm bu savaşların tetikleyicisi oluyordu…<br />
       İran’a yönelik bu son saldırılar, küresel İslamofobi’nin durdurulamaz tehlikeli yükselişini belgeliyor aynı zamanda. Bu dinsel faşizme karşı milyar nüfuslu İslam dünyasının hâlâ toparlanamaması ve bunun tam tersine İslamofobi saldırganlarıyla işbirliğinde olan İslam ülkelerinin açıkça görülmesi, günümüzün de, tarihin de en dramatik paradoksudur…<br />
       Haçlı ruhunun saldırganlığını püskürtecek bir Selahattin Eyyubi ruhundan eser kalmadı Ortadoğu’da… Gerçek İslamiyet bağnazlığı, din kardeşliğine ihaneti ve bilinçsizliği asla içermez ve affetmeyecektir…</div>

<div aria-hidden="true" class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//abd-israil-iran-savasi-siyaset-ve-dincilik/386/</link>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AKARYAKIT ZAMLARI, HAYAT PAHALILIĞINI TETİKLEDİ</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">
<div class="x_elementToProof" data-olk-copy-source="MessageBody" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">ABD-İsrail’in savaştığı İran’ın sürdürdüğü Orta Doğu’daki savaş ve Hürmüz boğazının kapanması, Brent petrolün varil fiyatını 70 Dolar'dan 112 dolar bandını geçmeye başladı yüzde 33’ün üzerinde bir yükseliş yaşatmış ve tüm dünyada enflasyonist baskıyı artırmıştır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Özellikle, benzin ürünlerinin litresine yapılan 7 ila 12 TL’lik zammın 3,5 TL'lik kısmı, Fiyat İstikrar Fonu'na aktarılmıştır. Anladığımız kadarı ile hükümet, büyük bir bütçe açığı içinde olduğu için, bu durumu bir fırsat olarak görmüş ve zammın önemli bir bölümünü fon olarak bütçeye aktarmıştır. Ayrıca, akaryakıt üzerindeki KDV'den de, daha fazla gelir elde edilecektir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Mazot zammının ise düşük tutulmasının nedeni, özellikle taşımacılık, tarım ve sanayi sektörlerinden gelebilecek tepkileri engellemek buradaki pahalılığı önlemek içindir. Yapılan akaryakıt zammı, çok büyük bir maliyettir ve  enflasyonu da patlatacaktır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Mart ayı başında yapılan bu zamların ardı arkası kesilmedi Bayramın üçüncü günü akşam akaryakıta kallavi bir zam daha geldi. Enflasyon endeksinde tüm aya etki edecektir. Ayrıca, akaryakıtın endeks içerisindeki ağırlığının dışında, özellikle taşımacılık, tarım, sanayi ve diğer sektörler ile elektrikte yapılacak zamları da tetikleyecektir.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Öte yandan, Türkiye’de akaryakıtta yeni sisteme geçildi. Buna göre, petrol fiyatlarına veya dolar kuruna bağlı olarak akaryakıt fiyatlarına yapılacak zamlarda, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları, zammın yüzde 75’i kadar azaltılarak uygulanacağı bildirildi…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Böylece, akaryakıt zammının bir kısmı vergi indirimi ile Devlet, vergi gelirinden feragat ederek, zammın doğrudan pompa fiyatına yansımasını sınırlandıracaktır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       İran savaşı sonrası Akaryakıt zamları, Enflasyon,  hâlihazırda hızlı seyretmektedir. Piyasadaki zamların zincirleme etkisiyle gıda ürünleri daha da pahalanacaktır. Dünyada da gıda fiyatları artma eğilimindedir. Geçtiğimiz Şubat ayında da, gıda fiyatları enflasyon sepetinde en fazla artan grup olmuştu…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Son yaşanan akaryakıt zamlarının ve olası elektrik zammının da yaratacağı tüm mal ve hizmetlerdeki zincirleme fiyat artışları, geçen yılın ilk 6 aylık enflasyonunun geçilmesine, hayat pahalılığı ödeneğini artırarak, bütçe açıklarının daha da artmasına neden olabilecektir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Ayrıca, Asgari ücrete yapılan zammın ve emekliye yapılan maaş zammının hiçbir anlamı kalmadı. Hayat pahalılığı karşısında ev kiralarının da artmasıyla işçi ve emekli zor günler yaşamaya başladı.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Piyasadaki pahalılık da katlanarak gidecek. Temennim, Savaşın bitip de petrol fiyatlarının inmesi ve döviz kurlarının dengeli  bir seyir izlemesidir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Öte yandan, Artan hayat pahalılığı ve maaşlar, devletin borçlanmasını daha da artıracaktır. Bu borçlanma da devletin denetiminde olan ürünlere zam yapmasını getirecek ve pahalılık daha da artacaktır. Böylece, yıllardır içine düştüğümüz ekonomik kısır döngü hali de devam edecektir…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Ekonomik örgütler ve sivil toplum örgütleri de, yaptıkları açıklamalarda, aşırı akaryakıt zammını eleştirerek, zammın, maliyet artışı olarak mal ve hizmet  fiyatlarına yansıyacağını belirttiler.</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bu zammın önemli bir bölümü geri çekilmezse, hem halkın akaryakıt giderleri artacak hem de tüm sektörler olumsuz etkilenecek, mal ve hizmetlerde fiyat artışları yaşanacaktır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Özellikle Mazot, tarımsal üretimin ve taşımacılık sektörünün temel girdi maddelerindendir. Mazot fiyatlarındaki artış, doğrudan bu sektörlerin maliyetlerini artırmakta, bu da tüketicilere zam olarak yansımaktadır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       İran savaşı devam ederse, Hükümet, akaryakıta okkalı zamlar yaparak gelir elde etmek yerine, kamu harcamalarını kontrol altına almalı, tasarruf yapmalı ve mali disiplini ciddiyetle hayata geçirmelidir. Kamu araçlarını kontrol altına almalıdır…</div>

<div class="x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//akaryakit-zamlari-hayat-pahaliligini-tetikledi/385/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BAYRAM</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in meşhur bir söz ile başlayalım: “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir." Maalesef bu söz ne kadar siyaset için de söylenmiş olsa da ülkenin her şeyi için aynı şey söylenebilir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu hafta köşe yazımın konusu “şu olsun” demeye kalmadan bir farklı bir konu gündem oluverdi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Neyi nasıl yazacağımı şaşırıverdim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">O kadar hızlı değişen bir gündemi var ki ülkenin, insan bu hıza yetişemiyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Duygu aforizması yaşıyor insan.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şunu da söylemekte yarar var: Bu kadar hızlı değişen gündem, gazeteciler için büyük bir nimettir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Konu bulma derdi kesinlikle olmaz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şehirlerarası yolculuk esnasında ciddi bir kazaya tanık oldum.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her şey gözümün önünde oldu ve bitti.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Araç tıra çarptı, şarampole yuvarlandı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Hemen araçtan indik, ilk müdahaleyi yaptık.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İlk müdahale derken 122’yi aradık, ambulans gelmesini bekledik.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kaygılandık, kapıyı, camı açmaya çalıştık.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsani refleksler…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Araçta dört çocuk!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yanlış duymadınız dördü de on altı yaşındaymış.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Aracı sürenin ehliyeti yokmuş.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İstanbul’dan muhtemelen bayram için gelmişler.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ve ikisi ölmüş, ikisi yoğun bakımdaymış.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsanın yüreği sızlıyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dört çocuk ve ölüm!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Tabii ki bayramı anlatacak ve bayramın güzelliğinden dem vuracağım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Konumuz bayram!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Neşesi, hüznü olan bir dünyada yaşıyoruz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ne hep güzelliklerden, ne de hep acılardan dem vurabiliriz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İç içe geçmiş her şey…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Belli bir yaşa gelince insan ne çok bayram yaşadığının farkına varıyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bende herkes gibi “Eskilerde bayram ne güzeldi.” diyeceğim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yaşanmışlık konusunda eskilere güzellik, iyilik atfetmek, insanın doğasında var.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Şöyle bir söz de vardır: “Eskiye rağbet olsa, bitpazarına nur yağardı.”</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bayramı güzel kılan, büyüklerin hayır duasını almak, eş, dost, akraba ziyaretleri…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Paylaşmak, dayanışmak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sevgi, saygı…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bayramlar acının da habercisi oluyor.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Acıları azaltalım…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dikkatli olalım…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Trafik kurallarına uyalım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sevenlerimizi ağlatmayalım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bir bayram da gelip geçecek…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Anısı tatlı bir iz bırakacak…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bayram hep olsun ki bizler iyilik de güzellik de hoşgörüde yarışalım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İçselleştirelim evrensel değerli…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Evrensel ve dini değerlerimiz yaşam şekli haline gelsin…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kötülükler son bulsun…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bu bayram da insanlar ölüyor savaşta…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Suçsuz ve günahsız…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bayram bu anlamda büyük anlam yüklü…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Keşke her gümüz bayram olsa…</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Maalesef son yıllarda bir barbarlık peyda oldu.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Güçlüler, zayıfları yok etmeye başladı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Savaşsız bir gün sanırım dünyanın en büyük bayramdır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bayramın ne kadar kıymetli olduğu, yaşanan savaştan da anlaşılması; barışın, dostluğun, kardeşliğin, dayanışmanın örülmesidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İnsan canlıların en kıymetlisidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">İyi bayramlar</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//bayram/384/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İran, Hürmüz Boğazı’nı neden kapattı?</title>
<description><![CDATA[<p>        ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar sonrasında çatışma bölgeye yayıldı. İran da, İsrail'in yanı sıra bölgedeki ABD üslerine ve hedeflerine saldırılar düzenledi. İran’ın amacı, Arap ülkelerini koruma pahasına anlaşmalar yapıp milyon dolarlarını aldıkları Trump, bir savaş anında koruyamayacağını göstermek için Arap ülkelerindeki ABD üslerini bombaladığını açıklamasıydı…<br />
       İran Devrim Muhafızları Ordusu da Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişlerinin yasaklandığını, geçecek olanların vurulacağını açıklamasıydı. Bu nedenle, İran bazı petrol tankerlerini vurdu. Amaç burada Dünya ülkelerine petrol akışını kesmekti...<br />
Boğaz'dan petrol ihracatı, 1 Mart'ta günlük ortalamaya göre yüzde 86 ile keskin şekilde düşüş gösterdi…<br />
       Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlayan dar bir geçittir. Enerji güvenliği açısından da çok önemlidir. Boğazın kuzey kıyısı İran’a, güney kıyısı ise Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne aittir. Hürmüz Boğazı, dünya deniz geçişleri arasında en stratejik olanlardan biridir. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) akışının önemli bir kısmı bu dar geçitten sağlanıyor. Hürmüz, 33 kilometre genişliğindedir…<br />
       Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon ham petrol ürünleri geçiyor. Bu da, dünya petrol tüketiminin yaklaşık %20’si demektir. Ayrıca, dünya LNG (sıvılaştırılmış gaz) ticaretinin de %25’i yine buradan geçiyor. Özellikle Katar  doğalgazı, Asya pazarlarına ulaşıyor…<br />
       Boğazdan geçen petrolün ve LNG’nin büyük bölümü Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, İran ve Katar’a ait bulunuyor. Bu ülkelerin enerji ihracatının önemli kısmı Hürmüz boğazı üzerinden dünya pazarlarına ulaşıyor. Hürmüz’den geçen petrolün yaklaşık yüzde 75’i Asya ülkelerine gidiyor. En büyük alıcılar, Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore‘dir…<br />
       ABD ve AB ülkeleri, Körfez petrolüne geçmişe kıyasla daha az bağımlı olsa da, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin aksaması küresel petrol fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Savaşın başlaması ve Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapatılması, Brent petrol fiyatını da, %15 civarında yükseltti. Analistler, kapalı kalma süresi uzarsa fiyatların daha da yükselebileceğini belirtiyorlar…<br />
       Küresel deniz trafiğini izleyen "MarineTraffic"e göre, Boğazdaki trafik büyük oranda azaldı. Yüzlerce tanker (ham petrol, LNG, ürünler) açık sularda bekliyor…<br />
       Petrol ve gaz ithalatçısı olan Türkiye için Hürmüz Boğazının kapanması, Artan petrol ve doğalgaz fiyatları nedeniyle,  enflasyon ve cari açığı olumsuz etkiler. Ayrıca, küresel ticarette yaşanacak yavaşlama, ihracat pazarlarını da olumsuz etkileyebilir. Netice itibariyle, devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma petrol ve gaz fiyatlarını  yükseltiyor,  finansal piyasaları dalgalandırıyor; taşımacılık ve sigorta maliyetlerini artırıyor ve üretim maliyetleri ile küresel enflasyonu fırlatıyor…<br />
       Bu süreçte, Güvenli liman varlıklarına ‘örneğin altın’ talep arttı ve Dünya hisse senedi piyasalarında satış baskısına yol açtı. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, sanayi üretiminden tarım girdilerine kadar birçok sektörde maliyetleri artırarak, enflasyonist baskıyı güçlendirebilir ve ekonomik büyüme yavaşlayabilir. Petrol fiyatlarının  yükselmesi, Türkiye’yi olumsuz  etkileyebilecek, enflasyon ve pahalılığın artmasına yol açabilecektir…<br />
       Petrol fiyatları yükselişi, Türkiye gibi yüksek enflasyon sorunu olan ülkelerde, başta Akaryakıt, taşımacılık, gıda, üretim ve diğer tüm sektörlerde zincirleme fiyat artışlarına yol açabilir…<br />
       Ortadoğu’daki her gerginlik ve savaş, bütün dünyadaki ekonomi ve uluslararası politikaları doğrudan etkilemektedir. Umarım, kısa sürede ateşkes sağlanmazsa, savaşın uzaması küresel düzeyde ekonomik ve politik sorunları büyütecektir…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//iran-hurmuz-bogazi-ni-neden-kapatti/383/</link>
<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Etik ve titiz büyüme: “MÜSİAD İzmir’in yeni rotası.”</title>
<description><![CDATA[<p>       MÜSİAD İzmir’in Ekonomi Rotası: Yeni Binada Yeni Vizyon<br />
Dediğimiz yeni sloganla söyleşilerine başlayan Başkan Gökhan Temur, Basına ve Basın mensuplarına çok önem veren bir Başkan,<br />
Medya Mensuplarını tek tek karşılayan Başkan Gökhan Temur,<br />
Ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Ramazan ayının manevi iklimi, şehre değer katan buluşmalarla taçlanıyordu. Sıcak karşılama ve Ramazan ayının son haftasında, Bornova’nın çehresini değiştiren modern mimarisiyle yapılan akıllı bina görenlerin hemen dikkatini çeken MÜSİAD İzmir’in yeni hizmet binasındaydım. İzmir Ege Medya Platformu üyesi meslektaşlarımızla birlikte katıldığımız iftar sofrası, sadece bir yemek organizasyonu değil, aslında İzmir’in gelecekteki projeksiyonunun masaya yatırıldığı stratejik bir zirve niteliğindeydi…<br />
Üretimin ve İstihdamın Görünmeyen Gücü<br />
    </p>

<p>   Yenilen iftar yemeği sonrasında sözü alan MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur’un paylaştığı rakamlar, aslında kentin ekonomik lokomotifinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koyuyordu. Başkan Temur: “İzmir’de yaklaşık 1200 işletme ve 75 bin kişilik istihdam sağlayan bir yapıdan bahsediyoruz. Bu, sadece bir iş adamları derneği performansı değil; bir şehrin refah düzeyine vurulan mühürdür burası.” Diye anlatıyor…<br />
"Gençlere Kapı Açan Vizyon: 1500 Eğitim, 150 Doğrudan İstihdam!"<br />
   <img alt="" src="/images/3471(1).jpg" style="width: 659px; height: 439px;" />  </p>

<p> Ancak toplantıda en çok dikkat çeken husus, “nicelikten ziyade nitelik” vurgusuydu. Başkan Temur’un ifade ettiği gibi, üyelik süreçlerindeki titizlik, MÜSİAD’ın sadece büyümeyi değil, etik ve sağlam bir ekonomik yapı kurmayı hedeflediğini gösteriyor.<br />
Gençlik ve Girişimcilik: Kâğıt Üstünde Değil, Sahada!<br />
Hepimiz “genç istihdamı” deriz ama somut adım atmakta bazen yavaş kalırız. MÜSİAD İzmir bu noktada ezber bozmuş görünüyor:<br />
1500 üniversite mezununa eğitim verilmiş. Bu gençlerin 150’si doğrudan bünyelerindeki işletmelerde iş başı yapmış…<br />
       Yatırım ajansıyla kurulacak Girişimcilik Merkezi ve barınma sorununa çözüm vizyonu taşıyan “MÜSİAD Evleri” projesi, derneğin sosyal sorumluluk anlayışını “elini taşın altına koyan” bir noktaya taşımış. İzmir gibi bir liman ve ticaret kentinin, küresel ticaret ağlarında daha etkin olması için bu tür vizyoner projelere ekmek gibi, su gibi ihtiyacı var…<br />
Küresel Gerilim ve Bölgesel İstikrar<br />
       Başkan Gökhan Temur’un değindiği bir diğer önemli nokta ise bölgedeki jeopolitik sarsıntılardı. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimin sona ermesine dair temennisi, iş dünyasının sadece "kar-zarar" hesabıyla değil, barışın sürdürülebilir bir ekonomi için ne kadar hayati olduğu bilinciyle hareket ettiğini gösteriyor. Huzurun olmadığı bir coğrafyada, ticaretin de tadı olmuyor…<br />
Bütün bilendirme sonrasında söz alan İzmir Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan’ın da vurguladığı gibi; medya ve iş dünyasının bu denli şeffaf ve samimi platformlarda buluşması, şehrin sorunlarının doğru tespit edilip doğru çözümler üretilmesi adına kritik önem taşıyor…<br />
 <img alt="" src="/images/4091.jpg" style="width: 665px; height: 443px;" />      </p>

<p>Bornova’daki o modern bina, belli ki sadece bir yönetim merkezi değil; İzmir’in üretimine, istihdamına ve gençlerine rehberlik edecek bir “akıl durağı” olacak. İzmir’in potansiyeline inanan, bu uğurda ter döken ve sofrasını paylaşımla bereketlendiren herkese teşekkür etmek gerekiyor. Özellikle gençlerimize eğitimler vererek iş dünyasına ve iş insanlarımıza kazandırılan gençlerimize yapılan hizmetler hiçbir zaman boşa gitmeyecektir. Gençlere verilen öğretim hizmetlerini işverenler kat kat karşılığını alacaktır.<br />
Çünkü biliyoruz ki; Türkiye’nin üçüncü büyük şehri İzmir güçlü olursa, Türkiye daha güçlü olacaktır…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//etik-ve-titiz-buyume-musiad-izmir-in-yeni-rotasi/382/</link>
<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BASİTLİKTEN KALİTEYE</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bugünlerde kaliteye takmış durumdayım. Etrafımda olup bitenlere “nasıldır” diye inceliyorum; nasıl olması gerektiğini de düşünmeden edemiyorum.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Nereye, kime, neye baksam bayağılık akıyor. Sağım kalitesizlik, solum kalitesizlik.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bugün bir sınava girdim. Sınava giriş evrakım poşet dosyada duruyordu. Kapıda görevli memur beni dövecek sandım. Poşet dosya ile sınav salonuna giremezmişim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Başka bir memur kulağımdaki pirsing (piercing) küpeyi çıkarttırdı. Oysaki sınav evrakında “girilebilir” yazıyordu.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Nitekim girdiğim sınav benim için hayati bir sınav değildir. Ama hayati önem taşıyan gençlerin girdiği bir sınav olsaydı, kapıdan girişte olumsuz etkilenebilirlerdi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yine sınavdan devam edeyim. Sınav salonunda aydınlatma yetersiz, sıralar çok sıkışıktı. Üstelik burası bir üniversiteydi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Ön sırada oturan sınav adayı ağır bir parfüm kullanmıştı; başım döndü, midem bulandı. Zaten hava soğuktu; cam açsak bizim halkımız hemen üşür, kapattırır.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Salon görevlileri ilk başta ciddiydiler, fazla konuşmadılar. Ama sınavın ilk yarısından sonra hem birbirleriyle hem de tanıdık bir sınav adayıyla sohbet ettiler. Dikkatim dağıldı ve uyarmak zorunda kaldım.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sınav bitti, çıkarken yanımızda zorunlu olarak getirdiğimiz araba anahtarını girişte koyduğum karton kutuyu bulamadım. Eyvah!.. Dışarda, kapının önündeydi; içeriye almışlar, kutu yırtılmış, anahtarlar etrafa saçılmıştı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Benim bir günümden akılda kalanlar. Sonuç her taraftan bir kalitesizlik akıyor. Ben bu sınava girmek için ücret ödedim. Daha kaliteli bir muameleyi ve ortamı hak ediyorum. Ne yazık ki sonuç ortada!</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazdıklarımdan bir kurum ya da kişileri eleştirdiğim anlaşılmasın. Buna benzer durumlar her yerde karşımıza çıkıyor. Kalitesizlik her yerde.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dedim ya, olan ve olması gereken şeklinde bakıyorum.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Aynı hikayeyi olması gereken şeklinde yeniden yazıyorum.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Kapıdan sırayla alınırken, görevli memur poşet dosyayı nereye bırakabileceğimi nazikçe gösterdi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yanımızda getirdiğimiz araba anahtarı, cüzdan, telefon gibi eşyalarımızı emanet dolaplarına bıraktık.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Basit takılar sınav evrakında yazdığı gibi sorun oluşturmadı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sınav salonu en fazla yirmi kişilikti. Oldukça temiz ve aydınlıktı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sınav esnasında görevliler, kendi aralarında fısıldaşmıyor, dikkat dağıtmıyor, profesyonelce hareket ediyorlardı.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sınava giren adaylar temiz giyimliydiler. Parfüm kokuları kimseyi rahatsız etmeyecek düzeyde hafif ve tazeleyiciydi.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Son yazdıklarım çok mu zor yapılamayacak şeyler mi?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Bizler insan olarak bu kaliteyi hak etmiyor muyuz?</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Yazdıklarım basit gibi düşünülebilir. Bu basitlikler bulaşıcı hastalık gibidir, yayılır gider. Sonuç kaba saba toplumdur.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Dünyada onca acı, zulüm, gözyaşı varken benim yazdıklarım “devede kulak kalır” dediğinizi duyar gibiyim.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Her ne oluyorsa zaten sorunları küçümsediğimizden olur. Her birimiz kendi hayatımızda kalite bilincini benimseyerek, daha saygılı, daha adil ve daha nitelikli bir toplumun inşasına katkıda bulunabiliriz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Küçük sorunlar büyük sorunları doğurur. Görmezden gelinen sorunlar çığ gibi büyüyüp üstümüze gelmeden önce, çözüm üretme ve harekete geçme sorumluluğunu üstlenmeliyiz.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">Sorumluluk almak kendimize olan saygımızın gereğidir.</p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: &quot;Times New Roman&quot;; font-size: medium;">MUAZZEZ TOĞRUL</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//basitlikten-kaliteye/381/</link>
<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>14 Mart sadece tıp bayramı mıdır?</title>
<description><![CDATA[<blockquote style="color: rgb(36, 36, 36); font-family: &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Segoe UI Web (West European)&quot;, -apple-system, BlinkMacSystemFont, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif; font-size: 15px; font-style: normal;" type="cite">
<div dir="ltr" style="border: 0px; font: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline; color: inherit;">
<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-family: Calibri, Helvetica, sans-serif; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">
<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b data-olk-copy-source="MessageBody"> </b>14 Mart’ın sadece "stetoskop ve beyaz önlük" günü olmadığını, aslında bir <b>istiklal meşalesi</b> olduğunu çok net gösteriyor. Tıbbiyeli Hikmet’in o vakur duruşu ve Sivas Kongresi’ndeki o meşhur çıkışı, olduğunu çok kişi fazla bilmiyor. Benim yakın Dostum Menemen Devlet Hastane eski Başhekimi Op. Dr. Nusret Ayaz ile yaptığımız sohbette ve Tıp Bayramını kutladığımda, beni Tıp Bayramı konusunda çok aydınlatıcı ve bilgilendirici açıklamalarda bulundu. Bizler Hepimiz canlarımızı teslim ettiğimiz, Doktor ve sağlıkçılarımıza aslında 14 Mart Tıp Bayramı’nın ne olduğunu daha açıklayıcı bilgilerle anlatmaya çalışacağım. Kıymetli Dostum, Ağabeyim, Op. Dr. Nusret Ayaz’a çok teşekkür ediyorum…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>       </b>Bugün takvimler 16 Mart’ı gösteriyor. İki gün önce 14 Mart Tıp Bayram’ıydı. Çoğumuz için bu tarih, fedakâr sağlık çalışanlarımızın bayramı, hastanelerde kutlamalar ve tebrik mesajları demek. Ancak bu tarihin derinliklerine indiğimizde, karşımıza sadece tıbbi bir yıl dönümü değil, dev bir “<b>vatanseverlik destanı”</b> çıkıyor…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Gelin, bugün beyaz önlüklerin arkasındaki o çelikten iradeyi, Tıbbiyeli Hikmet’in hikâyesini birlikte hatırlayalım…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>İşgale Bayrak Açan Tıbbiyeliler</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Her şey 1827 yılında, II. Mahmut döneminde modern tıp eğitiminin başlangıcı sayılan Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’nin açılmasıyla başladı. Ancak 14 Mart’ı asıl “bayram” yapan olay, 1919’un o karanlık işgal günlerinde saklıdır…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Mondros Mütarekesi sonrası İstanbul işgal altındaydı. İngilizler, stratejik önemi nedeniyle dönemin tıp fakültesi olan “<b>Tıbbiye-i Şahane”</b> binasına el koymuştu. Devir, teslimiyet devriydi; gösteriler yasak, umutlar yorgundu. İşte o günlerde, Tıbbiyeli Hikmet (Boran) ve arkadaşları sessiz kalmayı reddetti!</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       14 Mart 1919 sabahı, İngiliz nöbetçileri atlatarak okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı astılar. Bu, işgal altındaki İstanbul’un kalbinde çakan ilk isyan kıvılcımıydı. İngilizler öğrencileri tutukladığında savunmaları hazırdı: <b>“Biz bayramımızı, tıp eğitiminin kuruluşunu kutluyoruz!”</b> İşgalci güçler bu zekice manevrayı sineye çekmek zorunda kaldı, ama o ateş bir kere Anadolu’ya sıçramıştı.</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>“Mandayı Reddediyoruz Paşam!”</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Tıbbiyeli Hikmet’in hikâyesi İstanbul’da bitmedi. Arkadaşlarının aralarında topladığı parayla Sivas Kongresi’ne delege olarak gönderilen bu 19 yaşındaki genç, Türk tarihinin yönünü değiştiren o çıkışı yaptı. Kongrede manda ve himaye tartışılırken, Hikmet Bey yerinden fırlayarak doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya seslendi: “Paşam, bağımsızlık yolunda çalışmaya geldim. Mandayı kabul edemem. Eğer siz de kabul ederseniz, sizi de reddederiz!”</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Mustafa Kemal’in gözleri parladı. Gençliğin asil kanındaki o cevheri gördü ve tarihe geçecek o yanıtı verdi: <b>“Evlat, müsterih ol! Parolamız tektir: Ya istiklal ya ölüm!”</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"><b>Hafızamızı Tazelemek</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Tıp Bayramı, 1929-1937 yılları arasında kısa bir süre Bursa’daki ilk Türkçe tıp derslerine atıfla 12 Mayıs’ta kutlansa da, sonunda ait olduğu yere, 14 Mart’a geri döndü. Çünkü 14 Mart, bu milletin sadece sağlığını değil, bağımsızlığını da korumaya yemin etmiş bir camianın onur günüdür…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       Bugün doktorlarımıza teşekkür ederken, 107 yıl önce o binaların çatısına bayrak asan, Sivas’ta tam bağımsızlık diye haykıran Tıbbiyeli Hikmetleri de saygıyla analım…</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">       14 Mart, bir meslek kutlamasından çok daha fazlasıdır; “<b>hürriyet aşkının beyaz önlükle vücut bulmuş halidir.”</b></div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Beni Türk Hekimlerine emanet edin.”</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Sözleri günümüzde Hastanelerde Duvarlarda yazılı olarak asılmıştır.</div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Bu vesileyle Tüm sağlık emekçilerimizin, bu şanlı tarihin mirasçılarının Tıp Bayramı kutlu olsun!</div>

<div aria-hidden="true" class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0cm 120.45pt 0.0001pt 0cm; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>

<div class="x_x_elementToProof" style="border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 12pt; line-height: inherit; font-optical-sizing: inherit; font-size-adjust: inherit; font-kerning: inherit; font-feature-settings: inherit; font-variation-settings: inherit; font-language-override: inherit; margin: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;"> </div>
</div>
</div>
</blockquote>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//14-mart-sadece-tip-bayrami-midir/380/</link>
<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ABD, İran savaşının siyasi ve ekonomik yansımaları!</title>
<description><![CDATA[<p>        ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik kapsamlı saldırılarında İran'daki hedefler vurulurken, İran da Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD üslerine ve İsrail’e saldırılar düzenledi.<br />
Kuzey Kıbrıs’ta bu saldırılardan nasibini aldı…<br />
       İran‘ın açıklamasına göre, ABD ve İsrail tarafından ülke genelindeki  hedeflere saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Özellikle İsrail’in vurduğu bir ilkokulda hayatını kaybeden çocukların sayısının 100’ü geçtiği bildirildi. Bu saldırı, bütün dünyada büyük tepki ile karşılandı. İsrail bunu hep yapıyor…<br />
       ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından, İran devlet medyası Dini Lider Hamaney’in, Genel Kurmay Başkanı, Devrim muhafızları komutanı, Savunma Bakanı ve eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın  da öldürüldüğünü açıkladı…<br />
       İran, Hameney’in öldürülmesinin intikamının, ABD ve İsrail’ den mutlaka alınacağını açıkladı. Bu durum, gerginliği<br />
Daha da arttıracak…<br />
       Trump ise, açıklamasında, İran dini liderinin öldürüldüğü operasyonun ardından diplomatik çözümün artık daha kolay olduğunu belirtti. Ancak, İran dini liderinin ve komutanların ölümünden sonra, diplomasiye dönüşün zor olacağı görülüyor…<br />
       Rusya lideri Putin de, İran dini liderinin öldürülmesini bir cinayet  olarak niteledi. Bakalım, özellikle Çin, Rusya ve Kuzey Kore, İran’a  yapılan saldırıların durdurulması için etkili tepkiler gösterebilecek mi?<br />
       ABD ile İran'ın diplomatik müzakereler yürüttüğü bir dönemde İsrail’in zahirini kusmasıyla, gerçekleşen askeri saldırılar, bütün dünyada şaşkınlıkla karşılandı. İsrail devlet televizyonu ise, ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik saldırı öncesinde yürütülen müzakerelerin zaman kazanma amacı taşıdığını iddia etti…<br />
       ABD ve İsrail'in saldırıları, diplomasiyi ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ederek, bölgedeki gerginliği tırmanacaktır…<br />
       ABD ve İsrail, yapılan saldırıların İran’ın nükleer kapasitesinin yok edilmesi ve rejim değişikliğinin sağlanmasının hedeflendiğini açıklamaktadır. Ancak, sadece hava saldırıları ile rejim değişikliği olması, uzmanlar tarafından da, kısa zamanda pek mümkün görülmemektedir…<br />
       İran ise,  Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişine kapatıldığını duyurdu. Dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’ sinin geçtiği boğazın saldırılar nedeniyle güvenli olmadığı belirtildi. Hürmüz boğazında, yakıt tankerlerinin vurulduğunu da gördük…<br />
       İran’ın önemli bir petrol, gaz üreticisi olması ve Hürmüz boğazının kapatılmasıyla de birlikte, olası petrol fiyatlarındaki ani yükseliş, global düzeyde enflasyon baskısını artırıp, enerji ithalatçısı ülkeler için enerji maliyetlerini büyük oranda yükseltebilecektir…        <br />
       Petrol fiyatları yükselişi, Türkiye gibi  enflasyonla mücadele eden ülkeler için yeni bir maliyet artışına dönüşebilir. Başta Akaryakıt, taşımacılık, gıda, üretim ve diğer tüm sektörlerde zincirleme fiyat artışlarına yol açabilir…<br />
       Döviz kurlarının ve petrol fiyatlarının  yükselmesi, Kuzey Kıbrıs’ı ve Türkiye’yi çok olumsuz  etkileyebilecek, enflasyon ve pahalılığın artmasına yol açabilecektir. Savaşın uzun sürmesi ve alanının genişlemesi, olumsuz etkileri daha da katlanacaktır…<br />
       Bütün ülkeler, Uluslararası barışın korunması,  devletlerin eşitliğini esas alan, devletlerarası iş birliği ve insan haklarının geliştirilmesini amaçlayan ve Birleşmiş Milletler’in  (BM) kuruluş belgesi olan  BM şartına uymalıdır. Bu bağlamda, İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir. Kalıcı barış için, kapsamlı barış görüşmeleri hemen başlatılmalı, diplomasiye ve müzakereye fırsat verilmeli ve sorunlara uluslararası hukuk çerçevesinde çözüm bulunmalıdır…<br />
       Temennim, bölgedeki savaşın bir an önce bitmesi ve ateşkesin sağlanmasıdır. Zira, çatışma ve gerginliklerin büyüyerek devam etmesi, başta bölgede olmak üzere, tüm dünyada  ekonomik ve siyasi istikrarsızlığı artıracaktır.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//abd-iran-savasinin-siyasi-ve-ekonomik-yansimalari/379/</link>
<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİR ÖĞRETMEN ÖLDÜRÜLDÜ</title>
<description><![CDATA[<p>Bir öğretmen öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.<br />
Bir değil iki değil üç değil beş değil bu kaçıncı…<br />
Üzüldük, kınadık, yas tuttuk…<br />
Öğretmenler kadar sahipsiz olan baş bir meslek gurubunun olduğunu düşünmüyorum, varsa da ben bilmiyorum.<br />
Herkes öğretmene vuruyor.<br />
Öğretmeni suçluyor.<br />
Resmen şamar oğlanı…<br />
"İyi bir öğretmen bulmak zordur, ama unutmak imkânsızdır".<br />
"İlhamınız yolumu aydınlatıyor, bugünüme ve yarınıma dokundunuz".<br />
"Sabrınız ve ışığınızla güçlendim; sizden öğrendiğim her şey için minnettarım".<br />
“Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve saygıdeğer unsurlarıdır.” <br />
Mustafa Kemal Atatürk: "Öğretmenler; yeni nesli cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır".<br />
Hz. Ali: "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum."<br />
Victor Hugo: "Bir okul açan, bir hapishane kapatır."<br />
Socrates: "Dünyada her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine değer biçilemez"<br />
Bu kadar değer atfedilen bir meslek maalesef yeterli değeri görmüyor.<br />
Övgüler sözden ileri gitmiyor.<br />
Öğretmenin yaptığı tatil bile sorun haline geliyor.<br />
Adı üzerinde öğretmen…<br />
Bir ülkenin temeli…<br />
Bakın diğer ülkelere, onurlandırılmış, özlük hakları ile özel kılınmış, verilen değer ile kutsanmış…<br />
Sözde de özde de değer atfedilmiş.<br />
Bizde ise; gün be gün değeri düşürülen bir öğretmen gerçeği ile karşı karşıyayız.<br />
Ve bu değer görmeme, itibarsızlaştırma, bir lise öğrencisinin öğretmenini bıçaklayarak öldürmesi ile sonuçlanıyor.<br />
Okullar güvenli değil, öğretmenler güvende değil…<br />
Her türlü istismara, saldırıya açık…<br />
Değer; kanunla, yasayla, özlük hakların iyileştirilmesi ile olur.<br />
Hamasetle olmaz!<br />
Okulda yaşanan en küçük bir sıkıntı da öğretmenler hemen şikâyet ediliyor.<br />
İnceleme, soruşturma…<br />
Ceza…<br />
Öyle ki; “çocuğumun psikolojisi bozuldu” diyerek, öğretmen şikâyet ediliyor.<br />
“Öğretmen çocuğuma düşük not verdi.”<br />
“Çocuğum teşekkür alamadı.”<br />
Bu bile şikâyet konusu oluyor.<br />
Öğretmen ne yapsa suç…<br />
Veli, öğretmenin nasıl ders anlatacağına varıncaya kadar karışıyor.<br />
Öğrenciler, öğretmenleri zorbalıyor.<br />
Tehdit ediliyor.<br />
Bu çok fazla…<br />
Had aşılmış durumda… <br />
Başka meslek gurubunda inanın bu işler hiç de öyle değil...<br />
Güvendeler, itibarları var…<br />
Özlük hakları çok iyi…<br />
Hakarete uğramak, dövülmek, bıçaklanmak, öldürülmek nedir ya!<br />
Öğretmenler, asker mi polis mi, bekçi mi?<br />
Cephede savaştalar mı?<br />
“2 Mart 2026 günü okul saatleri içerisinde 11. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Furkan Samet Bakalım, yanında getirdiği bıçakla 44 yaşındaki biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik ile birlikte bir başka öğretmen ve bir öğrenciyi bıçakla yaraladı. Ağır yaralanan Çelik kaldırıldığı hastanede öldü.”<br />
Yastayız…<br />
Bir an önce gerekli yasal düzenlemeler yapılıp öğretmenlerin can güvenliğini teminat altına alınız.<br />
Okullar güvenli, öğretmenler güvende olsun…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//bir-ogretmen-olduruldu/378/</link>
<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İRAN SAVAŞINDA TÜRKİYE TEHLİKE ALTINDA MI?</title>
<description><![CDATA[<p>        ABD-İsrail ortak İran saldırısında İran Lideri Hamaneyin, gelini, Kızı, Damadı ve üst düzey Komutanlar ve yöneticilerin öldürüldüğü ve Dini Lider Hamaney’in öldüğü artık kesinleşti. İran sınır Komşumuz ve İncirlik’ten ABD uçakları kalkmamasına rağmen Türkiye büyük risk altında görülüyor…<br />
       Öte yandan ABD Başkanı Trump,bu savaş 4 hafta süreceğini ve İran karşılık verirse eşi benzeri görülmemiş bir güçle cevap vereceğiz açıklamasını yaptı. Şunu anlıyoruz ki ortam çok gergin. İran bu saatten sonra nasıl bir hamle sergileyecek hepimiz merak ediyoruz. Akıllara ilk gelen İran’ın İsrail’i vurmaya başladığı ve Komşu Arap ülkelerinde ABD Üstlerine saldırıp füzelerle vurmaya başlaması, savaşı bölgeye yaymak mı istemesidir?<br />
       İran’ın Katar’daki Amerikan İngiliz üslerine füze saldırısı yaptığı ancak katar’daki savunma araçlarıyla bu saldırının geri püskürtüldüğü öğrenildi. Iran bu saldırılara seyirci kalmayacak ve en önemlisi Türkiye’ye karşı da bir füze saldırında bulunur mu?<br />
       Türkiye’nin, İncirlik ABD üstünden İran saldırılarında kullanımına izin verilmediğini biliyoruz. Bir gazeteci olarak söz konusu savaşla ilgili okurlarımdan çok telefon aldım mail adresime çok sayıda sorular geliyor. “Ne oluyor Türkiye tehlike altında mıdır?” Soruları soruluyor…<br />
       Durum son derece kritiktir. Iran sonuçta kâğıttan Kaplan değil ve son derece önemli bir güce sahip. ABD’nin temel hedefi İran da bir rejim değişikliği bu nedenle saldırılar sınırlı kalır mı, o da merak konusudur. Ancak net bir bilgi var ki o da İran’ın Amerika’ya karşı bu savaşı kazanmayacak olmasıdır…<br />
       İran son derece güçlü bir devlet, özellikle İran Devletinin elinde binlerce uzun menzilli füze var ve her ne kadar İsrail Demir kubbesi bu füzeleri düşürse bile bazılarını düşüremiyor ve İran’ın attığı füzeler kritik yerlere vuruyor. Şu an için İran, İsrail Devletini hedef alıyor ve İsrail topraklarına saldırı düzenliyor. Zaten savaşı İsrail başlatmadı mı?<br />
       Eğer iki ülke sınır olsalardı yüz binlerce İran askeri çoktan İsrail’i yok etmişti. Aralarında ciddi mesafe olduğu için birbirlerine sürekli el ense çekiyorlar. Bu nereye kadar gider bu füze savaşları ne kadar devam edecek bunu zaman gösterecektir…<br />
       Yeri gelmişken söylemekte fayda var; geçtiğimiz gün İngiltere Başbakanının Amerika’yı desteklemelerine rağmen, İsrail’in saldırganlığı ve Gazze de soykırım uyguladığı için, bu savaşta yardım etmeyeceklerini açıklamıştı. Ancak gerçeğin böyle olmadığını ve İngilizlerin ABD’ye yardım ettiklerini öğreniyoruz! <br />
       Yazımın başında yazdığım gibi; eğer savaş uzarsa işte o zaman Irak’ta bulunan, Suriye’de bulunan hatta Kıbrıs’ta bulunan Amerikan üslerine İran saldıracaktır. Bundan nasibini hem İngiliz Üsleri nasibini alacaklardır. Bu ne zaman olur nasıl şekillenir bunu söylemek için çok erken ve yanlış olur. Her şey savaşın uzayıp uzamaması ile tarafların taraf olup olmamaları ile belli olacaktır. Orta doğuda bugüne kadar savaşlar hep oldu. Türkiye sadece arabulucu oldu…<br />
       İsrail, ABD’yi arkasına alarak Orta Doğu’yu ateş topuna çeviriyor. Saldırmadığı ülke kalmıyor. Netenyahu olduğu süre içerisinde Orta Doğu ülkelerinde huzur olmayacak. Netenyahu iktidarının sonu gelmeden İsrailliler de Müslüman ülkeleri de rahat edemeyecek.  Ancak İran tehdidi önemli çünkü adamlar nokta atışıyla nereyi vuracaklarını da biliyorlar. Yanı başımızda bir savaş var ve giderek yayılıyor. Bu savaştan Türkiye tarafsız kalıyor…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//iran-savasinda-turkiye-tehlike-altinda-mi/377/</link>
<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÇÖZÜM AVUKAT ZORUNLULUĞU DEĞİL,"AYAKÇI EMLAKÇI" İLE MÜCADELEDİR!</title>
<description><![CDATA[<p>Türkiye’de gayrimenkul sektörü, son yıllarda Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik ile ciddi bir disiplin altına alınmaya çalışıldı. Geleneksel "emlakçılık" tanımından, akademik altyapısı olan "Gayrimenkul Danışmanlığı" vizyonuna geçiş yapan sektörde; mesleki yeterlilik belgesi, staj ve Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi gibi katı şartlar getirildi. Ancak son günlerde Ankara kulislerinde gündeme gelen "gayrimenkul satışlarında avukat bulundurma zorunluluğu" tartışması, bu profesyonelleşme sürecine büyük bir gölge düşürme riski taşımaktadır.</p>

<p>Devlet, gayrimenkul danışmanlarına "Eğitimini ve belgeni al, ofisini standartlara uydur bu işi resmen yap" derken neyi amaçlamıştı? Bugün binlerce danışman, sadece bir satışa aracılık etmek için değil, sürecin hukuki ve teknik güvenliğini sağlamak için devasa maliyetlere katlanıyor.</p>

<p>Daha bu yılın başında yürürlüğe giren ve hem çalışma hürriyeti hem de vergi adaleti açısından sektörde ciddi tartışmalara yol açan Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi Harcı, meslek profesyonelleri hâlihazırda ilan portallarının fahiş fiyatları ve kira ile ezilirken ayrıca bu harçla çok ağır bir yük bindirmiş durumdadır. Danışmanlar, devlete karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirip bu fahiş harçları öderken, şimdi sürecin içine bir de "zorunlu avukat" aktörünün eklenmesi planlanıyor.</p>

<p>Avukatlık mesleği kuşkusuz hukukun teminatıdır; buna şüphe yok. Ancak gayrimenkul satışı, masaya oturup sadece bir sözleşme imzalamaktan ibaret değildir. Bu meşakkatli süreç; piyasa analiziyle doğru fiyatlandırma, tapu kayıtlarının (ipotek, haciz, şerh) teknik incelemesini, belediye imar durumunun kontrolünü, pazarlama stratejilerini ve alıcı-satıcı arasındaki hassas psikolojik yönetimi kapsar. Satış sürecine avukatın "zorunlu" bir unsur olarak dâhil edilmesi, sahada aktif rol alan profesyoneli "sadece yer gösteren" vasıfsız bir konuma itecek ve vatandaşa gereksiz bir mali külfet daha yükleyecektir. Zaten emlak hizmet bedeli ödeyen vatandaşın önüne bir de "hukuk müşavirliği" faturası konulması, insanları doğrudan kayıt dışı yollara, yani piyasanın en büyük kamburu olan "ayakçılara" itmiş olacaktır.</p>

<p>Peki, Gerçek Çözüm Ne Olmalı?<br />
Eğer yasa yapıcılar gayrimenkul satışlarında kayıt dışılığı önlemek, vergi kaybının önüne geçmek ve vatandaşın güvenliğini sağlamak istiyorsa, formül avukat zorunluluğu olmamalıdır. Piyasayı kilitleyen değil, önünü açan rasyonel adımlar atılmalıdır.</p>

<p>Zorunlu Danışmanlık Sistemi: Belirlenecek belli bir tutarın üzerindeki tüm gayrimenkul işlemlerinde avukat zorunluluğu değil, ek maliyetsiz "Yetki Belgeli Gayrimenkul Danışmanları" ile çalışma zorunluluğu getirilmelidir. Ticari güvenliğin sigortası, sürece hâkim olan yetkili danışmanlardır.</p>

<p>Vergi ve Harç Teşvikleri: Sektörü canlandırmak ve kayıt dışılığı bitirmek için tapu harçları mevcut %2+%2 (toplam %4) seviyesinden makul oranlara çekilmeli, vatandaşın beyan usulüne sadık kalması teşvik edilmelidir.</p>

<p>Değer Artış Kazancı Muafiyeti: Piyasada arz-talep dengesini korumak adına, mülk sahiplerine yönelik Değer Artış Kazancı Vergisi muafiyetleri genişletilmeli, bu sayede taşınmaz ticaretinin önündeki vergisel engeller azaltılmalıdır.<br />
Ayakçı İle Kesin Mücadele: En önemlisi; vergi ödemeyen, yetki belgesi olmayan kayıt dışı "ayakçı" tabir edilen kişilerin piyasada ve tapu dairelerinde işlem yapması tamamen engellenmelidir.<br />
Güvenli bir piyasa isteniyorsa; hukuk rehber, ticaret ise ehliyet işidir. Gayrimenkul danışmanlığı mesleği, dışarıdan yapılacak yama niteliğindeki müdahalelerle değil, kendi içindeki liyakat ve yetki belgesi disipliniyle yükseltilmelidir.</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//cozum-avukat-zorunlulugu-degil-ayakci-emlakci-ile-mucadeledir/376/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Turamp ve Netenyahu, günümüzün Hitler’i oldu!</title>
<description><![CDATA[<p>        Beklenen oldu, İsrail’in başlattığı, ABD’nin İsrail ile birlikte hareket ettiği İran savaşı bir sürpriz değil. Bekleniyordu ama İsrail’in zehirlemesi ABD’yi erken hareketlendirdi…</p>

<p>       ABD, İsrail ortaklığı, İran’a karşı beklenen savaşı başlattı.<br />
Haftalardır, hatta aylardır bunun hazırlığı yapılıyor, Uçak gemileri ve savaş gemileri körfeze yığınak yapıldı…<br />
       Üstelik görüşme masasına oturulmuş ve taraflar anlaşmaya doğru giderken, Müslüman bir ülkede, kutsal ramazan ayı idrak edilirken. Peki, bu savaş kontrolden çıkar mı ya da kontrollü mü ve nerede kim durduracaktır?<br />
       Hürmüz boğazı geçişlere kapatıldı. Petrol Birenti 80 Dolara aşacak. Piyasalar da altın dâhil hep yükselişe geçti…<br />
       Şu bir gerçek ki, ABD Başkanı Turamp ve İsrail Başbakanı Netanyahu, günümüzün Hitler’i gibi, dünya için tehlikeli, iki ülkeden oluşan bir güç halinde ve dur diyebilecek bir başka güç de maalesef dünya da yoktur…<br />
       Rusya, saldırıyı kınadı, ötesine gidemez, Ukrayna savaşı,  beklenenden çok elini ve kolunu bağlamış durumda…<br />
       Çin, sadece ekonomik olarak güçlü bir ülke, diğer konulara girmiyor, girmekte istemiyor!<br />
       Dünya ve tabi ki Ortadoğu coğrafyası ABD ve İsrail ortaklığının insafına kalmış durumda…<br />
       Bölgeyi yeniden, kendi çıkarları için şekillendiriyorlar, en başta da ulus devlet istemiyorlar!<br />
       Son birkaç günde yaşananlara dönecek olursak, ABD ve İsrail Neden İran’a Saldırdı?<br />
       Bir soru daha, bölge uzmanları, aylardır, sırada İran var derken, gerekçeler neydi?<br />
       Ortadoğu, yıllardır, güç mücadelelerinin merkezinde oldu.<br />
Atatürk bunu yüz yıl önce görmüş, Türkiye Cumhuriyetini kurarak, böylesi bir bölgede, çok başka bir ülke yaratmış. İçteki etnik birleşmelerle, bir ulus devlet ortaya çıkarmıştır…<br />
       Türkiye her zaman bölgede bir denge unsuru oldu, bu da Türkiye’ye Ortadoğu da farklı bir konum getirmiş oluyor…<br />
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısına gerekçe gösterilen iddia, İran’ın nükleer gücü ve bu konuda anlaşma sağlanamaması.<br />
Elbette, İran yönetimi, en başta kendi halkına yapmadığını bırakmadı, insanlar ülkelerinden kaçtı, baskı ve zulüm altında yaşadı.<br />
Ancak bu, bir başka ülkenin saldırısını, savaş açmasını normalleştirecek bir durum değildir…<br />
       Bir rejim sorunu varsa, en başta o ülkenin insanları bu sorunu çözmeli, rejimi başka değişim yolları ile zorlamalıdır!<br />
       ABD ve İsrail’in de İran halkını çok düşündüğünü söyleyeyim. <br />
Hamaney öldürülen ilk dini lider, şimdi ise yerine kimin geçeceği tartışılıyor, mutlaka ki ABD, İsrail ortaklığına yakın birisi getirilecek, aynen başka yerlerde olduğu gibi. Konuşulan, tartışılan çok, müthiş bir bilgi kirliliği ve sonsuz iddialar var…<br />
       ABD Başkanı Trump’ın, özellikle Epstein iddiaları konusunda siyasi olarak sıkıştığı, İsrail tarafından bu saldırılarda taraf olmak için zorlandığı, çok karmaşık bir konudur…<br />
       Bizler sadece izliyor, yorumcular ve uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmelerle bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz. Sonuca dair pek çok ön görü dinledim, ortaya şu özeti çıkardım; Lübnan’da Hizbullah’ın devreye girmesi, Gazze’de gerilimin daha da artması, diğer Körfez ülkelerinin çatışmaya dâhil olması, petrol konusunda kriz yaşanması, başka ülkelerin de savaşa taraf olması, olası senaryolar böyle, tabi ki temennim bunlar değildir.  Temennim, İran halkının, kendi iradesi ile gelişecek yaşam biçiminin, bizzat kendileri tarafından yeniden kurulmasıdır…<br />
       Kolay olacak mı, olmayacak, belki de her şey daha da zor olacak, bunu da zaman gösterecektir…</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//turamp-ve-netenyahu-gunumuzun-hitler-i-oldu/375/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 00:38:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SAVAŞ ÖLDÜRÜR</title>
<description><![CDATA[<p>Bir filim izler gibi tüm dünya ekranların başına geçmiş, ABD, İsrail-İran savaşını izliyor.<br />
Ölümler rakamlarla…<br />
En çok isyanım da buna benim!<br />
Şu kadar insan öldü.<br />
Ne kolay değil mi?<br />
Suçsuz günahsız insanlar savaşlarda yok olup gidiyor.<br />
Açık ve net belirteyim: küçük bir karıncanın bile ölümü insanın içini sızlatır; bırakın karıncayı bebek, çocuk, genç, yaşlı hepsi ama hepsi savaşın kurbanları…<br />
İsrail tarafından ilkokul hedef alındı, bombalar yağdırıldı. Yüzlerce küçücük kız çocuğu öldü. <br />
Savaşın hukuku yok!<br />
Demiştim ya “yeni bir çağ” diye.<br />
Evet! Dünyada yeni bir çağ başladı.<br />
Bu çağ yıkım, barbarlık, ölüm üzerine…<br />
Demokrasi, insan hakları, yasa, hukuk hak getire.<br />
Güçlüler ve zayıflar…<br />
Zenginler ve yoksullar…<br />
İran’a dört koldan saldırıyorlar…<br />
İnsanları öldürüyorlar…<br />
Neden?<br />
ABD, dünyanın bir ucundan gelip, “bana yan baktın” diyerek İran’a savaş açıyor.<br />
İran’dan sonra Küba…<br />
Küba’dan sonra sırada kim varsa…<br />
Geçenlerde fuhuş adası ve Jeffrey Epstein belgeleri adı altında korkunç olaylar ifşa oldu.<br />
Dünya liderleri ve zengin iş adamlarının fuhuş adasında neler yaptığını tüm insanlık öğrendi.<br />
İşin kötüsü Jeffrey Epstein belgeleri dünyada ciddi bir tepkiye yol açmadı.<br />
Dünya ayağa kalkmadı.<br />
Oysaki düne kadar dünyanın herhangi bir yerinde insanlık dışı bir olay olduğunda ülke halkları yağa kalkar, yeri yerinden oynatırdı.<br />
İstifalar, yargılamalar, gözaltılar başlardı.<br />
Dünya nereye gidiyor?<br />
Şu an ABD, İsrail- İran Savaşı yaşanmakta ve dünya bu savaşı seyretmektedir.<br />
Kimseden ses yok!<br />
Bu savaşın mübarek ramazan ayında gerçekleşmiş olması, bir nevi tüm Müslüman âlemine karşı bir meydan okumadır.<br />
Bu böyle bilinmelidir.<br />
Savaşların kendi içinde bile hukuku vardır, maalesef bu hukuk bugün hiçe sayılmıştır.<br />
Tabii ki bu işin farklı bir boyutudur.<br />
Savaşların haklı bir nedeni olamaz.<br />
Emperyal güçlerin kendi çıkarları için insanlığı yok etme hoyratlığıdır.<br />
Onlar için insanın hatta canlının, doğanın bir önemi yoktur.<br />
Bugün yaşanan savaşın temel nedeni; İran devletinin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine çökme girişiminden başka bir şey değildir.<br />
ABD ve İsrail bu gerçeği saklamamışlardır.<br />
Açıkça beyan etmişlerdir.<br />
İran’ı artık biz yöneteceğiz, demişlerdir.<br />
Savaş Öldürür!<br />
Savaş ölüm demektir.<br />
İnsanlık tarihinde hep böyle oluştur.<br />
Suriye’de, Irak’ta nasıl olduysa İran’da da aynısı olacak…<br />
Ölümler, göçler, açlık, yoksulluk…<br />
Daha fazla ülkeleri sömürmek için dünyayı yok etme kafası nereye kadar?<br />
Durmaz emperyal güçler…<br />
Dünya halkları zalimin zulmüne ses çıkartmadıkça ABD ve İsrail daha fazla saldırganlaşacak, dünyayı yaşanmaz hale getirecekler…<br />
Demokrasi, özgürlük, evrensel değerler…<br />
En büyük yaşam güvencesidir.<br />
Asla vaz geçmeyiniz!       </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//savas-oldurur/374/</link>
<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>      SAVAŞIN EN AĞIR YÜZÜ</title>
<description><![CDATA[<div>Yazımın başlığını “savaş ve kız çocukları” diye adlandıracaktım. Ama savaştan herkes etkileniyor;  en çok da kadınlar ve çocuklar</div>

<div><span style="white-space: normal;">ABD ve İsrail’in ortaklaşa İran’a saldırısında kız çocuklarının gittiği iki ilkokul bombalandı.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Çiğdem Toker’in 1 Mart tarihli yayınında aktardığına göre, Amerikalı eski istihbarat subayı Scott Ritter ailelerin, Amerika’nın diplomasisine güvenerek kızlarını okula gönderdiklerini söyledi. Enkazın altında 100 kız çocuğunun olduğunu dile getirirken vicdani bir sorgulama yaptı. Ancak yapılan bu vicdani sorgulama gerçeği değiştirmiyor.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Savaşın hayatta kalan kadın ve çocuklara etkisi çok katmanlıdır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Savaş esnasında evler yıkılır, kadın ve çocuklar göçe zorlanır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Mülteci kamplarında güvenlik riski artar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tek başına kalan kadınlar daha savunmasız hale gelir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Doğum hizmetleri aksar, gebe kadınlar risk altında kalır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Hijyen ürünlerine erişim zorlaşır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kız çocuklar okuldan alınıp erken yaşta evlendirilir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Ucuz iş gücü ve güvencesiz çalışma artar.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tarım sekteye uğrar, açlık büyür.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Savaş, kadınların bedenine, emeğine ve özgürlüğüne doğrudan müdahale eder.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Savaş yalnızca cephede değil evin içinde, sokakta, göç yollarında da vardır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Filistin, İran, Gazze ve Suriye gibi Ortadoğu ülkelerinde her gün ölümler yaşanıyor.</span></div>

<div> Afganistan’da kadınların eğitime erişimi engelleniyor. </div>

<div><span style="white-space: normal;">Suriye’de Lazkiye Valiliği tarafından kamuda kadınlara makyaj yasağı getiriliyor. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yine İran’da kadınlar eğitim hakkı ve özgürlükleri için eylem yaparken kendi yönetimleri tarafından katlediliyor.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, 1857’de New York’ta greve giden 129 kadının yangında hayatını kaybettiğini hatırlıyoruz. Aradan geçen yıllara rağmen kadınlar hala en büyük acıları çekiyor.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kadınlar ve çocuklar ölürken, </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yakıt zamları mı konuşulmalı?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Halk yoksullaşır mı denmeli?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Altın yükselir mi diye sorulmalı?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Ülkemiz de savaşa girer mi kaygısına mı düşülmeli?</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bu sorularının sorulması bana çok incitici geliyor. İnsanlar ölürken yakıt ve altın fiyatının derdine düşülmesini empati yoksunluğu olarak görüyorum ve bunu sıradan bir gündem başlığı gibi geçiştiremiyorum.</span></div>

<div>Hele bir de kız çocuğu çantasını sosyal medyada paylaşmak… Bu mu duyarlılık? Üzülmek gerçekten bu mudur?</div>

<div><span style="white-space: normal;">Dünya tarihi her gün yeniden yazılıyor. Parasal gücü elinde bulunduran ülkeler savaşı kendilerine hak görür gibi davranıyor.</span></div>

<div>Maide suresi 32. ayette şöyle denir: ”Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur.” der.</div>

<div><span style="white-space: normal;">Mustafa Kemal Atatürk “Zorunlu olmadıkça savaş cinayettir.” demiştir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Dünya üzerindeki savaşların bitmesini diliyorum. </span></div>

<div> <span style="white-space:pre"> </span>Ama ne yazık ki bitecek gibi durmuyor. </div>

<div><span style="white-space: normal;">Sadece ölenlerin adı değişiyor, coğrafya değişiyor.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Değişmeyen tek şey, kadınların ve çocukların ödediği bedel oluyor.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">                  </span></div>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//savasin-en-agir-yuzu/373/</link>
<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Lefter’in hayatını anlatan efsane film!</title>
<description><![CDATA[<p>   54 yıllık gazetecilik, Polis Muhabirliği, Temsilcilik ve köşe yazarlığımda görmediğimiz olaylar, duymadığımız haberler kalmadı.  Tüm rezillikleri, olumsuzlukları, ahlaksızlığı, sahtekârlık, dolandırıcılık, Tağşişle insanların yiyecekleriyle oynayanlar, haksız kazanç sağlamak için insanların ceplerine göz diken dolandırıcıları, gençlerimizi, çocuklarımızı zehirleyen uyuşturucu tacirlerini gördük. Ancak, Film yıldızı, Dizi yıldızları, sanatçılar, Medya Mensupları ve gazetecilerinde içinde olduğu, Futbol da şike yapanlar, bahis oynayanlar, uyuşturucu ve fuhuş olaylarına karışanları görmemiştik ama şimdi ahlaksızlığın nereye vardığını görmeye başladık ve insanlara örnek olacak kişilerinde bu ahlaksızlıkların içinde olduklarını görmeye başladık…<br />
“Nereden nereye geldik.” Demekten kendimizi alamıyoruz.<br />
       Burada, eski Film yıldızlarını, Ses Sanatçılarını, Futbolcuları, Yeni Asır Gazetesinde futbol yazarlığı yapan Metin Oktay Ağabeyimizle birlikte çalıştım, Turgay Şener, Lefter ve daha isimlerini yazamadığım onlarca o kıymetli ve temiz kalmış ve temiz ve dürüst yol göstericileri olan bu insanları, Hayatta olanlara sağlıklı yaşam diliyorum. Hayatını kaybedenleri de rahmetle ve minnetle anıyorum…<br />
       Geçtiğimiz günlerde izlediğim, spor tarihine adını “Altın Harflerle” yazdıran Lefter: Bir Ordinaryüs Hikâyesi Filmi son dönemde bir kanalda gösterilmesi izleyici rekoru kırdığı en iyi filmlerden birisiydi. Son dönemde bu tarz filmlere pek rastlanmıyor…<br />
       Lefter’in yaşam hikâyesini anlatan filmin yönetmeni Can Ulkay, Lefter rolünde ise Erdem Kaynarca… Film biyografik bir özelliğe sahip olduğundan isminden de anlaşılacağı üzere Lefter üzerine kuruludur! Lefter’in yaşamını konu alan filmde, dönemin toplumsal ve siyasal özellikleri de işleniyor…<br />
       İstanbul’un ve Büyükada’nın çok kültürlü-etnikli yapısını yansıtan film bir bakıma Lefter ve ailesinden de ister istemez özür dileyen bir özelliğe sahip!<br />
       Lefter’in o dönemin aile yapısından kaynaklanan baskıcı bir ailede büyüdüğü ve bununla birlikte etnik kimliğinden dolayı yaşadığını, bir başka deyişle yüzleştiği zorluklar filme yansıtılmış…<br />
       Fenerbahçe’nin ve Türk Milli Takımının kaptanlığını yapan ve 33 yıl boyunca Türk Milli Takımında en çok gol atan futbolcu olarak anılan Lefter’in etnik kimliğinden dolayı yaşadığı zorluklar yalın bir şekilde filmde işleniyor. Daha fazla detaya yer vermek mümkün olabilirdi derseniz olabilirdi, ancak bazı noksanlıklara rağmen, filmde toplumsal mesajlar çok iyi verilmiş!<br />
       Lefter’in Atina’da Türk milli takım formasıyla Yunanlı seyirciler tarafından protesto edilmesi, ardından 6-7 Eylül olaylarında Büyükada’daki evinde şoven Türk milliyetçileri tarafından saldırıya uğraması… Kısacası İstanbullu bir Rum’un yaşadığı kötü anılar filmde çok detaylı ve felsefik bir düzlemde işlenmese de yalın bir şekilde yansıtılmış! Fenerbahçelilerin futbolcusuna etnik kökeni gözetmeksizin sahip çıkmaları ise önemliydi!<br />
       Filmde Lefter’in gerek sportif gerekse özel yaşamında yaşadığı sıkıntılar ve inişli çıkışlı hikâyeler de anlatılıyor…<br />
       Filmde Lefter üzerinden Türkiye’nin futbol tarihi, siyasi tarihi ve toplumsal yapısı daha önce de belirttiğim üzere çok derinlikli ve detaylı olmasa da her şeye rağmen iyi işlenmiş…<br />
Bana sorarsanız bu film Lefter ve ailesinden toplumsal anlamda bir özür niteliğinde olduğunu izledim… <br />
       Bu bakımdan Salkım Hanım’ın Taneleri ve benzeri filmleri anımsatan boyutta olmasa da iyi bir Film. Başka bir boyutuyla da Lefter ve ailesinin yaşananlara karşı affedici ve yurt sevgisiyle cevap verdiklerini gösteriyor!<br />
       Türk Sporcularına seyircilerine Lefter’in özel yaşamından Türkiye’nin sisli ve karmaşık siyasi tarihine uzanan bu film izlenmeye değer diyorum…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//lefter-in-hayatini-anlatan-efsane-film/372/</link>
<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İyi tarım ve verimli tarımın geleceği!</title>
<description><![CDATA[<p>       Batı da susuzluk, yağmur yağmamsı ile boğuşan yetkililerin, Yağmurların hiç durmadan yağmaya başlaması ve aşırı yağmur suları ile sel baskınlarına dönüşmesi sonucu Belediye başkanları susuzluğu bırakıp şehirlerinde sel baskınlarıyla uğraşamaya başladılar…<br />
       Tarım Mühendislerinden aldığım bilgilerle, Tarımın, insanlık tarihinin en eski ve en temel sektörlerinden biridir. Günümüzde artan nüfus, iklim değişikliği, afetlerin artması ve doğal kaynakların azalması nedeniyle tarımda verimliliği artırmak ve sürdürülebilirlik sağlamak büyük bir önem kazanmaktadır… <br />
İyi tarım nedir ve nasıl yapılır?<br />
       İyi tarım uygulamaları, hem insan sağlığını hem de çevreyi koruyarak güvenilir ve verimli bir tarım üretimini hedeflemektedir.<br />
1-Kimyasal kullanımının azaltılması: Pestisit, herbisit ve kimyasal gübre kullanımını minimize ederek doğal yöntemlerle zararlı organizmalarla mücadele edilir.<br />
2-Su kaynaklarının verimli kullanımı: Damla sulama ve yağmurlama gibi modern sulama teknikleri ile suyun israfı önlenir.<br />
3-Toprak sağlığının korunması: Organik gübreler, rotasyon ekimi ve yeşil gübreleme yöntemleriyle toprağın besin değerleri korunur.<br />
4-Biyo çeşitliliğin korunması: Doğal ekosistemleri destekleyen uygulamalar ile biyo çeşitliliğe zarar vermeden üretim yapılır.<br />
5-Ürün takibi ve sertifikasyon: Ürünlerin üretim aşamalarının kayıt altına alınması ve tüketiciye güvenilir ürünler sunulması sağlanır.<br />
Ülkemiz, birçok bölgesinde verimli topraklara sahiptir. Peki ya bu toprak verimliliğini daha da artırabiliyor muyuz?<br />
Tarım sektöründe yeni teknolojiler nasıl kullanılıyor?<br />
        Tarım sektörü, yeni teknolojiler sayesinde daha verimli ve sürdürülebilir hale gelir. <br />
1-Akıllı tarım (dijital tarım): Sensörler, dronlar ve veri analitiği ile tarımsal üretim optimize edilir.<br />
2-Dikey tarım ve topraksız tarım: Şehirlerde az alanı kullanarak Hidroponik ve aeroponik sistemlerle üretim yapılır.<br />
3-Genetik mühendisliği: Hastalıklara dayanıklı ve verimli tohumlar geliştirilerek tarımsal kayıplar önlenir.<br />
Dijital tarımın dünyadaki yeri nedir?<br />
1-Altyapı yatırımları: Dijital tarımın yaygınlaşması için internet erişimi, sensör teknolojileri ve akıllı cihaz altyapısı güçlendirilmelidir.<br />
2-Çiftçi eğitimi: Dijital tarım teknolojilerini kullanabilmeleri için çiftçilere eğitim ve rehberlik sağlanmalıdır.<br />
3-Devlet destekleri ve teşvikler: Dijital tarıma yatırım yapan çiftçilere vergi avantajları, hibe destekleri ve düşük faizli krediler sunulmalıdır.<br />
4-Araştırma ve geliştirme: Üniversiteler, özel sektör ve kamu kurumları iş birliği yaparak dijital tarımın gelişimine yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütmelidir.<br />
5-Büyük veri ve yapay zeka ile Tarımsal verilerin toplanması optimize edilmelidir.<br />
Mevsim dışında sebze ve meyvelerin sağlığa etkileri<br />
       Günümüzde marketlerde her mevsim sebze ve meyve bulunabiliyor. Bu kış soğuğunda bile iri çilekler, kırmızı domatesler, küçük salatalıklar ve daha niceleri reyonları renklendiriyor. Peki tüketme aşamasına varana kadar bakın hangi evrelerden geçiyor, nasıl gelişiyor, hangi yöntemler kullanılıyor?<br />
1-Seracılık: Cam veya plastik örtülerle kaplanmış seralarda kontrollü ortamda üretim yapılır.<br />
2-Isıtma ve soğutma sistemleri: Sıcaklık kontrolü yapılarak bitkilerin uygun koşullarda büyümesi sağlanır.<br />
3-Hidroponik tarım: Toprak yerine besin çözeltileri kullanılarak bitkilerin yıl boyunca yetişmesi sağlanır.<br />
4-Dayanıklı ve uzun raf ömrüne sahip ürünler geliştirilerek üretim artırılır.<br />
Mevsim Dışı Ürünler Sağlıklı mı?<br />
       Mevsim dışı ürünlerin sağlık açısından değerlendirilmesi birkaç faktöre bağlıdır:<br />
-Kimyasal kullanımı: Seralarda yetiştirilen bazı sebzeler ve meyveler kimyasal gübre ve pestisitlere maruz kalabilir. Bu nedenle güvenilir üreticilerden alınmalıdır…<br />
       Dijital tarımın ülkemizde gelişmesiyle birlikte üretim süreçleri daha verimli hale gelecek ve tarımsal kalkınma hızlandırılmalıdır…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//iyi-tarim-ve-verimli-tarimin-gelecegi/371/</link>
<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 07:47:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KADIN CİNAYETLERİ</title>
<description><![CDATA[<p>Köşe yazlılarım; maalesef toplumsal meseleleri konu edinmekte, toplumun kanayan karalarına parmak basmakta az da olsa farkındalık yaratmaya çalışmakta…<br />
Maalesef diyorum, çünkü; ülkenin farklı yerlerinde o kadar çok olay meydana gelmektedir ki bu olaylar insanın içini sızlatmaktadır.<br />
Birkaç hafta önce, “Yan baktın” köşe yazımda da konu edindiğim gibi sokaklar çok güvensiz, birileri sizin önünüze geçip malınıza, canınıza kastedebilir. <br />
Bana niye yan baktın!<br />
Trafikte yaşanan mevzular daha bir başka…<br />
Neyse…<br />
Ülkemizde her gün türlü bahanelerle, eşleri, sevgilileri tarafından gencecik kadınlar öldürülmektedir.<br />
Kadınlar, Cumhuriyetin ilanından bu yana hep ikinci sınıf sayıldı. Bir türlü erkeklere eşitlenmedi.<br />
Osmanlıyı dönemini hiç konuşmayalım çünkü, Osmanlı da kadının adı bile yoktu.<br />
Bizler eşit yurttaşlarız. Devlet bu eşitliği kanunlarla belirtmiş, anayasal olarak da güvence altına almış.<br />
Kadın da erkek de eşit, demiş.<br />
Bu kadar ne!<br />
İşin kötüsü ne biliyor musunuz?<br />
Hızla gelişen çağda, medenileşen dünyada, kadın cinayetleri gün geçtikçe artmakta…<br />
Sosyal medyaya yansıyan, bir günde altı kadın cinayeti…<br />
Altı kadın fotoğrafı…<br />
Hepsi de gencecik, hayatlarının baharında…<br />
Burası bir Afganistan, Irak, Suriye, Filistin, Ukrayna değil…<br />
Türkiye Cumhuriyeti…<br />
Kadına seçme ve seçilme hakkı veren altıncı ülkeyiz.<br />
İlki Yeni Zelanda 1893, ikincisi Norveç 1913, üçüncüsü Danimarka 1915, dördüncüsü Sovyetler Birliği 1917, beşincisi Avusturya, Almanya 1918, altıncısı Türkiye 1930...<br />
Maalesef o tarihten bugüne bir arpa boyu yok alamamışız.<br />
21. Yüzyılda kadına namus, berdel, kan davası, başlık parası olarak bakmak da neyin nesidir?<br />
Kadın her alanda rüştünü ispatlamış, çoğu alanda erkeğin çok önünde olduğu göstermiştir.<br />
İstatistiki bilgiler ortadadır.<br />
Hal böyle iken kadının, erkeğin himayesinde görülmesi, ikinci sınıf sayılması nedendir?<br />
Erkek nasıl kadından ayrılmak istiyorsa bunu bir hak olarak görüyorsa; kadın da erkekten ayrılmak isteyebilir.<br />
Bu da kadının en temel anayasal hakkıdır. <br />
Aşk denilen şey kişinin, karşı cinse yoğun duygular beslemesidir. <br />
Bu kadar!<br />
Zaman içinde kadında da erkekte de bu duygular azabilir, tamamen bitebilir.<br />
Kısacası erkekle kadın arasında olumlu ya da olumsuz birçok duygular zaman için oluşabilir ve oluşmuş duygular zaman içinde sönebilir. <br />
Olumlu duygular evlilikle, olumsuz duygular ayrılıkla sonuçlanabilir.<br />
Evliklerin doğal kabul edildiği bir yerde ayrılıklar da doğaldır.<br />
Saçma sapan nedenlerle; ilkel, basit, aşağılık duygularla bir kadının canına kıymak…<br />
Dünyada hiçbir neden bir kadının canına kıymaya neden değildir, olamaz da…<br />
Bırakın bir kadının canına kıymayı, bu nedenler bir kadına kötü söz söylemeye bile neden değildir.<br />
Can diyoruz.<br />
İnsanın canını anca yaradan alabilir, vakti zamanı gelince…<br />
Büyük üstat, ozan Neşet Ertaş, “Kadınlar insandır; biz erkekler ise insanoğlu." demiştir.<br />
Her birimiz bir kadından dünyaya geldik.<br />
Kadın, kadın, kadın…<br />
Kadının özgür olmadığı bir yerde kimse kadının kutsallığından bahsedemez, “kadınlar bizim baş tacımızdır.” diyemez. <br />
Moğollar müzik gurubunun “Bir Şey Yapmalı!” şarkısı manidardır.<br />
Toplum olarak kadın cinayetlerini durdurmak için bir şeyler yapmalıyız.<br />
Bunun yolu nedir, ne yapmalıdır?<br />
Bir yol açmalı ya da bir yol bulmalıdır.<br />
Artık Yeter!</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//kadin-cinayetleri/370/</link>
<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TUTUNMAK</title>
<description><![CDATA[<div>Tutunmak: tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmaktır. Bence direnmektir…</div>

<div><span style="white-space: normal;">Ağaçlar, çiçekler, otlar… toprağa sıkı sıkı tutunur. Toprak olmazsa bitkiler yaşayamaz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Yeryüzünden buharlaşan su, bulutlara tutunur; soğuk hava tabakasıyla karşılaşınca yağmur, kar ya da dolu olarak yeryüzüne düşer. Bulutlar olmazsa yağış olmaz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Hayvanlar alemine baktığımızda maymunlar ağaç dallarına, penguenler soğukta sürüsüne tutunur…</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Okuduğum Fakir Baykurt’a ait kitapta ise kaplumbağalar tehlike anında kabuğuna çekilir, bir nevi kabuğuna tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Anne bebeğine tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bebek annesine tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Öğrenci öğretmenine tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kardeş kardeşe tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Eş eşe tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Akrabalar akrabaya tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Arkadaş arkadaşa tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Sevgili sevgiliye tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Bilim insanı bilime tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kitapsever kitaba tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Hasta ilaca tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Zengin paraya tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Fakir umuda tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Ressam tuvaline tutunur.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Liste uzar gider. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsanın neye tutunduğu önemlidir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz bilim ise yarı yolda kalmazsınız. </span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz kitaplar ise gücünüz devam eder.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz para ise paranız giderse hiç olursunuz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz çocuğunuz ise büyüyüp gittiğinde ortada kalırsınız.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz arkadaşınız ise aranız bozulduğunda yalnızlıkla baş edemeyebilirsiniz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz eşiniz ise ona bir şey olursa ortada kala kalırsınız.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz sevgiliniz ise ayrıldığınızda tepetaklak olursunuz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan sosyal bir varlıktır. Etrafında eşi dostu, çoluğu çocuğu elbette olacak ama yaşamın tek gayesi onlar olmayacaktır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan yaşamın merkezine kendini koymalıdır. Etrafınızdakilere fazla bel bağlamadan yaşamda kalmanın, yolunu bulmak gerekir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Kast ettiğim bencillik değildir. Kendine faydanız olmazsa kimseye faydanız olmaz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduklarınızı çoğaltarak, yaşamda çok yönlü seçimler yapabilirsiniz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Çocuğunuz büyüyüp yuvadan uçunca, meşgul olduğunuz bir sanat dalı hayattan kopmanızı engeller.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Sevgilinizden ayrılınca, kitaplarla yaşamı anlamlandırmaya devam edebilirsiniz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Eşinizden bir nedenle ayrı düştüğünüzde de tüm işler size kaldığında üstesinden gelebilmelisiniz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Aynı hatalara düşmemek için tecrübelerinize tutunabilirsiniz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz kişiler zarar veriyorsa bırakmayı bilmelisiniz.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Sizi tüketen yoran ne ise bırakın gitsin.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Hele kötü alışkanlıklara hiç bulaşmayın.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İyiliğe tutunun.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Güzelliğe tutunun.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Neye tutunursanız tutunun ama önce kendinize tutunun.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">İnsan önce kendine tutunmalıdır.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunulan dallar olabilir ama kök sizin içinizdedir.</span></div>

<div><span style="white-space: normal;">Tutunduğunuz dalları çoğaltırsanız;</span></div>

<div> <span style="white-space:pre"> </span>Bir dalınız kırılsa bile yine ayakta kalırsınız.</div>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//tutunmak/369/</link>
<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 21:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Meteoroloji kuraklık diyordu. Ortalık sele teslim!</title>
<description><![CDATA[<p>        Meteoroloji uzmanları, 2025 - 26 kış ayları az yağmurlu ve kurak geçeceği tahmininde bulunuyordu. Küresel ısınma ahkâmları onları Meteoroloji Uzmanlarını da yanılttı…  Tahmin edilenin aksine kimi zaman yağan yağmurlar, şehirlerde su baskınları ve ortalığı sell olaylarının olmasına ve bol yağışlarla şimdilik de olsa kuraklığı ortadan kaldırıyor. Özellikle Türkiye’nin batı kesiminde aşırı miktarda yağan yağmurların ne kadarını tasarruf edebildik, ne kadarını barajların doluluk oranını artırmaya yaradı?<br />
       Aşırı yağan yağmurlar, büyükşehirlerde ve diğer il ve ilçelerde sel baskınlarına neden oluyor ancak Denize kıyı şehirlerde bu sel baskınları ise barajlar yerine denizlere akıp gidiyor…<br />
Doğal ve yapay  kaynaklarımız ne durumda?<br />
       Bu soruya huzur ve övgüyle verebileceğimiz bir yanıtımız yoktur. Doğal ve yapay kaynaklarımızı da fabrika atıkları ve başka atıklarla o kaynaklarımızda kirletip kullanılamaz hale getiriyoruz…<br />
       Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yağmurlar ve Doğal kaynaklarla Barajlarını, yer altı barajlarının, tam kapasite ile doluluk yaşadığını ve kapasitesinin de üzerinde doluluk olduğunu söylüyor. Bu demek oluyor ki suyun her metreküpüne sahip çıkıldığını ve yağmur, kar sularının heba olmadan barajlarını dolduklarını gösteriyor. Bu su barajları doluluklarını sağlaması diğer belediye başkanlarına da örnek olur inşallah…<br />
       Türkiye son yıllarda çoğalan nüfus ve turizm de artan turist sayısı nedeniyle su sıkıntılarını gündemden silmeliyiz. Yaz aylarında su sıkıntısı yaşarsak, vatandaşlarımızın susuzluk çektiği gibi gelen turistlere ne cevap verilir?<br />
       Kendi öz kaynaklarımızı, Dere ve nehirlerimizi kirlilikten fabrika zehirli sularından koruyup Denizlere akması yerine barajlarımıza akmasını sağlamak için çalışmalarımızı hızlandırmalıyız…<br />
       Başta Büyükşehirler ve diğer İl İlçeler de kendi öz kaynaklarımızın zenginleştirilmesi, asrın su projesinin yaşama geçirilmesinin önemli amaçlarından birisi olduğunu unutmamalıyız…<br />
       Gece başlayan ve sabaha kadar su kesintilerinin yaşandığını ve tümden susuz kalmamışsak, su tüketimini dikkatli kullanmak, Belediyeler, Su İşleri İdarelerinin patlak, boşa akan su ihbarlarına anında cevap vermesi tamirinin yapılması da çok önemlidir…<br />
İnsanlarımızın su temini ve tasarrufu, çok önemlidir…<br />
       Tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesinin temel kaynağı olan su, dünyamızda gittikçe büyüyen küresel bir sorunun da öznesidir… Yeryüzünde yaşayan 8,5 milyar insanın 4 milyar insanın su sıkıntısı çektiği istatistiklerle bilinen gerçektir…<br />
       BM kaynaklı  açıklamaları susuzluktan etkilenen insanların çocukluk dönemlerinde okullarda başlıyor. Dünyamızda 818 milyon öğrencinin okulda el yıkama olanağı yoktur!<br />
       Su darlığının yakıcı sarmalında olanlar, dünya nüfusunun yarısına eşittir. Su için dünyanın çeşitli yöresinde verilen mücadelenin belgeselleri devamlı önümüze seriliyor…<br />
       Afrika’da ve Avustralya’da devasa bölgelerin yerleşime açılamaması ve bu alanların çölleşmeye terk edilmesi de hep gittikçe büyüyen susuzluk yüzünden olmaktadır. En tenha kıta Avustralya… Koskoca bir kıta, ama nüfusu 25 milyonu neden aşamıyor? <br />
       Bunun gerçek nedeni, su darlığıdır. İşte Avustralya susuz ve kurak bir kıta olduğu içindir. Yeryüzünün yüzde 70’i suyla kaplı… Ne var ki,  bu suyun ancak yüzde 2’si kullanılabiliyor. Bu yüzdelik de, başta küresel ısınma nedeniyle, gittikçe aşağıya düşüyor…<br />
       Yaşamsal ve ekonomik bir değer olan kullanılabilir suyu denizleri arıtmak suretiyle çoğaltmak ve böylece susuzluğun defterini kapatmak da bir ütopyadır… Bu yöntemin çok pahalı oluşu bir yana, arıtılmış deniz suyunun kalitesi de her zaman düşüktür ve tercih edilen değildir…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//meteoroloji-kuraklik-diyordu-ortalik-sele-teslim/368/</link>
<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kurallar mı, çıkar hükümranlığı mı?</title>
<description><![CDATA[<p>          ABD’nin Venezuela Başkanı Maduro’ ve eşini bir gece yarısı Haydutluğu ile kaçırması, Bunun ardından “Grönland’a” göz dikmesi İlhak etmeye kalkışması. Sonra ABD-İsrail Birlikte hareketiyle İran’da binlerce insanı ayaklandırıp sokaklara dökmesi İsyana teşvik etmesi ve sonuçta Turamp’ın; savaşa hazırlanması. “Yenidünya Düzeni” tartışmalarını alevlendirdi…<br />
       Gazetecilik ve Köşe yazarlığım içerisinde yıllardır yazılarımda; uluslararası alanda tek kutuplu dünya düzeninden çok kutuplu düzene geçişin sancılarını ve bu yeni sistemin hangi temeller üzerine inşa edileceği sorusunun hayati önemini yazıyorum. Görünen şu ki; çok kutupluluğa doğru evrilen küresel sistem, son derece dengesiz bir yapıya bürünüyor. Tek kutuplu konfor alanını kaybeden küresel aktörler, değilde, güçlü olan güçsüzü eziyor…<br />
       Yenidünya düzeni artık Büyük aktörler, meşruiyeti müzakere masasında değil, sahada ürettikleri “oldu-bittilerl” kuruyor. Bu da gidişatın “kurallı bir denge”ye değil, “kuralsız bir kaosu” gösteriyor…<br />
       ABD’nin yeni güvenlik doktrininin, küresel jandarmalıktan vazgeçip “Batı Yarım Küre”yi, yani kendi evini öncelikleyen, içe kapalı ve Atlantik merkezli bir yapıya dönmüştür…<br />
       Geçtiğimiz hafta tüm dünya film izler gibi bunu izledi. Amerikan ordusu, yaklaşık 150 hava aracının katıldığı birkaç saatlik bir operasyonla, egemen bir devletin başkanı olan Maduro ve eşini evlerinden kaçırarak New York’a götürdü…<br />
       Başta Rusya ve Çin olmak üzere birçok ülke, ABD’nin bu eylemini BM Güvenlik Konseyi’nde sert dille eleştirdi. Çin Daimi Temsilcisi Fu Cong’un; “Hiçbir ülke dünyanın polisi, hiçbir devlet uluslararası yargıç olamaz” çıkışı, diplomatik tepkiyle kaldı…<br />
Uluslararası hukuk iflas etti!<br />
       Onlarca insanın hayatını kaybettiği bu operasyon ve Maduro’nun ABD topraklarında yargılanması, uluslararası hukukun açıkça “rafa kaldırılması”. Uluslararası Adalet Divanı’nın açıkça ortaya koyduğu üzere; görevdeki bir devlet başkanının yabancı bir devlet tarafından zorla tutuklanması, uluslararası hukukun en ağır ihlaldir…<br />
       ABD tarafından Panama’da Noriega’nın yakalanması, Irak’ta Saddam Hüseyin’in devrilmesi ve Libya’da Kaddafi rejiminin sona erdirilmesi, şimdide Maduro hatırlatmaktadır…<br />
       Bu olay; Panama (1989), Haiti (1994), Irak (2003) ve Libya (2011) müdahalelerinden çok daha farklı ve tehlikeli bir kırılmadır. Çünkü burada, “demokrasi ihracı” kılıfına bile ihtiyaç duyulmadı…<br />
Neden Venezuela? İşte cevabı…<br />
       Peki, ABD bütün uluslararası hukuku, diplomatik teamülleri ve küresel tepkileri neden göze aldı? Sadece “demokrasi aşkı” veya “uyuşturucuyla mücadele” mi? Cevap, Venezuela topraklarının altında yatan muazzam servette gizli…<br />
2025/2026 verilerine göre tablo şudur:<br />
   -Petrol: Venezuela, 303,2 milyar varil ile dünyanın en büyük petrol rezervine sahip. Güncel fiyatlarla bu rezervin değeri yaklaşık 20 trilyon dolar.<br />
-Doğal Gaz: Ülkenin kanıtlanmış doğal gaz rezervi 6 trilyon metreküp. Bunun ekonomik karşılığı 1,5 – 2 trilyon dolar.<br />
-Altın: 8-9 bin ton arasındaki altın rezervinin piyasa değeri 500 – 550 milyar dolar.<br />
-Diğer Madenler: Tahmini 400 milyar dolarlık demir, 200 milyar dolarlık boksit/alüminyum ve 100 milyar dolarlık olmasıdır…<br />
       Şimdi sırada İran var. Asıl amaç, İsrail’in rahat etmesi ama diğer tarafta tablo: bir “hukuk operasyonu” değil, toplam değeri 23-24 trilyon doları bulan bir servetin kontrolüdür. ..<br />
       ABD, Başkan Yardımcısı Vance, Ermenistan ziyaretinde “Nükler İş Birliği” anlaşması imzalıyor. İran’a saldırıyor Ermenistan ile anlaşma imzalıyor… <br />
       Sırada: Grönland var. ABD-İran görüştü ama sonuç açıklanmadı. savaş an meselesi. “Haklı olan” değil, “güçlü olan” kazanıyor… </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//kurallar-mi-cikar-hukumranligi-mi/367/</link>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK!</title>
<description><![CDATA[<p>Ne desen ne etsen ne konuşsan sıkıntı; kurduğunun her cümlenin altında mutlaka bir alt niyet, fesatlık aranır. <br />
Şöyle rahat bir cümle kurma, doğru bilgileri dile getirme şansın hiç yok.<br />
Bu ülkede sanırım en zor iş gerçekleri konuşabilmek.<br />
Birileri ile konuşurken kurduğun her cümlenin iyi düşünülüp, doğru tartılması ona göre konuşulması gerekmektedir.<br />
Doğal bir konuşmadan elli tane mana çıkartmak ülkemiz insanına has olsa gerek…<br />
En kötüsü ne biliyor musunuz?<br />
Tarihi bir tespit yapamaya kalksanız, başlıyorlar…<br />
Sen ne demek istiyorsun?<br />
Senin maksadın ne?<br />
Sen kasıtlı yapıyorsun bu yorumu…<br />
Bizi gömüyorsun…<br />
İyi de tarihin gerçeklerini, olduğu gibi konuşmak ya da anlatmak ne ise onu dile getirmek ne birilerini gömmektir, nede kötülemektir.<br />
İnanın, “Cumhuriyet 1923’te kuruldu.” demekten bile korkuyor insan, acaba bunun altında bir kötü niyet aranır mı? Diye.<br />
Rahat rahat Osmanlı’yı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hikâyesini konuşmak bile sıkıntı yaşıyoruz.<br />
Ne konuşacağız?<br />
Nasıl konuşacağız? <br />
Köylüler üzerine bir tespit yapmaya gör, başlıyorlar…<br />
Köylülere ne demek istiyorsun?<br />
Sen köylülere cahil mi diyorsun?<br />
Köylüler medeniyetten uzak mı? Dedin.<br />
Demek istediğim bir şey yok, sadece köylülerle ilgili tarihi gelişmeleri anlatmaya çalışıyorum.<br />
Bir tespit…<br />
Bir tahlil…<br />
Sosyolojik, felsefik bakış açıları ile meseleyi ele alabilmek…<br />
Yapılmak istenenin hepsi bu!<br />
Sonuçta köylüler, kırsallarda yaşayan insanlar, dolayısı ile kendilerine göre bir kültürü ve yaşam şekilleri var.<br />
Şehir kültürü ile yaşayan insanlar değiller.<br />
Böyle bir tespit yapmak normal değil mi?<br />
Bunda bir aşağılama ya da köylülere hakaret var mı?<br />
Avrupa kıtasında bir sürü medeni, teknik gelişmeler, buluşlar oldu. <br />
Bu gelimeler Avrupa ülkelerini çok ileriye taşıdı. <br />
Rönesans, reform, sanayi devrimi, Fransız ihtilali, coğrafi keşifler ve bir sürü buluşlar…<br />
Neden Avrupa diyoruz?<br />
Bugün kullandığımız tüm teknoloji Avrupa menşeili de ondan…<br />
Çin, Japonya yeni medeniyet coğrafyası…<br />
Eskilerden Sümerler, Mısırlar…<br />
Tarihi gerçeklik tüm bunlar…<br />
Yok mu sayalım?<br />
İnkâr mı edelim?<br />
Görmezden mi gelelim?<br />
Anlamıyorum, tarihle ilgili bir şey söylesen birileri çıkıp, “Sen ülkemizi küçümseyemezsin” diyor.<br />
Bunun neresi küçümseme?<br />
Bizler hala bir meseleyi medeni insanlar gibi konuşabilecek düzeyde değiliz.<br />
Bir şey söylesen bunu bir aşağılama, saldırı olarak algılıyor insanlar…<br />
Niye saldırı olsun?<br />
Bir yerel yönetim ile ilgili bir tespit yaptığında birileri bir yerlere çekiyor.<br />
Hoşuna gidiyorsa seninle ilgili güzel cümleler kuruyor, hoşuna gitmiyorsa bir sürü laf ediyor.<br />
Kişisel, düşünsel saldırıyor.<br />
Can Yücel’in bu konu ile ilgili meşhur bir sözü vardır, buraya o sözü yazmayacağım.<br />
Hiç de yeri değil!<br />
Bir yerlerden başlamak gerek doğrusu.<br />
Konuşmalı hem de, her şeyi konuşmalı…<br />
Medeni olmanın yolu konuşmaktan geçer…<br />
Övmek, yermek sıradan ve basit insanların işidir.<br />
Dünya ve ülke gerçekleri üzerine tabii ki tespitler yapabilmeliyiz. Tespit yapılmadan doğrular öğrenilmez. Doğrular öğrenilmeyince de bir adım ileriye gidemeyiz.<br />
Artık şu kısır döngüden kurtulalım.<br />
Belli bir eğitim almış insanların böyle basitliğe düşmesini, karşılıklı bir konu üzerinde sohbet edememesini anlamıyorum, anlamakta istemiyorum.<br />
Bilim denilen şey, gerçekler üzerine inşa edilir.<br />
Gerçekçi olmadan da bilim yapılmaz.<br />
Gerçekleri konuşmak en büyük bilimdir!<br />
De hadi gerçekleri konuşalım! Durum tespiti yapalım!<br />
Ne dersiniz?</p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//gercekleri-konusabilmek/366/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Utanç barikatları kirlenmeyi nasıl temizleyeceğiz?</title>
<description><![CDATA[<p>        Son yıllarda ülkemiz, yeraltı depremlerinin yanı sıra sosyolojik ve ahlaki bir fay hattının üzerinde sarsıntılar yaşamaktadır. Her gün yeni bir yolsuzluk, sahtecilik, dolandırıcılık haberiyle uyanmak, hele ki gıda güvenliğimizi tehdit eden tağşiş mal üretimleri veya doğrudan insan hayatına kasteden sahtekârlar söz konusu olduğunda, toplumsal vicdanımız derin bir yara almaktadır…<br />
       Ülke hizmetlerinde sorumluluk verilen, yüksek profilli, seçilmiş kişilerin dâhil olduğu ithamlar, tutuklanmalar ve mahkûmiyetler... Bunlar sadece bireysel suçlar olmaktan çıkıp, devlet profilini de, toplum profilini de zifiri karanlığın dipsizliğine çekmeye başlamış…<br />
Erimekte Olan Toplumsal Çimento<br />
       Ne yazık ki, kirlilik hayatın her damarına sızıyor. İş dünyasındaki düzensizlik, vicdanı rafa kaldıran ayıplı yaşam pratiklerinin bir başka yüzünü oluşturuyor. Ancak daha büyük ve kaygı verici olan, suçun organizeleşme biçimidir…<br />
       Ağır cezalara rağmen, yollarda artan trafik disiplinsizliği, Trafikte yol kesme, yol vermeme kavgası ve zorbalıkları, basit bir kural ihlali olmaktan çıkıp, genel bir başıboşluğun göstergesi haline geliyor. Daha da acısı, uyuşturucu ticareti ve kullanım yaşının ilkokul sıralarına kadar inmesi, Medya da topluma örnek olacak kişilerin bile uyuşturucu kullanması, haraç toplama girişimleri, akran zorbalığı ve giderek artan çeteleşme eğilimleri... Her önünüze gelenin silah çekip kullanabildiği bir ortamdayız. “Nereye gidiyoruz?” sorusunu bir kaygıdan öte, acil bir alarm çığlığı haline getiriyor…<br />
       Polisin operasyonlarla, çalışmalarıyla dahi başa çıkmakta zorlandığı bu suç kolları; baronlarıyla, şantajcılarıyla, tetikçileriyle, haraççılarıyla bir mafya vari yeraltı örgütlenmesine giderek, toplumsal huzura açıkça kastediliyor…<br />
Temiz Eller diyenlerde suça karışmışlar!<br />
       Bu denli yaygın ve derin bir kirlenmeyi temizlemek için parçalı, münferit çözümler yeterli değildir. İhtiyacımız olan, topyekûn bir temizlik iradesi, bir “Temiz Eller” operasyonudur, ancak bu kez sadece bir bakanlığın değil, tüm devlet kademelerinin kararlılıkla katılacağı, yapısal bir temizlik hamlesidir…<br />
       Bu büyük seferberliğin başrolünde elbette Adalet ve İçişleri mekanizmaları olmalıdır. Ancak yolsuzluk, sadece cürümden ibaret değildir; aynı zamanda gıda güvenliği (Tarım ve Orman Bakanlığı), pazar dürüstlüğü (Ticaret Bakanlığı), kaçakçılık (Gümrükler) ve etik değerlerin korunması (Milli Eğitim) gibi çok boyutlu bir sorundur. Tüm bakanlıkların ve personelinin, en üst kademeden en alt birimine kadar, bu ahlaki arınma sürecine katılması şarttır. Bu aşırı kirlenmeye “dur” demek, her şeyi sil baştan yaparak ahlaklı düzeni yeniden tesis etmektir…<br />
       Kamusal alanda, en küçük bir etik ihlale dahi sıfır tolerans gösteren bir kültürün yerleştirilmesi. Eğitimle Gelen Masumiyet: Toplumu, hafızalarında kalan o masumiyet yıllarına geri döndürmenin yolu, eğitimin temel değerler ve ahlak üzerine yeniden inşa edilmesidir…<br />
       Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren dürüstlüğü, hukuka saygıyı ve empatiyi aşılamalıyız. Hukukun Üstünlüğü: Adalet mekanizmasının, kim olursa olsun, güce bakmaksızın eşit ve hızlı işlemesi sağlanmalıdır… <br />
İçimizdeki Düşman: Ahlaksızlık!<br />
       Unutmayalım ki, bu gidişle bizi dışımızdaki düşman değil, içimizdeki ahlaksızlık düşmanı yok edecek dereceye gelindiği aşikârdır. Bir toplumun çöküşü, sınırlarının aşılmasıyla değil, etik ve ahlaki bağlarının kopmasıyla başlar. Birbirine güvenmeyen bireylerden oluşan bir toplumun, güçlü bir geleceği inşa edemez…<br />
       Bu ahlaki erozyonu durdurmak, sadece devletin değil, her bir bireyin sorumluluğudur. İşini dürüst yapmak, trafikte kurala uymak, haksızlığa ses çıkarmak... Bunların hepsi, o büyük “Temiz Eller” operasyonunun mikro adımlarıdır…</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//utanc-barikatlari-kirlenmeyi-nasil-temizleyecegiz/365/</link>
<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Karmakarışık olaylara inanmak çok zor!</title>
<description><![CDATA[<p>      Venezuela Devlet eski başkanı, Başkanlığı zamanında ABD Başkanına hitaben yaptığı bir konuşmada: “Venezuela da 100 milyar varilin üzerinde petrol var. Size de yeter bize de yeter. Kavga etmenin, Ambargo koymanın âlemi yoktur.” Demişti…<br />
       Trump, ABD Devlet Başkanı seçildikten sonra bir Başkan gibi değilde İş İnsanı olarak Amerika’yı yönetmeye çalışıyor. ABD siyaseti ayaklar altında. 20 Ocak’tan buyana günlerden beridir dünyanın gözü kulağı, hem Amerika Birleşik Devletleri’nde olan olaylara kaçırılan Maduro ve Eşinin kaçırılması, sonra Mahkemeye çıkarılması hazırlanan senaryo ile bir film gibi dünyaya izletiliyor. ABD Yönetimi ve Trump, haklılığını ispata mı çalışıyor?<br />
       Peki, Venezuela da olanlara bakalım: Venezuela’da. Başkent Washington ve New York'tan gelen haberler yakından izlenirken Maduro sonrası Karakas’ta olup bitenler, meydana gelen gelişmeler de dünya kamuoyunun yakın takibinde. Ancak Maduro’nun yardımcısı Rodriguez’in önce ülkesini savunması sonra alelacele Yemin töreninde Maduro’nun Milletvekili olan Oğlu Anayasa Kitabını tutuyor. Rodriguez’in Ağabeyi olan Meclis Başkanı Kardeşi olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Rodriguez yemin ederek başkanlık koltuğuna oturması “Tam bir tiyatro” herkesin aklına var olan çeşitli soru işaretlerini daha da arttırmış olmuyor mu?<br />
       İddialar arasında ABD yönetimi ile Venezuela Genel Kurmay Başkanı ve Başkan Yardımcısı Rodriguez arasında geçen Haziran’dan beri çeşitli görüşmeler olduğu iddia ediliyor. Aynı şekilde Maduro’nun başına konulan 50 milyon Dolar'ın Rodriguez ve Genel Kurmay Başkanı ve Maduro’nun bazı korumaları arasında paylaşılarak başkan Maduro’yu sattıkları, ihanet ettikleri söyleniyor.<br />
       ABD Yönetimince; “siz önce karşı beyanatla verin ve sonra ABD Yönetimine Biat edin ve eski görevlerinize devam edin. Sizi görevden almayalım.” Anlaşması yapılıyor…<br />
       Bunların ne derece doğru olduğu bilinmiyorsa da, Maduro ve eşinin hazırlanmış bir paket gibi odalarından alınıp götürülmesi elbette çeşitli soru işaretlerine neden olmaktadır. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Doğruluğu olmasa bu söylentiler yayılmaz…<br />
Petrol zengini ve aynı zamanda doğalgaz, altın, demir, elmas ve diğer madenler bakımından zengin bir ülke olan Venezuela bir süreden beri Başkan Trump’un dikkatini çekmekte, iştahını kabartmaktaydı. 30 milyon civarında nüfus’a sahip bu ülkede maalesef bunca zenginliğe rağmen var olan kaynaklar çalıştırılmıyor, yeterince değerlendirilemiyordu. Bundan sonra Trump’un atayacağı kişilerce çalıştırılacak olan kaynaklar çoğunlukla ABD hanesine aktarılacağı gibi, bir kısım da Venezuela halkına verilecek ve Trump’da aynı zamanda bir iş insanı olarak Venezuela’da işleri yoluna koyacaktır…<br />
       Uzlaşmazlıkları sonlandırmak, çözümü sağlayarak barışı getirmek amacıyla iktidara geldiğinde bayrak açan Trump, bu konularda adımlarda atmıştı. Ancak o adımların eser kalmadı. Bir tek Mısır’da Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan Gazze ile ilgili anlaşma kabul gördü. Ancak sonuçta Gazze’ye, Batı Şeria’ya çok kötü koşullar altında yaşayan Filistinlilere bir özgürlük getirmedi. Gıda ve ilaç sıkıntısı sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor. Çocuklar açlıktan ölürken, İsrail’in refah sınır kapısından yardım Tırlarının kasıtlı olarak kısıtlı bir şekilde geçirilmesine izin vermesi insanlıkla bağdaşmayan bir uygulama… Netenyahu, ABD ile Orta Doğuda katliamlarına devam ederken, Maduro ve eşi artık hapishanelerde çürümeye devam ettirilecek…<br />
       Ama dedik ya, dingili kopan şimdiki Dünya'nın düzeni böyle. Çarpıklıkların haddi hesabı yoktur. 2026’da yeni bir düzem oluşuyor. Bunun adı da ‘Gücü yeten yetenedir.’!<br />
 </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://mersinnokta.com/yazarlar//karmakarisik-olaylara-inanmak-cok-zor/364/</link>
<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>